Muğla'da gazeteciliğin önderlerinden Hamle gazetesi kurucularından Hüseyin Nizamoğlu'nun (95) vefat ettiğini 23 Temmuz akşamı öğrendim.
Şehir dışında idim.
Çok üzüldüm.
Allah rahmet eylesin.
Mekanı Cennet olsun.
Geride bıraktığı sevdiklerine sabırlar diliyorum.
Hayata çentik atarak aramızdan ayrıldı.
Yıllar sonra da anılacak işler yaptı.
Vefalı, iyi ve zeki bir insan idi.
Hüseyin ağabeyin asıl mesleği terzilik idi.
İlkokulu bitirdikten sonra, öğretmen olmak için, Kızılçulha Köy Enstitüsünün imtihanını kazandı…
Okul'da, bazı öğretmenlerin dünya görüşünü beğenmedi.
Öğretmen okulunu terk ederek memleketine geri döndü…
Sonra, terzilik mesleğini seçti.
1950’li yılların başında, ilkokulda giymek için, bana da kısa pantolonlar dikmiş idi.
Babamın ve dayılarımın arkadaşı idi.
Sonra mahalli politikaya girdi ve Muğla'ya büyük hizmetleri oldu.
Hüseyin ağabeyim de, benim gibi evlat acısı çekmişti.
Oğlu Halil İbrahim'i genç yaşta yitirdi.
Damdan düşenin halini, damdan düşen anlar, diye bir atasözümüz var.
Ben de Hüseyin ağabeyin neler çektiğini ve kalbinin nasıl acıdığını hissedebiliyorum…
"Allah rahmet eylesin, mekanı Cennet olsun" dileğimi tekrarlıyorum.
Hayat denen serüven böyle bir şey.
Kimsenin kalbini kırmadan yaşamak esas hedefimiz olmalı.
Vicdanımızın sesine kulak vererek yasayabilmeliyiz.
Her şey boş…
Neticede Allah’ın takdiri ve emri oluyor…