Her ne kadar bir yandan sosyal medyaaracılığı ile sokak hayvanları düşmanlığı gittikçe artıyorsa da aynı araç,sokak hayvanlarının korunması için de etkili olurken öbür taraftan belediyelersokak hayvanları ile ilgili hizmet geliştirmelerini arttırıyor ve gittikçekaliteli işler yapılmaya başlanıyor. 5199 sayılı kanunla belediyelere verilengörevlerin yeterince geniş ve etkin yapılmaması sonucu, aç kalan ve toplu haldeşehir dışına bırakılan köpeklerin saldırganlaşması ile özellikle köpek sorunugündemden düşmüyor. Hayvanseverliği Hindistan'daki ineğe tapanlarla aynıkategoride gören bazı ilkel tipler de hayvanseverlere "ite tapar" diyerek güyâbunları aşağılıyorlar. Her ne kadar okumuş insanlar gibi görünseler de okumayısalt bilgilenmek olarak algılayıp çevre ve hayvan duyarlılığının, canlıyamerhamet ve şefkat duygusunun insanı insan yapan değerlerin başında olduğunubilmeyen bir kitle de var maalesef. Bunlara kalsa, bütün sokak hayvanları vetabii ki ilk önce kediler ve köpekler, derhal telef edilmeli. Yani bu tipler,ilkel insanın "öldür ve rahatla" aşamasından bir milim ileri gidememişyaratıklardır.
Özellikle sokak köpekleriyle ilgiligazete ve sosyal medya haberlerini görüyorsunuzdur: "Şu kadar zamanda, köpeksaldırısından şu kadar insan öldü." Elbette başta insanlar olmak üzere hiçbircanlıya en ufak bir zarar gelmesini asla istemeyiz. Keşke tedbirler alınmışolsa da o köpekler insanlara saldırmasaydı.
Köpeklerin insanlara saldırısında,köpekler değil, doğrudan insanlar sorumludur. Başta yerel yönetimler olmaküzere yasalar pek çok insan ve kuruma görevler vermiştir. Şayet bu görevleryerine getirilseydi, hiçbir köpek hiçbir insana saldırmayacak ve hiçbir insancanından olmayacaktı.
Allah aşkına bulunduğunuz şehrinbelediyesini bir yoklayın ve hayvan koruma ve bakım için neler yapmış birbakın. Çoğu belediyenin bu konuda hiçbir şey yapmadığını ve yasanın emrettiği"geçici hayvan barınağı" ile ilgili olarak kılını kıpırdatmadığınıgöreceksiniz. Oysa yasa, bunlara çok açık bir görev ve sorumluluk yüklüyor. Herşehirde, şehrin durumuna göre bir kapasitede geçici hayvan barınağı yapılmakmecburiyeti vardır. Bu sorumluluğu yerine getiren şehirlerde yaşayan hayvanlarşanslı. Bu şansı yakalayan şehirlerden birisi de Muğla . Hem Muğla BüyükşehirBelediye Başkanlığı hem de merkez ilçe MenteşeBelediye Başkanlığı sokak hayvanları konusunda çok duyarlı . Akçaova 'da yapılan büyük geçicibakımevi bunun en güzel göstergesi. (Benzer güzellik Bodrum 'da da yaşanıyor. Bodrumda 2 geçici bakımevi var. Aynı övgüyü Milas, Marmaris, Ortaca-Dalaman ve Fethiye başta olmak üzere diğerilçelere de yapmak isterdik ama maalesef yapamıyoruz.)
Muğla Büyükşehir Belediyesi Haziranayında Dr. Osman Gürün imzalı "CAN DOSTLARIMIZ İÇİN DE MUĞLAMIZIYAŞANABİLİR BİR KENTE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ" kampanyası çerçevesinde Geçici Hayvan Bakımevi 'ne yeni teçhizatalarak, hayvan sağlığı için güzel tedbirler aldı. Önce üniteler oluşturuldu ve" İlk kabul ünitesi, yavrulu anne bakımünitesi, karantina ünitesi, muayene ünitesi, ameliyat ünitesi, müşahede ünitesive röntgen-ultrason üniteleri" oluşturuldu. Tabii sadece ünite oluşturmaklaher şey hallolmuyor; her ünitenin cihaz-ekipman ile donatılması da gerekiyor.Büyükşehir, bu amaçla, hayvanlar için çok acil bir ihtiyaç olan Hemogram cihazı aldı. Bundan sonra, burayagelen hayvanların kan değerleri ölçümü ve vücutlarındaki enfeksiyonel durumhızla kontrol edilecek ve kana bağlı bir rahatsızlık varsa derhal teşhiskonacak. Kaç zamandır bu aletin alınması için konuşuluyordu. Nihayet Hemogramcihazı alındı ve barınağa alınan hayvanlar hızla tedavi edilebilecek.
Öbür yandan Biyokimya cihazı ile türlerine göre ve yaşlarına göre hayvanlarınkan serumu ve plazmalarında düzenli ve sistematik araştırmalar yapılarakhastalıklar kontrol altına alınabilecek.
Sokak hayvanlarının en büyüksorunlarından birisi de ağız ve diş sağlığıdır. Alınan Kavitron cihazı ile kedi ve köpeklerin ağız ve diş sağlıklarısağlanabilecek ve böylece sağlıklı beslenmenin önündeki en büyük engellerkaldırılmış olacak. Bu arada Elektrokoter alındığını da kaydedelim.
İnşallah gerekli diğer alet veekipmanlar da en kısa zamanda tedarik edilir.
Demek ki neymiş?
Yerel yönetimler çalışırsa, sokakhayvanları insanlar için tehlike olmaktan çıkarmış. Çünkü düzenli bakım vebeslenme ile bu canlar, insanlarla beraber yaşayabilirlermiş. O zamanyapacağımız ilk iş ne olacak? Bulunduğumuz şehrin belediyesi sokak hayvanlarıile ilgili ne yapıyor? Bir şey yapmıyorsa, sosyal baskılarla yöneticileriharekete geçirmek lazım. Bunları yapmıyorsak, sokak hayvanlarından şikâyetetmeye hakkımız yok. Onları bin yıllar önce atalarımız evcilleştirdi. Yoksaonlar tabiatte rahat rahat yaşıyorlardı. Evcilleştirdik ve insana bağımlı halegetirdik. O zaman sorumluluğumuzu da yerine getireceğiz ve onların bakımı içinyerel yönetimleri harekete geçireceğiz.