15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı önünde darbecilere karşı koyarken başından vurularak hayatını kaybeden Bando Astsubay Başçavuş Ziya İlhan Dağdaş’ın ağabeyi Gülhan Dağdaş, kardeşinin o gece yaşadıklarını anlattı. İlk olarak darbecilerle birlikte olduğu düşünülen Dağdaş’ın, yürütülen soruşturma sonucunda FETÖ mensubu askerler tarafından şehit edildiği tespit edilmişti.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (6)

Ailesi Günlerce Hastane ve Gözaltı Listelerini Taradı

Ziya İlhan Dağdaş, 15 Temmuz 2016’da Genelkurmay Başkanlığı önünde darbeci askerler tarafından vurularak hayatını kaybetti. Muğla’dan Ankara’ya gelen annesi Bilsen Dağdaş, oğlunun sivil kıyafetli olması ve Ankara’ya yeni tayin edilmesi nedeniyle karargâhta tanınmamış olabileceğini düşündü. Oğlunun ilk etapta gözaltına alınan askerlerin arasında veya hastanelerde bulunabileceğini değerlendiren anne Dağdaş, ilk 6 gün boyunca hastane ve gözaltı listelerini taradı. Hastanelerde ve listelerde oğluna ilişkin herhangi bir iz bulamayan Bilsen Dağdaş, son çare olarak Ankara Adli Tıp Kurumu’ndaki kimliksiz cenazeler için DNA örneği verdi.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (7)

Acı Haber Sekizinci Günde Geldi

Yapılan DNA testlerinin eşleşmesi sonucunda Adli Tıp Kurumu yetkilileri, 23 Temmuz 2016 tarihinde aileyi aradı. Sivil kıyafetli olarak hayatını kaybeden kişinin Ziya İlhan Dağdaş olduğu kesinleşti. Ziya İlhan Dağdaş’ın naaşına, darbe girişiminden tam 8 gün sonra, 23 Temmuz 2016 tarihinde Ankara Adli Tıp Kurumu’nda ulaşıldı. Dağdaş’ın annesi Bilsen Dağdaş, 25 Temmuz’da Muğla’daki Akyol Camii’nde oğlunun cenaze namazının “vatan haini” suçlamasıyla kıldırılmadığını söylemişti.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (1)-1

Şehit Olduğu 152 Gün Sonra Açıklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturmayı 8 Aralık 2016’da, olaydan 152 gün sonra tamamladı. Soruşturma sonucunda Ziya İlhan Dağdaş’ın darbeci olmadığı ve FETÖ mensubu askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Alınan resmî kararın ardından Dağdaş’ın naaşı, Şubat 2017’de, darbe girişiminden yaklaşık 6 ay sonra ilk defnedildiği normal mezarlıktan askerî törenle alınarak Muğla Garnizon Şehitliği’ne nakledildi.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (4)

Ağabeyi Gülhan Dağdaş O Geceyi Anlattı

15 Temmuz şehidi Ziya İlhan Dağdaş’ın ağabeyi Gülhan Dağdaş, kardeşinin darbe girişiminin yaşandığı gece evinden nasıl çıktığını ve ailesinin günler süren arayışını şu sözlerle anlattı:

Kardeşim 15 Temmuz günü mesaisini bitiriyor Kara Harp Okulu Bando Komutanlığı’na tayin oldu.5 gün olmuştu Ankara'ya gideli. Daha yeni evini yerleştirmeye çalışıyordu. Mesaiden çıkıyor evine gidiyor ve evinde uyuyakalıyor. Mesaj sesine uyandığını söylemişti bana. Arkadaşlarıyla konuşuyor. Helikopterler genel kurmayın üstünde uçuyor ve bombalama yapıldığını arkadaşlarıyla mesajlaşıyor. O esnada arkadaşlarına ‘Hulusi Akar yoksa ben de yokum. Ben aşağı ineceğim o taraflara bakacağım’ diyor. Biz telaşlanmayalım diye de ‘ben mesaiye girdim’ yazıyor.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (5)

“Kardeşimin Son Mesajı ‘Sizi Seviyorum Abi’ Oldu”

15 Temmuz günü ben yıllık iznimden dolayı Muğla’daydım. Öğretmenevinde oturuyordum. Kardeşim ‘abi darbe oldu’ diye mesaj attı. Cemaatçileri hallediyorlar diye söyledi. O şekilde darbeden haberdar olduk. Yeni taşınmıştık Muğla’ya ve eve gittim. Darbenin ilk zamanlarıydı televizyondan izlemeye başladık o sırada da kardeşimle konuşuyorduk. O gece saat 01:30’a kadar mesajlaştık ve kardeşimin son mesajı ‘sizi seviyorum abi’ dedi. Kardeşimden daha sonra haber alamadık. Sabah saat 9 gibi uyandık annem kardeşime ulaşamadığını söyledi. Gün boyunca aradık kardeşimi ilk başta telefonu çalıyordu ilk meşgule daha sonra kapandı telefonu.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (3)-1

“Evden Aceleyle Çıktığı Belliydi”

Kardeşinden haber alamamaları üzerine annesiyle birlikte Ankara’ya gittiklerini anlatan Dağdaş, “Kardeşime saatler boyu ulaşamayınca annemle birlikte Ankara’ya gittik. Kardeşimin evine yakın karakola gittik kayıp başvurusunda bulunmak için kardeşimin asker olduğunu duyunca oradaki görevlilerin tavrı değişti bize karşı. Ankara Valiliği kriz masası açmıştı daha sonra oraya gittik isim listesinin daha gelmediğini söylediler. Birçok yere gittik isimden araştırmaya çalıştık ama kardeşime ulaşamadık. Kardeşimin evine gittik çilingir yardımıyla kapıyı açtık ve evden aceleyle çıktığı belliydi kardeşimin. Abdestini alıp da çıkmış.Ben de asker olduğum için görev yerime çağırdılar beni Ankara’dan gitmek zorunda kaldım. Ablama da izin vermediler. 6 gün boyunca annem Ankara’da kardeşimi aradı tüm kurumlara giderek. Adli Tıp’a gitti kan verdi . 8.günde annemi adli tıp kurumundan arıyorlar ve 8.günde öğreniyoruz kardeşimin vefat ettiğini.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (2)

“Annemin feryadı kulaklarımdan hiç gitmiyor”

Kardeşinin vefat ettiğini telefondan öğrendiğini söyleyen Dağdaş, “Annemin telefonundan aradılar beni. Telefonu açtığım zaman arka tarafta annem feryat fidan ediyordu. Kimle görüştüğümü bilmiyorum. ‘Başınız sağolsun’ dediler. Kardeşimin şehit olması çok ayrı ama annemin o feryadı kulaklarımdan hiç gitmiyor. Yanında da değilim o sırada. Kardeşim için belediyeden cenaze aracı alamadık. Özel bir cenaze aracı tuttuk ve Muğla’ya getirdik. Şehitliğini o zaman vermedikleri için hastane morguna trafik kazası olarak geçirdik” dedi.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (2)-1

“Dört Tankın Önünde Durarak İçeri Girmelerini Engelledi”

Genelkurmay’a girmeye çalışan darbeci 4 tankı engellemek için önlerine geçtiğini söyleyen Gülhan Dağdaş, “Biz kardeşimizi mesaiye gitti diye sanarken meğer Genelkurmay’ın nizamiyesine gitmiş ve 4 tankın önünde duruyor ve içeri girmesini engelliyor. Nizamiye içerisindeki darbeci askerlerle de konuşuyor ve darbenin yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyor. O esnada tankın bir tanesi nizamiyeden içeri giriyor ve kardeşim daha da hiddetleniyor. Geride kalan 3 tankın önüne geçiyor ve tekrar nizamiyeye doğru hareket ettiği esnada kardeşime 3-4 el ateş ediliyor. Kardeşim kaçmıyor ve tekrardan tankların önüne gidiyor. Tanklarla konuşmaya çalışırken yüksek ihtimal vur emri geliyor ve kardeşim geriye doğru çıkarken kardeşime ateş ediliyor tankın hemen dibine düşüyor. Tabi biz bunları kamera görüntülerinden izliyoruz” diye konuştu.

Muğlalı 15 Temmuz Şehidinin Ağabeyi O Geceyi Anlattı (1)

Ortaca'daki Orman Yangınında İş Yeri Sahibi Adli Kontrolle Serbest
Ortaca'daki Orman Yangınında İş Yeri Sahibi Adli Kontrolle Serbest
İçeriği Görüntüle

“Kardeşimin Cenaze Namazını Kılamadık”

Kardeşinin ilk cenaze sürecinde yaşadıkları zorlukları anlatan Gülhan Dağdaş, cenazenin yıkanmasından defin işlemine kadar birçok engelle karşılaştıklarını söyledi. Dağdaş, kardeşinin cenaze namazının kılınmadığını ve 40’ıncı gününde mevlit okutmalarına izin verilmediğini şu sözlerle anlattı:

“O zaman ki hoca kardeşimi yıkarken ‘asker mi bu. Eğer askerse ben yıkamayacağım. Emir geldi askerlere dokunmuyoruz’ dedi. Bir şekilde kardeşimi yıkattık Akyol Camii’ne gittik. Hoca bizi arabada bekletti cami hocasıyla görüştü ve cami hocası yanımıza gelip asker olduğu için alamayacağını söyledi. Cenaze namazını kılamadık kardeşimin. Mezarlığa gittik ve 5 kişi kardeşimin namazını kılıp defnettik. Kardeşimin 40.gününde Kur’an okutmak ve hayır dağıtmak istedik camide. Aynı hoca hiçbir şekilde giremezsiniz dedi. 40.günde hiçbir türlü mevlüt okutamadık kardeşim için.”

“Savcılık Kardeşimin Şehitliğini Verdi”

Ziya İlhan Dağdaş’ın darbecilere karşı koyduğunu gösteren görüntülerin aylar sonra ortaya çıktığını belirten Gülhan Dağdaş, savcılığın verdiği şehitlik kararının ardından kardeşinin naaşının yeniden defnedildiğini ifade etti. Dağdaş, bu süreçte annesinin verdiği mücadeleyi ve kardeşinin şehitliğe nakledilmesini şöyle anlattı:
“8 ay sonra kardeşimin görüntüleri ortaya çıktı. Savcılık kardeşimin şehitliğini verdi. Bu 8 ay boyunca annem hep Ankara’daki adliyeye, savcılığa gidiyor görüşüyor hep. 3 savcı ve 1 tane hakim FETÖ’den dolayı atıldı. Savcılığın kararı sonrasında kardeşimi defin yerinden aldık cenaze namazı kılındı ve şehitliğe defnedildi.”


Muhabir: Aziz Şahin