Okuma imkanımı kaybedince Muğlamerkeze göç olayı gündeme geldi. Terzi çıraklığı için ailecek Muğla merkezetaşındık. Ustam Emin Türker, Kavaklıdere İlçemizden gelme idi. İyi bir ustaolması sebebiyle kaliteli müşterileri vardı. Dükkanda müşterilerin çok zamanbuluşup sohbet etmeleri beni çok etkiliyordu. Atatürk hakkında bilmediğim çokönemli konuları öğreniyordum. Dolayısıyla öğrenmek istediğim, çok partili hayatneden oluşamadı, İslamiyet hakkında Atatürk ile İnönü arasında fikir ayrılığıolduğunu, Laiklik bu günkü hali ile Anayasaya Atatürk hasta yatağında iken,İnönü tarafından girdiğini burada duydum. O tarihlerde Alman harbi veya 2.Cihan savaşı sebebiyle ordunun ihtiyacı olan depolar için camiler uygungörülmüş. Bir yandan ezanlarını Tanrı uludur diyerek okunması üzerine de sohbetediliyordu. Savaş sıkıntıları, kıtlık yokluk gibi konularda kısa birkaç sözetmekte fayda olduğunu inanıyorum; Ülkede kıtlık var ama bazılarının bir eliyağda öteki elinin de balda olduğu seziliyordu. Fakir mahallerde şeker veyatatlı yiyemediği sebebi ile uyuz yani kaşınma hastalığı salgın halde idi. Diğertarafta Memur kesimi her türlü ihtiyacını tahsisen alabiliyordu. Bir yandaninançlarla alay ediliyor, diğer yandan kıtlığı köylü ve kenar mahalleninfakirleri çekiyor. Cephelerde her zaman bulunması şart olan garibanlarınçarşıda pazarda baş örtülü eşlerinin baş örtüleri makasla kesiliyordu. (HamurYuttu denilen Belediye zabıta memuru meşhurdur). Yol parasını ödeyemeyen benimyaştaki köy gençleri hapse atılıyordu. Bütün bunların böyle olmak zorundaolduğu için olduğunu düşünen çoğunluk. Ülkede sınıf farkı olduğunu 1945 yılındakurulan Demokrat Parti hatiplerinden öğrendi. Öğrense de hiç kimse diklenecekdurumda değildi. Evvela Muhtar korkusu, Jandarma korkusu, açlık korkusu bileayrıca etek öpmeye mecbur ediyor.
Karneyi kimden alacaksınız?
Bunlardan yalnız din konusu kocaOsmanlı Devletinin yıkılmasına yetmiştir. Cumhuriyet döneminde de Atatürk'erağmen din ve dindarlar hep hor görülmüşlerdir. Laiklik konusunda göreceğimizgibi. Yabancı okullar. Masonluk, makam ve servet hırsı birleşince tek eksiklerihukuk ile ordu kalmaktadır. Onları da aralarında gördüğünüzde neler olduğunu veneler olabileceğini yazmak ve okumak için buradayız.
1944'den 1976 yılına kadarterziyim. Bu tarihten itibaren Hamle matbaasındayım. Hamle gazetesinde yazarımve yöneticiyim. 1985 yılında emekli oldum. Gazetede köşe yazılarımı haftada birgün yazmaktayım.
Gayem: Bu kitapçıkta köşeyazılarımdan bazılarını topluca sunmak idi. Ancak, konuya giriş için gereksizde olsa ortamı anlatmak gerekiyordu. Bazı özetlerden sonra devam edecek olanmakalelerim bana göre, bütün milletin görüşüdür, yaşanmış bir millet hayatıdır.Yazımın devamı ilk açılan yabancı okullarla devam edecek.
Ülkemizi komünist Rusya'nıntehditlerinden çekindiği için tamamen ABD'ye, emrin olur demişiz. ABD emir veriyor;uçak fabrikasını kapat, ihtiyacını ben karşılıyorum. ABD istiyor diye yabancıokullar açılmış, ülkede; köylere bakkal dükkanları Rumlarda, büyük giyimmağazaları Yahudilerde idi.
Ben terzi olarak dükkan açtığımzaman bana vadeli kumaş satan Yahudilerdi.
Önemli not: Dünkü köşe yazısıProf. Namık Açıkgöz'e aittir. Düzeltir özür dileriz.