Bizim nesli annelerimiz yetiştirdi.

Anne ile evlat arasındaki ilişkiyi buraya taşımaya gerek yok.

Anne evladına sevgi ve şefkat ile yaklaşır.

Aksini düşünmek bile mümkün değildir.

Günümüzde ise bebekleri bakıcılar veya çocuk yurtları yetiştiriyor.

Bakıcı ile bebek arasındaki ilişki ile anne ile evlat arasındaki ilişki, kıyaslanamaz bile…

Bebekler, 0-5 yaş arasında yaşayarak, gözlemleyerek öğrenir.

Bebek beyni o kadar temiz, öğrenmeye o kadar açtır ki, 0-5 yaş arasında öğrendiklerini yaşadıklarını ömrü boyunca unutmaz ve öğrendikleri hayatının temel taşı olur…

Kadın bakıcılıların maliyeti, aileye aylık maaş ve sosyal güvenlik pirimi ile birlikte 60 - 70 bin lirayı buluyormuş.

Kadınlarımız çalışma hayatında yoğun olarak çalışmaya başlayınca, bakıcısı mesleği hayatımıza yoğun olarak girdi.

Hatta bazı aileler yabancı bakıcılar da kullanmaya başladılar.

Bakıcı konusunda büyük soru şudur…

Bakıcının elinde yetişen çocuklarımız ilerde nasıl bireyler olacaklar?

Bakıcıların elinde sevgisiz, hatta acımasız bir ortamda yetiştirilen bebekler olgunluk yaşlarına gelince ailelerine veya muhataplarına nasıl davranacaklar?

Aslında bu sorun ülkemizin değil dünyanın sorunu.

Acaba biz kadın- erkek eşitliğini savunur ve uygular iken, büyük bir yanlışın içine mi düştük.

Çocuk yetiştirme işini hafife mi aldık?

Çocuk aklının öğrenmeye en yatkın olduğu dönemde evlatlarımızı bakıcıya veya çocuk yurtlarına bırakarak, ilerisi için, canavarlar mı yetiştiriyoruz ?

Yani kaş yapayım der iken, göz mü çıkarıyoruz?

Bu konu derinlemesine ilgili uzman kişilerce incelenmelidir…