ABD Sağlık Bakanı Robery F. Kennedy "Hastahaneler, doktorlar, sigortalar, ve ilaç şirketleri, yani sistemi yöneten bütün çıkar grupları insanları iyileştirmeyi değil, hasta tutmayı hedefleyerek para kazanıyorlar."

R. F. Kennedy, 1963 yılında Dallas şehrinde öldürülen ABD Başkanı J. F. Kennedy’nin torunudur.

J. F. Kennedy Amerikan kağıt ve madeni Dolarları basan FED'den "Hiç olmaz ise madeni paraları devlet bassın" dediği ve gereğini yapmaya kalktığı için öldürülmüş idi.

Ülkemize gelince:

27 Ocak 2026 salı günü kardeşim Özer Akgüç'ü kaybettim.

Sağlıklı bir insan idi.

Bir gün Datça - Mesudiye köyü Sağlık ocağından telefon alıyor.

Köyün doktoru "Özer bey, Sağlık Ocağına gelmiyorsunuz. Gelin de sizi bir kontrol edelim" diyor.

Bu yaklaşım kardeşimin hoşuna gidiyor.

Arabasına atlayıp Palamutbükü'ndeki Sağlık Ocağına gidiyor.

Kan testi yapılıyor, kalbi dinleniyor.

Doktor hanım, "Kalbinde bir sorun var" diyerek kardeşimi Marmaris Devlet Hastanesine havale ediyor.

Marmaris Devlet Hastanesinde 2 gün kalıyor ve "Kalbinin % 25 ile çalıştığı, kendisine" söyleniyor.

Tedavi için Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Hastanesine sevk ediliyor.

Sıtkı Koçman Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümünde bulunan Doç. Dr. Volkan Doğan önderliğinde tedaviye başlıyor.

Dr. Volkan Doğan hocaya burada teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Dr. Volkan Doğan hoca, kardeşimin kalbindeki sol kapakçığında bir pıhtı olduğunu tespit ediyor.

Bazı ilaçlar veriyor, "Bu ilaçları bir ay kullanın sonra tekrar bana gelin" diyor.

Bir ay sonraya da randevu vererek " Sol kapakcıktaki pıhtıyı" şok tedavisi" ile gidereceğini, söylüyor.

Eve geliyoruz.

Kardeşimle evde konuşur iken "Abi, bende üşüme duygusu yok" diyor.

Ben de şaşırıyorum ve "Nasıl yani?" diyorum.

Kardeşim de "Abi ben üşümem ki" diyor.

Üşüme duygusu olmayan kardeşim bu arada zatürre olmuş, haberi yok.

Evde iken, aşağıdan büyük bir kanama geçiriyor ve Dr. Volkan Doğan’ın önerisi ile acele ambulansla tekrar hastaneye gidiyoruz…

Hastanede İç Hastalıkları Bölümü zatürre tedavisi için yeni ilaçlar verir iken, Kardiyoloji bölümü kalp ilaçlarını kesiyor.

O güne kadar çok az ilaç kullanan ve doktora gitmeyen kardeşimin bünyesi yoğun ilaca dayanamıyor ve eks oluyor.

Son bir ayda şahit olduğum bazı detayları da bu vesile ile buraya yazmak istiyorum.

Ambulansı 112 den çağırıyorsun, ambulans kısa bir zaman içinde evinize geliyor.

Yolda tüm araçlar ambulansa yol veriyor ve ambulans zamanında acile ulaşıyor.

Ama Acilde hastalar 2 - 3 gün bekletiliyor.

Acilde hastaya yatacak sedye veriliyor.

Refakatçiye ise, sadece bir sandalye veriliyor.

Hastalar acilde bekletiliyor.

Acildeki hastaya mı yanarsın, sandalyede geceyi geçiren refakatçiye mi üzülürsün?

O'nu yaşayanlar biliyor.

Acilde hasta bekletmek ne anlama geliyor?

Adı acil, ama acil, bekleme salonu gibi çalışıyor…

Olaya itiraz edince de ilgililerden "Servis'te ve Yoğun Bakımda boş yatak yok" cevabını alıyorsunuz.

Sağlık önemlidir.

Normal insanlar, böyle olayları hayatlarında ender yaşadıkları için çok hassas oluyorlar.

Sağlık sektöründe çalışanlar ise, bu tür olayları her gün defalarca yaşadıkları için, daha duyarsız oluyorlar.

Bu işi, dengeli bir hale getirmek zorundayız.

Eğer bunu başaramaz isek, bu sektör yapay zekalı insansı robotların eline geçecek.

Haberiniz olsun…