Türkiye bir seçimi daha başarıyla gerçekleştirdi.

Seçim öncesinde özellikle muhalefetteki arkadaşlarıma "Bu birseçim. Hayat devam edecek. Birbirimizin iyi gününde, kötü gününde yine birlikteolacağız. Lütfen insanlarımız birbirinin yüzüne bakabilsin. Birbirinden nefretetmesin" dedim.

**

Sayın Kılıçdaroğlu hesap uzmanıyım diyor ama siyaset hesabıbaşından itibaren kötüydü. Kendisine göre CHP yüzde 25, İyi Parti yüzde 15, HDPyüzde 13, diğer partilerde yüzde 7 oy alacaktı. Toplam yüzde 60 ilekazanacaktı. Hâlbuki siyasette iki artı ikinin dört yaptığı görülmemiştir.

Bu operasyonuyla Millet İttifakını destekleyen partilerinhepsi yenildiği gibi Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş da mağlup oldular.Muhalefet cenahında güçlü isimlerin hepsi belli oranda yıprandılar.

Alınan yüzde 47.84 oy da işi kurtarmıyor. Çünkü CumhurbaşkanıErdoğan 14 Ağustos 2014'de yüzde 51.79, 24 Haziran 2018'de yüzde 52.59 ileseçim kazanmıştı. Bu seçimde de yüzde 52.16 oy alarak rakiplerini yendi.

**

Bu seçimde güçlendirilmiş parlamenter sistem de seçmentarafından kabul edilmedi.

Bizim gibi koalisyonlardan çok çeken bir nesil için,muhalefetin çalışmalarının şekli korkuttu. Düşünün 20 bakanlık var, 6-7 taneCumhurbaşkanı yardımcısı görevlendirilecek.

Seyreyleyin kavgayı.

Yeni sistemde aksaklıkları var ise bütün partilerin ortakçalışması ile düzeltilir. Ama bizim gibi basit yaşayan milyonlarca insanınhayatının alt üst edilmesi ise yazık olurdu.

Bu seçim sonucu ile Türk dünyası rahat bir nefes aldı.

Sayın Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Ünal Çeviköz'ün ABD yanlısıçıkışları da muhalefetin problemiydi.

Şunu anlayamıyorum.

Dünyada çok sayıda ülkede sosyal demokratlar seçimkazanabiliyor. Kendi dünya görüşü ile seçmenin karşısına çıksa, CHP seçimalabilir, alamazsa da hesap verilebilir bir kayıp olurdu.