Yaşamımız giderek " online " oluyor. Emekli maaşımı internet ortamında Ziraat Bankası 'ndan bir özel bankaya taşıdım. Ancak gidip bir ıslak imza atmadığım için hiçbir işlem yapamadım. O zaman telefonla bankayı aradım. Birkaç kişi ile görüşüp, oraya buraya, o beye, bu hanıma muhatap edildikten sonra bir insan evladına denk geldik. Pek yardımcı oldu. " Yarın bankaya geliyorum, siz ilgilenir misiniz? " dedim. İlgilenemezmiş!

Şaşırdım... Meğer kendisi bana evinden yardımcı olmuş. Önceki görüştüklerimde öyle. Koskoca bankada bir güvenlik, iki gişe memuru kalmış... " Home ofis " olmuşlar. Şimdi " normale " döndüler!

O sıralar Vali Esengül Civelek 'de öyle olmuştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün doktor olduğundan mı bilmem, " home ofis " olmadan geçirdi o günleri..

Oysa koskoca Cumhurbaşkanı bile " home ofis " oldu... Bakanlar Kurulu 'nu " online " topladı. Şimdi neme lazım Başkan Gürün de CHP'li Belediye Başkanları ile " online " toplandı...

Korona günlerinden sonra "home ofis", "online" olamayanlar yandı. İnternet kullanamayanlar kül oldu...

xx xx xx

Daha Mart 'ın son günlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gelir kendisini Okluk Koyu' nda " izole " eder ve orada " hom ofis ", " online " hale gelir diye düşünmüştüm... Yakışırdı...

O günlerde kimler neler düşündü kim bilir.. CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban bambaşka bir şey düşündü. Ortaya çok ilginç bir öneri attı; " Yazlık Saray sağlık emekçilerine verilsin " dedi.

Beni o zaman bir gülmek aldı... Alban 'ın ne zaman ciddi olduğunu ne zaman espri yaptığı belli mi?!

Beni MSKÜ Tıp Fakültesi Eğitim Araştırma Hastanesi bahçesinde yaptığı " basın açıklaması eylemi " de beni çok güldürmüştü.

Okluk Koyu'ndaki yazlık saray sağlık emekçilerine nasıl verilir? Oraya nasıl sığdırılırlar?

Benim gibi ciddiye alan olmadı mı bilmiyorum, nedense bu konu tartışılmadı...

xx xx xx

Milletvekili Alban önerisinde, sorulmamış olsada " Nasıl sığdırılırlar? " sorusunun yanıtını da vermiş, bu anlamda şu ifadelerde bulunmuş:

" Koronavirüsle mücadele başrol sağlık emekçilerinindir. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yılda sadece bir hafta kullanılan 300 odalı yazlık saray, sağlık emekçilerinin tüm yıl boyunca aileleri ile birlikte kullanmaları için Sağlık Bakanlığı'na devredilsin. Tüm yurt genelindeki sağlık çalışanları, dönemler halinde aileleriyle birlikte orada tatil yapsın "

Basında yer alan haberlere göre, bu süreçte çocuklarına bile sarılamayan sağlık emekçilerinin psikolojik olarak da çok yıprandığını belirten CHP'li Alban şöyle devam etmiş:

" Sağlık Bakanlığı'ndan aktarılan bilgiye göre şu ana kadar 601 sağlık çalışanının koronavirüse yakalandı (Bu açıklamayı yaptığında). Halkımız da bu sarayın, sağlık çalışanları için yazlık kampa dönüştürülmesini istiyor. Biz onların taleplerini dile getiriyoruz ve bir çağrıda bulunuyoruz. Gelin bu yapıyı sağlık emekçilerinin kullanımına açın. "

xx xx xx

Basından izlediğim kadarıyla bu çağrıya bir yanıt gelmedi. Eğer bu haber Beş Tepe 'de okunduysa muhtemelen tebessüm etmişlerdir. Ne yanıt verecekler? Böylesine popülist, eyyamcı bir öneriye " Hay hay.. " diyecek halleri olmasa gerek.

Milletvekili Alban bu önerisine " olumlu yanıt verilebileceğini " düşünmüş olabilir mi acaba? Alban , bari sağlıkçılar için olacak bir şey isteseymiş... " Yok hayır ben politika yapıyorum " diyorsa o başka..!

İnsanın " Okluk Koyu'nda yapılışı sırasında yaklaşık 40 bin ağaç kesildiği öne sürülen, en büyüğü 3 bin 347 metrekare olan ve dört ana bloktan oluşan 250'şer metrekarelik 'hobi ve eğlence' alanlarına ve havuz, SPA, sinema gibi etkinlikler için tasarlanmış bu alanlar ile 611 ile 763 metrekare arasında değişen salon, oda, çalışma ofislerini barındıran 'yaşama alanı'na sahip 300 odalı yazlık saray " için Milletvekili Alban 'a şöyle sorası geliyor:

" Rahmetli Turgut Özal'ın yaptırdığı 'yazlık konut' yerine bu yazlık saray yapılırken neredeydiniz? Eğitim Araştırma Hastanesi bahçesinde gerçekleştirdiğiniz eylemin benzerini neden burada da yapmadınız? "

Beş Tepe 'den bu öneriye yanıt verilmiş olsa " İktidara geldiğinizde siz yapın " derler miydi bilmek mümkün değil... Gerçi bu Korona meselesi olmasa Milletvekili Alban " İktidara gelince burayı yıkacağız. " mı derdi, onu da bilmek mümkün değil, ama diyebilirdi de...

Benim merak ettiğim, bu yazlık saray Sağlık Bakanlığı 'na sağlıkçıların kullanımı için tahsis edildiğinde Okluk Koyu ve yolu tahrip edilmemiş mi olacak)

xx xx xx

Gerçeği söylemek gerekirse, şu Korona günlerinde sağlıkçıların bizlerin sağlığını korumak için kendi sağlıklarını tehlikeye attıkları ve canlarından olduklarını söylememiz gerekir.

Sadece fiziki değil, psikolojik yorgunluk ve yıpranmışlık; ailelerinin ve varsa çocuklarının da büyük bir travma içinde olduklarını kabul etmemiz gerekir...

Sadece onlar mı? Güvenlik görevlilerimiz de virüse yakalanma riski ile birlikte o yorgunluk ve travmanın içindeler. Muğla 'da görevli eşi sağlıkçı olan güvenlik görevlilerinin küçük çocukları en talihsiz çocuklar... Hem anne hem baba görevde, nöbette olduğundan, büyük anneleri, babaları da buraya gelemediğinden haftalardır gece gündüz bakıcılarının evindeler...

Bu evlerinden çıkamayan yaşlıların getir götür işlerini yapan güvenlik görevlilerinin sağlıkçı eşlerine fazla mesai yapmayacakları, evlerine gidebilecekleri görev yeri değişikliği yapılamaz mıydı? Hala yapılabilir...

Onlar için ne yapılsa az olacak, yetersiz kalacaktır... Keşke Okluk Koyu 'ndaki Yazlık Saray 'dan bir değil, çok olsaydı da Milletvekili Alban 'ın önerisini ciddiye alabilseydik...

Rahmetli Turgut Özal 'ın mütevazı " Devlet Konuk Evi " sadece bir " ev " değil, hep Muğla 'yı Ankara 'ya yakın eden bir konut oldu. Ardından Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer bir gün bile kullanmadılar. Abdullah Gül kullanmak istedi, ama evin büyütülmesi gerektiği düşüncesini, çevrecilerin tepkilerini göze alamadığından gerçekleştiremedi.

Turizm sektörü temsilcileri Konuk Evi 'nin atıl tutulmaması için sık sık açıklama yaptılar. Hamle Gazetesi olarak konuya sahip çıktık. Ben de sık sık yazdım, konunun Muğla turizmi için önemini anlattım. Hamle Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu bizzat 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştü, olmadı. Dediğim gibi çevrecilerden gelecek tepkileri göze alamadı.

Hayati Nizamoğlu bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la da görüştü. O ise, tepkileri göze aldı...

xx xx xx

Evet, burada bir çevre tahribatı yaşandı. Daha dikkatli ve hassas davranılabilirdi. Olan oldu...

Ben geçtiğimiz günlerde " Cumhurbaşkanı Erdoğan keşke Korona Günlerini Okluk Koyu'nda geçirseydi " diye düşünüyordum. Hala geçirebilir. Okluk Koyu her zaman güzel ve bu mevsim çok daha güzel.

Üstelik Korona riski orada çok daha düşük olmalı. Bu yüzden Vali Esengül Civelek kendisini Okluk Koyu 'na davet etmeli...

Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinin liderleri, AB Konseyi Başkanı Charles Michel başkanlığında korona virüs gündemiyle sanal bir zirve gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da " Korona virüste nereye gelindi? " gündemiyle bu toplantının Okluk 'ta yüz yüze yapılmasını teklif edebilir.

İster kabul ederler ister etmezler. 300 odalı Okluk Koyu geleceğin Davos'u neden olmasın?

Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan , başta İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Prens Charles ile Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve eşi Sophie Trudeau 'yu olmak üzere Korona 'ya yakalanan uluslararası siyasileri " Gelin oksijen ve iyot soluyun " diye buraya davet edebilir. Ve hatta Almanya Başbakanı Angela Merkel başta öteki AB liderlerine " Gelin burada stres atın " diyebilir...

xx xx xx

" Elin yabancıları bizim sağlık çalışanlarımızdan daha mı değerli? " diye de sorulacaktır. Bu tartışılamaz bile.. Hiç kimse bizim sağlık çalışanlarımızdan daha değerli olamaz. Başta Muğlamızın Marmaris 'i, Fethiye 'si, Bodrum 'u, Datça 'sı olmak üzere ülkemizin tatil merkezlerinin neredeyse tamamı CHP'li başkanların elinde.

Ben CHP'li Milletvekili Müesel Alban 'ın yerinde olsam CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu 'na CHP'li Başkanların ilçelerindeki tesislerde , Korona Virüs mücadelesi vermiş olanlara yüzde 10'luk , 15'lik " sağlıkçı kontenjanı " yaratmalarını önerirdim.

Cumhurbaşkanından Yazlık Saray isteyeceğime, sağlıkçılar ile güvenlik görevlilerine "tatil ikramiyesi" ödenmesini isterdim...

Biraz yaratıcı olun ve olmayacak dualarınıza amin dememizi beklemeyin...

Nitekim, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş' ta 65 yaş ve üzeri vatandaşlara ' salgın sonrası tatil ' imkanı sağlayacaklarını açıkladı. İşte yaratıcılık budur...

Alban gibi düşünse " Okluk Koyu'ndaki yazlık saray huzurevi yapılmalı " diyebilirdi!

---------------------------- ----------------------------

GÜNÜN UYARISI; Lütfen maskenizi takın, ellerinizi sık sık yıkayın, sosyal izolasyon uygulayın.

GÜNÜN SÖZÜ: Olur olmaz kişilere içini dökersen, döktüklerini toplamak yine sana düşer. -Alıntı.

ÇİVİ

Pandemi sonrası normalleşmeye geçileceğinden dolayı Türkiye'de ilk Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde esnek mesai uygulamasına son verilmiştir. Arkadaşım, "Korona esnek mesaiye mi geçmiş?" diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))