Uzun zaman olmuştu, gerçekten hasret kalmıştık. Tam 19 yılın ardından, Pazar günü yenilenen Muğla Atatürk Stadyumu’nda çalışmaların büyük oranda tamamlanmasıyla birlikte ligin 11. haftasında 2. Lig’e kendi evimizde “merhaba” deme fırsatını yakaladık. Ne yalan söyleyeyim; 2. Lig’in temposunu, atmosferini, o heyecanını çok özlemişiz. Hele Seza Çimento Elazığspor karşısında alınan 2-1’lik galibiyet sonrasında değmeyin keyfimize…
Taraftarın Dönüşü Umut Verdi
Karşılaşmaya ilgi oldukça fazlaydı. Genciyle yaşlısıyla herkes, Pazar günü Muğlasporumuzun kendi evinde oynadığı ilk maçta tribündeki yerini almıştı. Bu tablo gerçekten umut vericiydi. İlerleyen haftalarda diğer tribünün de devreye girmesiyle birlikte, maçlara gelecek taraftar sayısında önemli bir artış yaşanacağına dair güçlü bir işaret olarak görülebilir. Ancak Muğlaspor’un ilerleyen haftalarda alacağı başarılı sonuçlar, taraftar ilgisinin daha da artmasına ve mevcut tribünlerin yetersiz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle Orman Bölge Müdürlüğü tarafındaki kale arkası tribün için hazırlıklara şimdiden başlanması büyük önem taşıyor. Bu konunun göz ardı edilmemesi, takımın geleceği ve taraftar konforu açısından kritik önemde.
Stadyum Güzel, Eksikler Giderilmeli
Yenilenen Atatürk Stadyumu hakkında aslında söylenecek fazla bir şey yok. Elbette bazı eksikleri var; ancak bunlar zamanla giderilecektir. Eksiklerin tamamlanmasıyla birlikte stat çok daha kullanışlı hale gelecektir. Maçı tribünden izleyen meslektaşlarımızdan edindiğimiz bilgilere göre, basın tribününde özellikle oturma koltuklarının dar ve ince olması, kullanılan malzemenin kalitesinin düşük bulunması nedeniyle tedirginlik yarattığı ifade edildi. Ayrıca, gazetecilerin kullanabileceği masaların bulunmaması da dikkat çeken bir diğer eksiklikti.
Bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılması, basın mensuplarının daha rahat ve verimli çalışabilmesi açısından önemli. Zira Muğlaspor’un il takımı olması ve başarılarıyla dikkat çekmesi, başka illerden gelecek basın mensuplarını da ağırlayacağı anlamına geliyor. Bu nedenle basın tribününün eksiksiz hale getirilmesi büyük önem arz ediyor.
Maçın Özeti: Mücadele ve Denge
Seza Çimento Elazığspor karşılaşması evimizde oynadığımız ilk maç olması nedeniyle bu mücadele bizim açımızdan oldukça önemliydi. Karşılaşmaya her iki takım da temkinli başladı. Ancak rakip takıma kendi yarı alanımızda top çevirmesine ve zaman zaman baskı kurmasına izin vermemiz, oyunun dengesini ilk dakikalarda onların lehine çevirdi.
Buna rağmen ilk ciddi atağımızı 25. dakikada geliştirerek oyuna yeniden denge getirdik. Nitekim 34. dakikada Fatih’in sert şutunda direkten dönen topu, Abdurrahman’ın düzgün vuruşuyla ağlarla buluştu ve Muğlaspor’u 1-0 öne geçirdi.
Her ne kadar ilk 25 dakikada kontrollü bir oyun anlayışıyla sahada yer alsak da, mücadeleci ve diri bir Muğlaspor vardı. Rakibin kanat ataklarında zaman zaman etkisiz kalsak da savunmamız doğru hamlelerle tehlikeleri önledi. Elbette bireysel hatalar zaman zaman yaşanacaktı; ancak önemli olan bunları takım oyunu içinde telafi edebilmekti. Muğlasporlu futbolcuların bu yardımlaşmayı sahaya yansıtması gerçekten sevindiriciydi. Bu da ilerleyen haftalarda şampiyonluk yolunda bizim için önemli bir avantaj olacak.
Kale Güvende: İsmet’e Tebrik
Bu arada Muğlasporumuzun genç kalecisi İsmet Yumakoğulları’na ayrı bir parantez açmak istiyorum. Seza Çimento Elazığspor karşılaşmasında rakibin tehlikeli ataklarında kalesini büyük bir soğukkanlılıkla korumayı başardı. Özellikle hava toplarındaki zamanında müdahaleleri dikkat çekiciydi.
Hele karşılaşmanın 80. dakikasında, Elazığsporlu Fuat’ın ceza alanı içerisinden yaptığı sert şutta sergilediği muhteşem kurtarış bana göre maçın kırılma anıydı. Üst sıraları hedeflediğimiz bu ligde, kalemizin güvenilir ellerde olması bizim için büyük bir avantaj.
Taraftarın Sesi Tek Yürek Olmalı
Yazımın başında da belirttiğim gibi, karşılaşmaya ilgi fazlaydı ve bu ilginin artarak süreceğine inanıyorum. Ancak tribündeki taraftarların Muğlaspor’u desteklerken daha uyumlu hareket etmesi, takıma büyük moral kazandıracaktır.
Şu anda iki taraftar derneğimiz var ve bu grupların farklı tribünlerde, birbirinden bağımsız tezahüratlar yapması senkronu zayıflatıyor. Oysa tüm tribünlerin tek yürek halinde “Şampiyon Muğlaspor” diye haykırdığı bir atmosfer, rakipler için büyük baskı oluşturur. Galibiyet aldığımız bu maçta bile tribünlerin tam anlamıyla bütünleşememesi biraz üzücüydü. Darısı 12 Kasım’da oynayacağımız maça… Bizim için önemli olan Muğlaspor’dur, gerisi teferruattır.
Son Söz
Uzun lafın kısası; 19 yıl sonra yeniden döndüğümüz 2. Lig’de iyi bir takımla güzel bir hava yakaladık. Dilerim bu birliktelik, taraftarımızın da desteğiyle daha da güçlenir ve yolumuza kayıpsız devam ederiz. Önümüzde uzun bir yol var; ama bu şehir isterse, 1. Lig neden bizim olmasın?