CHP’deki kimine göre AK Parti kimine göre Kemal Kılıçdaroğlu kaynaklı olduğu öne sürülen ve İmamoğlu cephesindeki bir yana bir yanı yerel yönetimlerdeki soruşturmalar ve tutuklanmalarla bir yanı da AK Parti’ye geçişlerle süren “yangın” kimini yalayıp kimini dalayıp geçiyor. Kimini de yakıyor…

Kimi, kimleri yaktığını da ilk seçimde hep birlikte görürüz.

Merak etmeyin erken genel seçimi 2026 Eylül-Ekim’de göremezsek 2027 Eylül-Ekim de görürüz.

İşte o yangının alevi CHP 36. Olağan Kurultayı’nda Parti Meclisi (PM) üyesi seçilen ve Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı yapan Av. Gamze Pamuk Ateşli ile CHP Muğla Milletvekili Av. Gizem Özcan’a da değdi, ama yanmış görünmüyorlar…

*

HER TAŞIN ALTINDA VELİ AĞBABA VE ÖZKAN YALIM’IN İDDİASI

CHP’nin “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarını işlediği gerekçesiyle tutuklu bulunan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ek ifadesinde, son zamanlarda hemen her yerde adı geçen Milletvekili Veli Ağbaba ile 2018 yılında CHP'nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı kurduğu komisyon çalışmaları sırasında bir il ziyaretini anlatırken,, anlatımına kendi ifadesiyle “Bursa Parti Meclisi Üyesi Gamze Pamuk Ateşli ve Muğla Parti Meclisi Üyesi Gizem Özcan” ı da katıp, gerçekten bir haysiyet suikastında bulunmuş. Hikayeyi paylaşmayacağım, nasılsa öğrenmişsinizdir.

Özkan Yalım’ın bu iddiası üzerine kıyamet kotu…

Kıyamet elbette kopar… Çünkü “iddia” iddia değil, düpedüz “iftira” …

Çünkü CHP Muğla Milletvekili Av. Gizem Özcan 2018 yılında CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi değil, CHP Muğla İl Yönetim Kurulu Üyesi olmalı…

Milletvekili Gizem Özcan bildiğim kadarıyla CHP Parti Meclisi’ne 2021 yılında yapılan 37. Olağan Kurultay sürecinde seçildi. Hatta seçilmesinde dönemin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de etkili oldu…

*

Özkan Yalım'ın ek ifadesinde adı geçen Av. Gamze Pamuk Ateşli dün “Kendi rezilliğini örtmek için şimdi de benim adımı kullanmaya çalışıyor!” diye açıklamada bulunurken, CHP Muğla Milletvekili Av. Gizem Özcan Kimse bizim onurlu yaşamımızı, pespayeliklerinin bir parçası yapamaz. Bugünkü iftira serisinde benim de adımı geçirmeye çalışmışlar. Savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum.” diyerek şu paylaşımda bulundu:

Kadın arkadaşlarıma atılan dünkü iftirayı da kendime yapılmış saydım, yarın bu iğrençlikler kime yönelirse kendimi o arkadaşımın yerine koyarım. Belli ki kumpasçıların başlarını döndüren siyasi hırslarla ayaklar altına alamayacakları hiçbir değerleri kalmamış!

Alçakça bir yalanı bile kurgulayabilme zekasından yoksun kumpasçılar, bahsi geçen dönemde Parti Meclisi üyesi değildim. Bahsi geçen ilde o tarihte hiç bulunmadım.

O dönemde ismi geçen kadın arkadaşımızla tanışık bile değildik. Kaldı ki söz konusu tarih ilk evladım oğlumun yeni dünyaya geldiği ve onu büyüttüğüm süreç olması nedeniyle Partimizde aktif görev almadığım bir döneme denk gelmektedir. Anlatılan senaryonun tamamı yalandır.

Bu nasıl bir sınırsız kötülük anlaşılır gibi değil. Köşeye sıkışmışlığın rezilliği bu kadar tetikleyebileceğini hayal bile edemezdim. Bunu sadece bugün benim adımın geçtiği olayla ilgili değil son dönemde yaşadığımız tüm iğrenç yaftalamalarla ilgili söylüyorum. Bu günler geçecek ve namusluların namussuzlardan çok daha güçlü olduğunu herkes görecek. Hiç kimse bir kadının haysiyetine saldırmayı cezasız sanmasın. Hodri meydan!

*

TAMAR TANRIYAR HESABINA ERİŞİM ENGELİ

Bu arada Milletvekili Özcan’a “Kadın arkadaşlarıma atılan dünkü iftirayı da kendime yapılmış saydım, yarın bu iğrençlikler kime yönelirse kendimi o arkadaşımın yerine koyarım.” dedirten CHP'li bazı milletvekilleri ve partili isimler hakkında son günlerde sosyal medyada ortaya atlan iddialar üzerine CHP'nin X platformundaki resmi iletişim hesabından sert bir açıklama yayımlandı.

CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya’nın aralarında bulunduğu CHP’li kadın politikacılara yönelik iddialarla ilgili açıklamada, 'akıl ve ahlak sınırlarını aşan, organize, mesnetsiz, alçak saldırılar' yürütüldüğü belirtilerek, “Tetikçiliğe soyunan; anonim hesapların arkasına saklanıp organize şekilde yalanlarla saldıran şeref yoksunları da buna göz yumanlar da hukuk ve toplum vicdanı önünde hesap verecektir” ifadelerine yer verildi…

*

İddialarda adı geçen CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya da dün bir açıklama yaparak 'CHP İletişim'in açıklamasını X hesabından alıntılayarak, hukuki sürecin dün itibarıyla başlatıldığını duyurdu. Kaya, yaptığı paylaşımda, “Bu alçaklığı yapanlar şunu iyi bilsin: Kadınlara, mücadelemize ve partimize yönelik organize saldırılarınızın da, kirli dilinizin de hesabını yargı önünde tek tek vereceksiniz. Ne iftiranızdan korkarız, ne de bu karanlık düzeninize teslim oluruz. Kadınları susturamayacaksınız. Cumhuriyet Halk Partisini susturamayacaksınız” dedi.

Öte yandan geçtiğimiz günlerde Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ile ilgili ispata muhtaç çirkin iddialarda bulunan ve şimdi de CHP’li kadın politikacılarla ilgili söz konusu iddiaların merkezinde yer alan Tamar Tanrıyar’ın X hesabına erişim engeli getirildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de grup toplantısında Tanrıyar’a sert sözlerle tepki göstermişti. Tanrıyar, Antalya’nın tutuklu Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ailesinin özel hayatıyla ilgili de iddialarda bulunmuştu.

Özgür Özel ise “AK Partili bütün milletvekillerine söylüyorum. Kendi grubunuzdaki kadın milletvekillerine yapılsa, namusu size emanet çalışma arkadaşlarınıza yapılsa, bunlar yayılsa ve öyle karşıdan ‘kıh, kıh’ bakılsa, AK Parti’de ‘Bunlar normaldir’ diyenler varsa onlar zaten ne AK Parti’de olsun ne bu Meclis’te olsun ne bu dünyada olsun, Allah onların belasını versin. Numan Bey’e söylüyorum. Bu milletvekillerinin namusu, haysiyeti size emanet. ‘Kadınlar siyasette olsun’ diyenlere söylüyorum.” demişti…

*

CHP İL DE SAHİP ÇIKAR MI?!

Milletvekili Gizem Özcan’a kendisinin yazılı açıklamasını paylaşan Muğla Milletvekilleri Av. Cumhur Uzunİftiralarınızda, kirli dilinizde ve alçaklığınızda boğulacaksınız. Bizler yan yana, omuz omuza; halkımız için, adalet için, demokrasi için mücadeleden bir adım geri atmayacağız. Yanındayız @gizemozcanchp” diyerek, Süreyya Öneş DericiBu günler geçecek ve namusluların namussuzlardan çok daha güçlü olduğunu herkes görecek. Yanındayız @gizemozcanchp” diye sahip çıktılar.

Bakalım CHP Muğla İl Başkanlığı da sahip çıkacak mı?

*

CHP SAHADA; SEDA KAYA ÖZSEN BUGÜN MARMARİS’TE

Evet. CHP son dönemde özellikle Ekrem İmamoğlu’na yönelik süreçler ve çeşitli soruşturmalar sonrası birçok şehirde miting ve meydan buluşması düzenledi. Parti bunu “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri olarak adlandırdı.

Doğrusu o “irade” meydanlardan çok sosyal medya mecralarında görülüyor! İmamoğlu’nun tutukluluğu devam ederken, o ilk günkü heyecanda azaldı… Bu yüzden mi bilmiyorum, CHP Genel Başkanı Özgür Özel son aylarda yaptığı birçok açıklamada “sahaya çıkacağız”, “meydanlarda olacağız” ve “erken seçim için halkla birlikte mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı. Sahaya çıkma kararı deklere edilince ben de “CHP zaten sahada değil miydi?” diye sorma gereği duydum… Ve sonunda sahaya çıkıldı:

Muğla’ya ilk CHP Örgüt ve Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve PM Üyesi Hikmet Erbilgin geldi. Bir hafta sonunda Menteşe’de Konakaltı Kültür Merkezi’ne toplanan il, ilçe örgütlerine “sandık güvenliği” anlatıldı. Adeta “Seçime gidiyoruz” mesajı verildi.

Sonra CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun geldi ve Yatağan’da muhtarlarla buluşulurken, Yatağan ve Kavaklıdere Belediyeleri ziyaret edildi. Kavaklıdere ayağına MBB Başkanı Ahmet Aras da katılırken, çarşı esnafı selamlandı.

Bugün de CHP İzmir Milletvekili ve CAO Kültür ve Turizm Politika Başkanı Seda Kaya Ösen Marmaris’e geliyor. Programa göre CHP İlçe Başkanlı ve Çin Ankara Büyükelçisi ile Kültür Sanat Evi yanında Belediye Başkanlığı ve Ticaret Odası Başkanlığı ziyaret ediliyor…

*

CHP’Yİ MUĞLA SAHALARINDA GÖREN VAR MI?

CHP’nin sahaya inmiş hali buysa diyecek söz bulamıyorum. Kimin haberi var?!

Bu tür “il ziyaretleri + küçük toplantılar + vatandaş buluşmaları” aslında Türkiye’de partilerin sık yaptığı rutin örgüt çalışmalarıdır. Genel merkez yöneticileri veya milletvekilleri illere gidip teşkilatı yoklar, yerel sorunları dinler, esnaf ziyareti yapar ve rapor toplar. Bu, dışarıdan bakınca kısa ve sembolik görünebilir ama parti içi iletişim ve veri toplama amacı taşıyabilir.

İkinci ihtimal: Bu ziyaretler bazen “göstermelik” algısı yaratabilir. Özellikle Muğla’da görüldüğü gibi olursa… Bu durum kamuoyunda “protokol ziyareti” ya da “fotoğraf çalışması” gibi algılanabilir. Siz ne düşünüyorsunuz?

Üçüncü ihtimal: Siyasi iletişim açısından bu ziyaretler çoğu zaman sahaya “varız” mesajı vermek için de kullanılır. Yani içerikten ziyade görünürlük ve psikolojik etki hedeflenir. Bu da muhalefet partilerinde daha sık görülen bir yöntemdir; Çünkü sürekli seçim atmosferi ve mobilizasyon ihtiyacı olur.

Özetle: Bunu “kesin etkisiz” ya da “tamamen samimi saha çalışması” diye tek etiketle açıklamak zor. Genelde ikisinin karışımı olur: bir miktar veri toplama + bir miktar siyasi görünürlük üretme…

Siz “havan da su dövme” veya “dostlar alışverişte görsün” der misiniz bilmiyorum, istediğinizi deyin…

--------------- -------------

GÜNÜN SÖZÜ: Siyaset insanı kirletmez; insan siyaseti kirletir. --Vedat Türkali