Sahillerimiz ile ilgili ilk yasa 1984 yılında çıktı.

Birkaç değişiklikten sonra da 1992 yılında son şeklini aldı.

1992 yılından beri de, 3621 sayılı Kıyı Yasamız yürürlükte.

Yasalar, uyulmak için çıkarılır.

Uyulmaz ise ne olur?

Hiç mi, yoksa çevre katliamı mı olur?

Kararı siz verin.

3621 sayılı Kıyı Yasası, kumsalları hukuken deniz kabul ediyor.

Yani, kumsal ve denizler kamuya aittir.

Kıyı Yasamız, binanızı denizden en az 50 m çektikten sonra yapabilirsiniz, diyor...

Hafta sonu Marmaris - Söğüt köyündeydim.

Söğüt'te evler, restoranlar, kumsala yapılmış.

Geri kalan kumsal da yol olarak kullanılıyor.

Kimse de "Kardeşim, yaptığınız binalar kumsalda, kumsalı yol olarak kullanıyorsunuz." diye uyarmamış.

Söğüt'te bir bakkala girdim.

Bakkala "Hemşehrim, kumsala bina yapan insanlara, 'Kumsal deniz sayılıyor. Yaptığın bina sonra yıkılır.' diye uyarıda bulunmadın mı?" diye sordum.

Bakkal da "Uyardım hemşehrim." dedi.

Ama, beni dinlemediler, diye ilave etti.

Güzelim sahile yazık olmuş.

Böyle giderse, yakında kumsalları ancak belgesellerde göreceğiz.

Aslında, sahillerimiz particiliğin kurbanı oluyor.

İstanbul'da patlayan imar olayları, yarın Muğla sahilleri için patlarsa, hiç şaşmam.

Senin adamın, benim adamım mantığı ile hareket ediliyor...

Yazık.

Ha, bu arada 30 Mayıs Çevre Gününüzü kutlarım.