Dramatik olayda 78 kişinin ölümü ve 133 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Bolu Grand Kartal Otel Yangı ders” olması gerekirken, turizm ve konaklama tesislerinin daha güvenlikli hale getirilmesi için “yenilenenYangın Yönetmeliği’nin uygulaması “işkence” haline geldi…

27 Kasım 2007 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren ve Türkiye’de temel yangın mevzuatı olan “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerinde talimatı ile yenilendi ve yenilenmiş haliyle 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe girdi.

Önümüzdeki Temmuz ayında bir yılını tamamlayacak olan Yenilenmiş Yangın Yönetmeliği biraz aceleye getirilmiş, biraz da bölgesel farklılıkların ve yatay-dikey mimari farklılıkların dikkate alınmamış olması “tesislerin yenilenmesi” için süre yetersiz kaldı.

Bir de tüm olumsuzlukları aşıp İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan “denetim” talebinde bulunanların yığılma ile karşılaşması yaşanan çilenin tuz biberi oldu…

*

Konaklama tesislerinde gereğin yapılması için verilen sürenin son günü 31 Mayıs için de geri sayım başladı. Nefesler tutulmuş vaziyette…

Çünkü sadece Muğla’da bin 500’ün üzerinde konaklama tesisi sezonun başladığı şu günlerde kapanmakla karşı karşıya…

Zaten ekonomide piyasanın hali belli… Bir de bin 500’ün üzerinde konaklama tesisinin kapandığını düşünebiliyor musunuz?

Çözüm mü? Kime sorsam “süre uzatılmalı” diyor. Ardından da “İtfaiye denetiminde dikey mimari ile yapılmış çok yataklı tesisler ile Akyaka, Dalyan örneğinde olduğu gibi yatay mimari ile yapılmış az yataklı tesisler aynı kefeye konmamalı ve ‘detaycı’ davranılmamalı” diye ekliyorlar.

Özetle; Muğla turizmi konaklama tesisleri ek süre ve makul denetim istiyor…

Kaldı ki, uluslararası büyük tur operatörleri kendi “audit” ekipleriyle otelleri ayrıca kontrol eder: yangın güvenliği, hijyen, gıda güvenliği, tahliye prosedürleri, personel eğitimi, sigorta ve risk kriterleri incelenir. Uygun bulunmayan otellere müşteri göndermeyebilirler…

Abartmayalım… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da abartmanızı istediğini sanmıyorum…

*

Bu arada Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Yıldırım Aslan ile görüştüm. Muğla il genelinde itfaiye denetimleri ve başvuru süreçleri hakkında bilgi aldım.

Muğla genelindeki 13 ilçemizin tamamında yürütülen “itfaiye raporu” süreçlerinde toplam başvuru sayısı bin 574’e ulaşmış ve ciddi bir “itfaiye raporu” başvuru randevu kuyruğu yaşanıyormuş. Denetimden geçenlerin de tamamı “itfaiye raporu” alabilmiş değil.

Büyük bölümü o raporu alabilmek için eksiklerini gidermeye çalışıyor.

Daire Başkanı Yıldırımİl genelinde çalışmalarımız aralıksız sürerken; özellikle başvuruların yoğunlaştığı Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Ortaca bölgeleri başta olmak üzere tüm taleplerin bir an önce sonuçlandırılması için mevcut personel kapasitemizle yoğun bir çalışma yürütülmektedir.” dedi.

Bolu Kartalkaya’da yaşanan otel yangını sonrasında, bölgemizdeki konaklama işletmelerine yönelik denetim faaliyetlerinin arttırıldığını belirten Daire Başkanı Yıldırım, “Bu süreçte toplam 936 işletmede saha denetimi gerçekleştirilmiş olup denetimler sonucu tanzim edilen tutanakların 865 adedi ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarına ve Bakanlığa iletilmiştir. Ayrıca, Kartalkaya yangını sonrası yürütülen çalışmalar kapsamında Muğla ili genelinde toplam 456 konaklama işletmesine itfaiye raporu düzenlenmiştir.” ifadesinde bulundu…

*

Görüldüğü gibi bir arpa boyu yol gidilememiş.

Çünkü Muğla’da toplam konaklama tesisi kapasitesi yaklaşık 22 bin tesise ulaşmış bulunuyor. Toplam 116 bin 744 oda ile toplam yaklaşık 244 bin 737 yatak ve toplam bakanlık belgeli 2 bin 882 tesis bulunduğu belirtiliyor.

Ayrıca 2023 verilerine göre: basit konaklama belgeli tesisimiz 2 bin 169’a ulaşmış ve turizm işletme belgeli konaklama tesisi sayısı da 549’a ulaşmış bulunuyor. Sadece basit konaklama belgeli tesislerde yaklaşık 100 bin yatak kapasitesi mevcutmuş.

İlçe bazında en yüksek kapasite ise Bodrum, Marmaris ve Fethiye’de yoğunlaşıyor. Sadece Bodrum’da işletme belgeli tesislerde yaklaşık 47 bin 772 yatak bulunuyor.

Bu tesislerin büyük bölümünün 31 Mayıs’ta kapanacak olmasını düşünemiyorum…

*

Muğla verileri dikkat çekici: 1.574 toplam başvuru... 936 saha denetimi... 865 tutanağın belediyeler ve bakanlığa iletilmesi... 456 konaklama işletmesine itfaiye raporu düzenlenmesi…

Bu rakamlar özellikle Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Ortaca gibi yoğun turizm merkezlerinde ciddi bir operasyonel baskı oluştuğunu gösteriyor.

Sektördeki temel risk şu: Marmaris ağırlıklı olarak birçok işletme eksiklerini tamamlamış olsa bile denetim sırası alamadığı için hukuken “raporsuz” durumda kalabilir. Bu nedenle sektör temsilcileri: başvurusunu zamanında yapan işletmelerin korunmasını, denetim tarihi bekleyen tesislere geçici faaliyet izni verilmesini, “başvuru tarihi esas alınsın” modelini talep ediyor…

Aksi durumda özellikle küçük ve orta ölçekli oteller açısından: ruhsat askıya alma, mühürleme, sezon kaybı, sigorta ve rezervasyon sorunları gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Kamu tarafının yaklaşımı ise büyük ölçüde “Kartalkaya benzeri bir facianın tekrar yaşanmaması” üzerine kurulu. Bu nedenle denetim standartlarında geri adım beklenmiyor; olası bir esneklik yalnızca geçiş süreci ve uygulama takvimi konusunda olabilir…

Turizm sektörü açısından önümüzdeki birkaç hafta kritik görünüyor. Özellikle Mayıs sonuna kadar: denetim kapasitesinin artırılması, ek ekip görevlendirilmesi, dijital randevu süreçlerinin hızlandırılması gibi adımların belirleyici olması beklenmektedir…

*

Grand Kartal Otel Yangını faciasının üzerinden aylar geçti. Ama o gece yükselen alevlerin etkisi hala sürüyor. 78 insanın hayatını kaybettiği o yangın, Türkiye’ye ağır bir gerçeği yeniden gösterdi:

Yangın güvenliği, kağıt üzerinde bırakılacak bir formalite değildir. Aceleye getirilecek bir şey de görülmemelidir.

Facianın ardından devlet refleks gösterdi. Denetimler sıkılaştırıldı, yönetmelikler sertleşti, konaklama tesislerine yeni yükümlülükler getirildi. İlk bakışta kimsenin itiraz edemeyeceği bir tablo oluştu. Çünkü artık hiç kimse “bir şey olmaz” anlayışının devam etmesini de istemiyor.

Ancak bugün özellikle turizm bölgelerinde başka bir kriz büyüyor. Bu kez sorun denetimsizlik değil; denetime ulaşamamak!

Muğla’daki rakamlar tablonun büyüklüğünü açıkça gösteriyor…

Çünkü devlet güvenlik standardını yükseltirken, aynı hızda denetim kapasitesi oluşturamaması sistemi kilitlerken, uygulamada malzeme standardının yakalanamaması, tedarikte yaşanan sorunlar uygulamayı uygulanamaz hale getiriyor…

Ve turizm sektörü sezon başında ruhsatını kaybetmek korkusu yaşıyor. Oysa Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) tarafından düzenlenen toplantıda sorunun çözüldü açıklanmıştı.

Sektör şu günlerde kendisini sahipsiz hissediyor. Çünkü DOKTOB (Dalaman, Ortaca ve Köyceğiz Turizm Otelciler ve Turistik İşletmeciler Derneği) Başkanı Yücel Okutur ve BODTO (Bodrum Ticaret Odası) Başkanı Mahmut Kocadon dışında bu sorunu ciddi ciddi sorun edinen de yok…

*

Tabii bir de “bize özgüymüş” gibi alışkanlıklarımız var. Vergi Affı, İmar Affı örneklerinde olduğu gibi…

Yıllardır yangın merdivenini depo gibi kullanan, acil çıkışları göstermelik bırakan, eski elektrik tesisatlarıyla binlerce insanı ağırlayan işletmelerimiz az değil… Zaten Kartalkaya faciasının ardından toplumun öfkesi biraz da bu yüzden büyüdü. Çünkü bazı ihmallerin bedeli yalnızca para değil, insan hayatıydı.

Bu nedenle denetimlerden geri adım atılması düşünülemez, düşünülmemeli… Uygulamadan vazgeçilemez vazgeçilmemeli…

Ama elmalarla armutlar aynı sepete konmamalı, bölgesel ve imar farklılıkları göz önüne alınmalı, güvenlik ile bürokratik tıkanıklık arasındaki çizgi doğru kurulmalı…

Umarım sezon yanmaz…

---------- ----------

GÜNÜN SÖZÜ:Çocuklar ırk ve din bilmezler, insan ayrımı yapmazlar, ölçütleri sevgidir. Nefreti büyüklerden öğrenirler. --Florence Nightingale