MESELE...

Önceki gün Muğla İdareMahkemesinde iki davanın duruşması vardı.

Birisi Milas bölgesindeki Limak ile İçtaş Holdiglere " YK Enerji " verilmişolan ve 2021 yılında biten " Maden İşletme Ruhsatı "nın, izninin,süresinin 2041 'e kadar uzatılmasının iptali davası... Diğeri de TarımOrman Bakanlığının 28 Kasım 2020 tarihli YK (Yeniköy, Kemerköy) (YK) Enerji 'ye Akbelen Ormanını linyit madenciliğine tahsis işlemininiptali davasıydı.

Bu iki davaya gelene kadardavanın avukatlarından Arif Ali Cangı 'nın ifadesiyle " olmadık,olmayacak şeyler yaşandı... Bu dava dosyasına hiç bir bilgi gelmeden davayıgören mahkemeden gizlenerek davanın taraflarından gizlenerek 20 Aralık 2021'desona eren orman tahsisi gizli gizli 2031'e uzatıldı "...

Uzatılmış...

Yani Akbelen 'de kıyametbundan kopuyor... Yani mesele göründüğü gibi üç-beş çam ağacının, birkaç zeytinağacının kesilmesi, Milas 'ın, Bodrum 'un maden işletmesi sonucuyer altı su kaynaklarının yeri değişerek kaybolması meselesi değil... Mesele,hukukun kaybolması meselesi...

xx xx xx

KORUDUĞUNUZ ORMANDAN"ORMANA ZARAR VERİYORSUNUZ" DİYE ÇIKARILMAK

Av. Arif Ali Cangı önceki gün duruşmadan önce Muğla İdare Mahkemesi önündeyaptığı açıklamada, yukarıdaki hukuksuz gelişmelerden ne davacıların ne demahkemenin... hiç kimsenin haberinin olmadığının altını çizerek şöyle devametti:

" Hiç birimizin haberiyok. Ona dayanarak 24 Temmuz da Jandarmanın korumasında Orman İdaresi adeta YKEnerjinin taşeron şirketiymiş gibi ormana girdi ve çok hızlı bir şekilde 6 güniçinde hiç bir kural tanınmadan, kesim yapan işçilerin iş güvenliği dahisağlanmadan Akbelen Ormanının 4 te 3 ü yok edildi, ortadan kaldırıldı. Bütüntepkilere rağmen yok edildi. Meclis (TBMM) olağanüstü toplandı. Bu bile olayınvehametinin göstergesidir. Ancak ağaçların kesilmesinden sonra alanın madenocağı haline getirilmesine dair hazırlıklar hızla devam ettirildi. Önce sahajiletli tel örgülerle çevrildi. Ardından baktılar ki Akbelen'in sivil nöbetalanı dağıtılmazsa orada rahat çalışamayacaklar 12 Eylül'ün 43. yıl dönümünde12 Eylül'e yakışan bir şekilde nöbet alanındaki arkadaşlarımıza kötü muameledebulunularak hiç bir kural tanımadan, sanki orman içindeymişiz gibi ormandedikleri o 80 ağaçlık kısmı... biz koruduk, bizim alan korudu.. bizi 'ormanazarar veriyorlar' diye oradan çıkardılar. "

xx xx xx

"HESABININ SORULMASIGEREKİYOR"

" Hiç bir kuraltanınmıyor. Bu kuralsızlıkların hesabının sorulması gerekiyor. "

Av. Arif Ali Cangı böyle diyor...

" Bugünkü dava son dereceönemli. Bu direniş yaşamı savunma ve koruma mücadelesidir. Herkes Muğla İdareMahkemesinden adalet istiyor, adalet arayışı içerisinde. Biz de içeride adaletarayışını, hukuk ihlallerini anlatmaya çalışacağız. Bu memlekette adaletsağlanmadan hiçbirimizin hukuksal güvenliği yok. Hiç kimsenin yaşama hakkıgüvende değil. Bu direnişin sonuna kadar devam etmesi gerekiyor. Bu mücadeleülke için gerekiyor, dünya için gerekiyor. "

Peki bu " hukuk ihlallerinin "hesabını kim soracak? Nereden, nasıl soracak?

Av. Arif Ali Cangı'yıdinlerken insanın aklına bu sorular geliyor...

Tabii " Bana ne, benimhukukla işim olmaz " da diyebilirsiniz. Milas/İkizköylüler deköylerinin altında linyit kömürü bulunduğu belirleninceye, bölgelerine termiksantraller gelince kadar öyle diyorlardı muhtemelen... Elbette termik santralsizin olduğunuz yere de gelmeyecektir. Belli mi olur başka bir şey gelir. Hiçyoktan ev sahibiniz gelir, yoksa kiracınız gelir... Dilerim bir şey gelmez...

xx xx xx

DURUŞMALARDAN BİLGİNOTLARI...

Birinci dava; duruşmasında Akbelen Ormanını da içine alan amatoplamda 230 bin dönüm gibi bir alanı kapsayan kömür madeni işletmeruhsatının (İR86541) iptali için İkikzöy 'ün doğa koruma derneği KARDOK tarafından açılan dava görüşüldü. Davada şu ana kadar bir bilirkişi keşfiyapılmamıştı. Üstelik bu ruhsat ÇED 'den de muaf tutuluyor. İkizköylülerin ve KARDOK 'un avukatları böyle büyük bir alanı kapsayan bir ruhsatı konualan davanın bilirkişi keşfi yapılmadan ilerletilmesinin idari yargılamailkelerine uygun olmadığını ifade ettiler.

İkizköylü davacılar kömür madeni nedeniyle bugüne kadaryaşadıkları sağlık sorunlarını, deneyimledikleri tarımsal üretimdeki ve suvarlıkları üzerindeki olumsuz etkileri detaylıca anlattılar. Davacı uzmanımadenin ve bu kömürü kullanarak çalıştırılan iki termik santralin ekolojik,sosyal ve ekonomik etkilerini özetle dile getirip, daha detaylı incelemeyeihtiyaç duyulduğunu aktardı.

İkinci dava ; duruşmasında Akbelen Ormanında madenişletmesine izin veren Tarım ve Orman Bakanlığı işleminin iptali ileilgili dava... Duruşmada avukatlar bu yargılama boyunca yaşananhukuksuzlukları, şirketin yararına rapor çıkıncaya kadar tekrarlanan bilirkişikeşiflerini, bilim dışı ve gerçekleri yansıtmayan son bilirkişi raporunadayanarak mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararının iptali sonrasında Akbelen Ormanının hukuken korumasız bırakıldığını ve 24 Temmuz 'dabaşlayan, kolluk güçlerinin desteği ile altı günde gerçekleştirilen ağaç kesiminive sonrasında Akbelen Ormanı savunucularının karşı karşıya kaldığıbaskıları anlattılar. İkizköylüler , Akbelen Ormanının kendileriiçin neden önemli olduğunu, artık kömürden elektrik üretmeye ihtiyacımızolmadığını, kömürün bedelini kendilerinin ödediğini belirttiler. Davacıuzmanı dava dosyasında hala cevaplanmamış sorular olduğunu; bölgede madencilikbaşlamadan önce detaylı bir hidrojeolojik etüt yapılması gerektiğini,Zeytincilik Kanunu 20. Maddesine göre zeytinliklerin çevresinde toz üretenmadencilik faaliyetlerinin yapılamayacağını, son olarak da Akbelen Ormanınınhala ekolojik olarak da yasal olarak da orman statüsünde olduğunu dile getirdi.

Davalı taraf avukatlarınınsantrallerin enerji arzındaki öneminden ve istihdam sağladığından bahsetmeleriüzerine de; daha önce MMO-EMO tarafından hazırlanan teknik raporda ifadeedilen enerji arzında bu santrallerin yokluğunun telafi edilebileceği; bölgedeistihdam için pek çok seçenek (örneğin zeytincilik) olduğu, bunun için kömüreverilen teşviklerin doğayla uyumlu, insan onuruna yakışır işler içinkullanılmasının yeterli olacağı ifade edildi.

xx xx xx

ADALET SAĞLANDI MI?

Akbelen 'de " Anayasal suç işlendiğini " bir keredaha anımsatan Avukat İsmail Hakkı Atal da Muğla İdare Mahkemesinden adalet isteyerek şunları söyledi:

" Anayasanın 10. Maddesihiçbir zümreye hiç bir sınıfa imtiyaz tanınamaz. Kanun önünde herkes eşittirder. Ama Milas'ta herkes eşit değil. Limak-İştaş Termik Santrali ile Muğlaİdare Mahkemesi kanunları uygulamadı. Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanununauyulmadı. Zeytin Yasası uygulanmadı. Anayasanın 169. Maddesi uygulanmadı. Bugünbu kanunları uygulamayan hakimler suç işliyorlar. Ve bugün bu dava Türkiye de yargının, yürütmenin siyasi iktidarın denetimi, kontrolü ve emri altındaolduğunun göstergesidir. Ve biz burada Muğla İdare Mahkemesinden adaletistiyoruz. Hala adaleti sağlamak için fırsatları var. "

Önceki gün Muğla İdareMahkemesi 'nde adalet sağlandı mı? Bilmiyoruz...

İkizköylülerin iki asıl avukatı Av. Arif Ali Cangı ve Av.İsmail Hakkı Atal 'ın katıldığı, Muğla ve İzmir Barolarından yaklaşık 10 'a yakın avukatın da destek verdiği, ayrıca davada müdahilolan Muğla Büyükşehir Belediyesi , Milas Belediyesi ve Tarım-OrkamSen avukatlarının hazır bulunduğu duruşmalar akşam geç saatlere kadarsürdü. Duruşmalar sona erdiğinde sosyal medya da @ikizkoydireniyo imzasıile " Akbelen Yuvamız Vermeyeceğiz?????? "başlıklı şu paylaşım yapıldı:

" Adalet tecelli etsindiye bugün Muğla'da, #AkbelenDavası'nda buluştuk. Köyümüz, toprağımız, ormanımız,emeğimiz, zeytinimiz için 4 yılı aşkın zamandır mücadele ediyoruz. Karar neolursa olsun; Asla, asla vazgeçmeyeceğiz! Biz bitti demeden bu dava bitmez!#AkbelenİçinAdalet "

Şimdi herkes Muğla İdareMahkemesinin önümüzdeki günlerde yapacağı karar açıklamasını bekliyor...

xx xx xx

MENTEŞE'DE YÜRÜYÜŞ...

Önceki gün yapılan duruşmalara İkizköylüler , kadınları ve yaşlıları ile " nöbet alanları "dağıtıldıktan sonra yine Akbelen Ormanı 'nda bir tarım arazisinekurdukları yeni nöbet alanından kendilerini havadan izleyen dron eşliğindeyürüyerek yola çıktılar. Menteşe 'de Akyol Pazarı yerinde CHPDoğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer ve PMÜyesi Av. Gizem Sayar Özcan ile CHP 'nin yeni Muğla İl Başkanı Av.Zekican Balcı , Muğla Milletvekilleri Av. Cumhur Uzun , SüreyyaÖneş Derici , 27. Dönem Muğla Milletvekilleri Av. Burak Erbay , MürselAlban ve yaşam savunucuları tarafından karşılandılar.

Buradan " Akbelen içinadalet ", " Biz bitti demeden bu dava bitmez " sloganlarıatarak yürüyüşe geçen topluluk Sınırsızlık Meydanı 'na gelince İkizköyÇevre Platformu Sözcüsü Nejla Işık , " Biz bu mücadeleye topraklarımız,köylerimiz için çıktık. Bize bu kadar baskı yapıldı 24 Temmuz'dan bu yana.Kafamızı deve kuşu gibi evin içine koyalım da istediğimiz gibi maden açalımdediler. Yok öyle yağma 40 senedir burada iliğimizi kemiğimizi sömürdüler.Bundan sonra buna fırsat vermeyeceğiz. Akbelen ormanı kesilmiş olabilir. Dahaileride zeytinimiz, kızılçam ormanlarımız var. İnsanlar ve tüm canlılar için entemel hak nedir? Toprak, hava, su için. Bizim mücadelemiz bu üçü içindir "diye açıklamada bulundu.

Kalabalık CumhuriyetCaddesi boyunca yürüyüşe devam ederken, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü önünde de sloganlarla protestoda bulundu. Daha sonra Muğla Bölge İdareMahkemesi önünde Nejla Işık ve avukatlarının konuşmaları ileyürüyüşe nokta koydular.

GÜNÜN SÖZÜ: Sevgiliinsanlık. Bir çocuk masumiyetiyle, bir kez daha 'elma' diyorum, ne olur çıkortaya artık. --Oğuz Atay