Herhalde Muğlakır sarnıçlarıyla ilgili en çok yazı yazan kişiyim. 1994'te geldiğim günlerdenberi Muğla yöresine zenginlik katan bu sarnıçlar, o kadar çok yazmamıza vekonuşmamıza rağmen, hâlâ sorumlu olması gerekenler indinde hiçbir şey ifadeetmiyor.

Zaman zamansarnıçları restore ettirmek isteyen özel ve tüzel kişiler çıkmadı mı?

Çıktı.

Ama keşke hiççıkmasalardı!...

Vaktiyle tüzelkişiliği olan bir yöneticimizle konuşmamız gerçekten etkili olmuş ve ertesihafta bir sarnıcın güya restore edilmekte olduğunu görünce çılgına dönmüştüm.Sevinçten çılgına dönmemiştim; yapılan hatayı görünce çılgına dönmüştüm. Çünküsarnıcın üstü tamamen sıvanmış tam bir "Keloğlan" başı çıkmıştı.

Derhal ilgiliyöneticimize telefon ettim ve yapılan yanlışı dile getirdim.

Sayınyöneticimiz, "Ama hocam civar köylerdeki sarnıçlar hep öyle yapılmış." deyince,vatandaşın bilmemezlikten kaynaklanan hatalı bir iş yaptığını, sarnıçrestorasyonu ve sarnıca müdahalelerin mutlaka ehil kişilerce yapılmasıgerektiğini söyledim ama bu arada bir sarnıç da Keloğlan'a döndü tabii.

Bodrumtaraflarındaki sarnıçları çalışıyorum. Her birinin değişik açılardanfotoğraflarını alıyor, varsa eski yazılı kitabelerini okuyup yeni harflereçeviriyorum. Belde belediyelerinden bir arkadaş da sağolsun yardımcı oluyor.Dağ-bayır dolaşıp sarnıçlarla ilgili çalışmaları yaparken, 15-20 gün sonra dahaönce fotoğrafını çektiğim sarnıçların bembeyaz yapıldığını gördüm. Tabii derhalyapması muhtemel kişiyi aradım. Ne dese beğenirsiniz? "Hocam yaz geldi.Turistler de geliyor. Sarnıçlarımızı tertemiz görsünler."

Valla haklı.

Halkımızduvarları bembeyaz boyayınca tertemiz olduğunu zannediyor. Laf aramızda bazıbelediyeler de bunu teşvik ediyor. Oysa rengârenk sokak boyaları bana dahainsanî, daha zengin ve daha cazip gelmiştir hep.

Sarnıçlarınneredeyse tamamı bembeyaz olunca vatandaşımız da taş renginden kurtulduğu içinmutlu-mesut yaşayıp gidiyor elbette. Ama sarnıçların renginin taş rengi olmasıgerektiğini hiç düşünmemiş ki garibim!... Sarnıç duvarını da ev duvarı gibigördüğünden basmış kireçli badanayı ve bütün sarnıçlar "appacık" olmuş!...

Sarnıçlarlailgilendiğimi bilen bir arkadaş heyecanla geldi ve "Hocam falanca yerde filancaiş için bir arazi aldık. Köşesindeki sarnıcı hemen restore ettirdim." Deyinceçok korktum. Çünkü genel restorasyon şeklinin ne olduğunu biliyordum ve osarnıcın da aynı âkıbete uğramış olmasından korkuyordum.

Birkaç günsonra üşenmedim o araziye gittim ve osarnıcı gördüm!...

Görmez oleydiiiim!...

Tahmin ettiğimgibi.

Sarnıcın kubbekısmı betonla kaplanmış, duvar kısmı da "appacık" boyanmış.

Restorasyonuyaptıran "hayırsever arkadaşa hemen telefon ettim tabii. Arkadaş tarama özürlü(başında saç olmayan) biri olduğu için: "maşallah sarnıcı kafanabenzetmişsin!..." dedim.

Arkadaş: "Amahocam." falan demeye kalktı.

Yapacak bir şeyyoktu.

Bir sarnıç dahaKeloğlangiller familyasına katılmıştı.

Bütün sarnıçlarKeloğlangiller familyasına katılmadan ve hepsi "appacık" boyanmadan, bir hayırsahibi yerel yönetici şunlara el atsa da kurtarsak!... Çünkü bunlar, Muğla'yaözgü mimarî eserler ve yöre karakteristiğini koruyup dünyaya takdim etmektefayda var.