Daha önceki yazımda hipodrom hayalimizin hikayesini anlatmıştım. Şimdi ise bu hayalin Menteşe’mize neler kazandıracağından bahsedeceğim.

Öncelikle hipodromları sadece atların yarıştığı bir alan olarak görmemek gerekir. Binlerce yıldır sosyal, siyasi ve ekonomik bir merkez olma niteliği taşıyan hipodrom kültürü günümüzde de bu özelliklerini taşımakta.

Hipodromlar sahip olduğu tesisler yani restoran, kafeterya, büfe ve ganyan bayileriyle ayrıca yaklaşık 1500 kadar ata verdiği altyapıyla, seyis ve diğer personellerin konaklama imkanlarıyla, eğitim, yönetim, sağlık binalarıyla büyük bir kompleks.

Otoparkından yeşil alanına kadar Muğla’da alışık olmadığımız adeta yaşayan bir organizma.

Yarış olmayan günlerde yaklaşık 2000 kişinin bulunduğu, yarış günlerindeyse 3000 ila 4000 kişinin giriş yaptığı bir tesis.

Yarış atlarının yanı sıra engel atlama ve sportif biniş imkanları veren atlı spor kulüplerini bünyesinde barındıran hipodromlar her yaşa ve kesime hitap eden bir tesisler bütünü.

Hipodromlar kurulduğu alanı hızla değiştirir. Şehir planı tesise göre şekillenir ve kent TJK imkanlarından hızla yararlanmaya başlar.

Binlerce kişi için çalışma imkanı sunar. Tarım ürünleri bile hızla değişir. Çiftçimiz hipodroma ürün yetiştirmek için tarım şeklini değiştirir. Dışarıdan her türlü hizmeti satın alır. İnşaat sektöründen akaryakıta, gıdadan sağlığa geniş bir kalkınma sağlar.

Derin kültürümüzün temelinde olan at sevgisine ulaşmayı neredeyse ücretsiz ve kolay kılar. Özel sektörde olduğu gibi kamusal olarak da büyük maddi kazançlar sağlar.

Türkiye Jokey Kulübü’nün kış yarışlarına ağırlık vereceği bir hipodromu Menteşe’mize kazandırırsak bir daha kış turizmini nasıl canlandıracağız derdine düşmemiz gerekmeyecektir. Yarıştan bir gün önce gelen ve bir gün sonra gidecek olan at sahipleri, çevreleri ve meraklıları Menteşe’mizi haftanın 3 günü dolduracaktır. Haftada iki yarış yapıldığını hayal edin, kış aylarında neredeyse bütün hafta misafir ağırlayan bir Menteşe. Bu öyle bir organizasyon ki çevre ilçelerimizi dahi ihya eder.

Atçılık sektörü genel itibari ile sosyoekonomik seviyesi yüksek kimselerden oluşur. Örneğin Marmaris’e yanaşan bir cruise gemisi 500 kişiyi limana birkaç saatliğine bile indirdiğinde esnafın yüzü gülerken, çok daha fazla kişinin 2-3 günlük ziyaretini hayal edin. Bu ziyaretlerin bütün yıl boyunca devam ettiğini ve konaklamaların da sürece dahil olduğunu düşünün. Adeta ikinci bir üniversite…

Bir kentin kaderini değiştirmekten bahsediyoruz.

Muğla Gelişim Platformu olarak ortaya koyduğumuz bu projenin sonuna kadar takipçisi olacağız. Şimdilik uygun yer arayışımız birkaç alternatif lokasyon üzerinden devam ediyor. Sayın Valimiz, Kaymakamımız, Büyükşehir ve Menteşe Belediye Başkanlarımız, Kamu Kurumlarımız, tüm siyasi partilerimiz ellerinden gelen bütün desteği bizlere sunmuş durumdalar. Ayrıca özellikle teşekkür etmek istediğimiz bir isim daha var, TJK Yönetim Kurulu üyesi Kerem ALKAN’a sürecin başından beri büyük desteği ve ilgisinden dolayı tekrar teşekkür ederiz.

Bu konu tamamen Menteşe’mize hizmetle alakalı bir konu.  Büyük bir keyifle herkesin böyle bir yaklaşım gösterdiğini söyleyebilirim. Bu da bizi daha da motive ediyor. Bazen böyle fırsatlar çıkar. Akıllı insanlar bu fırsatlar karşısında birleşir ve başarılı sonuca ulaşırlar.

İnşallah bir aksilikle karşılaşmazsak süreci başarıyla tamamlarız ve cennet Muğla’mıza hizmet etmiş olmak bize de nasip olur.