1984 yılından 1991 yılına kadar Muğla ilinin bazı alanları Özel Çevre Alanı (ÖÇKA) alanı içine alındı.

Gaye bu müstesna alanları planlar iken daha hassas ve itina gösterilmesi idi.

Aradan 40 yıla yakın zaman geçti.

Hala Bozburun - Datça Yarım Adasının 1/5000 ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planları yapılamadı.

İmar Planları yapılamayınca, imar parselleri yani arsalar da üretilemedi.

Özel Çevre Alanı içinde kalan eski köy, yeni mahalle olan yerleşim alanlarında ise, hayat tüm hızı ile devam ediyor…

Hayatı bekleme odasına alamıyorsunuz.

Hayatın hızına ulaşamayan imar planı yapılamayınca da insanlar, ihtiyacı olan yapıları kaçak olarak yapmaya başladılar.

Bugün Bozburun - Datça Yarımadasında 100 bini bulan kaçak yapı bulunuyor.

Kaçak yapıları yıkmaya kalkınca da insanlar "Ben, başımı sokacak bir evi kendi arazimde yapamayacak mıyım?" diye itiraz ediyorlar.

Barınma ihtiyacı, insanlığın en temel ve vazgeçilmez Anayasal hakkıdır.

Hal böyle olunca, ÖÇK Alanlarına alınan güzelim coğrafya adeta gecekondu mahallelerine döndü.

Bununla da kalmadı, kaçak evlerinde başını sokan insanlarımız da, diken üstünde yaşayan ailelere dönüştüler…

40 yıldır ÖÇK Alanlarının imar planlarını yapamadık…

ÖÇK Alanlarına aldığımız alanlar hakkında daha hassas olmak zorundayız.

3621 sayılı Kıyı Yasamız, arazilerin coğrafi, topograf, kayalık veya kumsal olduğu dikkate almadan kıyı kenar çizgisinden 100 metre çektikten sonra evimizi veya otelimizi yapma mecburiyeti, akla uygun değildir

Kıyı yaşamının yanında da sahillerimizde kuleyi kenar çizgisinden sonra 100 - 150 metre sonrasını da I. derece doğal SİT alanı içine alınarak imar planı yapma şansı sıfır noktasına getirilmiştir.

Bu mantıkla gidersek, güzelim Muğla sahil köylerimiz, güzelim sahil ve koylarımız yok olup gidecekler.

Sahillerde kaçak yapılaşma aldı başını gitti.

Bu hal karşısında mahalli idare, merkezi idareyi suçlarken, merkezi idare de mahalli idareyi suçluyor.

Olan da bu coğrafyada yaşayan insanımıza, sonra da güzelim coğrafyamıza oluyor.

İstanbul Boğazına gösterdiğimiz hassasiyeti, Muğla sahilleri için de göstermeliyiz.

Boğaziçi'nde 3621 sayılı Kıyı Yasamız geçersizdir.

Bu neden ile Boğaziçi'nde yalılar ve yalı kültürü vardır.

Boğaziçi yasası gibi özel bir yasa, Muğla sahilleri için de çıkarılmalıdır…

Mevcut yasalar ile Muğla sahillerinde bir türlü imar planı yapılamıyor.

Bu da kaçak yapılaşmayı tetikliyor.

Kaçak yapı demek, kanalizasyon yok demektir.

Kanalizasyon yok demek de arıtma tesisi yok demektir.

Bunun ne anlama geldiğini siz tahmin edin.

Böyle gider ise, 5 - 6 yıl sonra Muğla sahilleri tüm cazibesini yiyecektir.

Ve güzelim sahillerimize de yazık olacaktır…