İnsan,sosyal bir varlık. Dolayısıyla da başkalarıyla birlikte yaşamak, komşulukyapmak, eğitim görmek, çalışmak, iş görmek, ibadet etmek, yolculuk etmekdurumunda.

İnsanınyaşam yolculuğuna bir şekilde eşlik edenler ise farklı yaratılış, karakter,mizaç, ahlak ve yetenek ile farklı duygu, düşünce, davranış, inanış ve yaşamtarzına sahip insanlar. İşte bu noktada yaşam yolculuğunda yolları kesişeninsanların uyumu ve hoş geçinmesi sorunu karşımıza çıkıyor. Hoş geçimli olmak,muâşeret kurallarına uygun bir yaşam sürmek için kimin kime uyum sağlamasıgerektiği, kimin kime tahammül göstereceği; kimin daha sabırlı, affedici,hoşgörülü ve fedakâr olması gerektiği hususu önemli.

Gıybet,kin, nefret, düşmanlık, bozgunculuk, dedikodu, koğuculuk, yalancılık,bencillik; birey ve toplum ahlâkını bozan, hoş geçimi zehirleyen davranışlar.Bu davranışlar; insanların arasını açan, haset ve nifak yayarak insanlarıbirbirine düşüren, huzuru ve kardeşliği bozan davranışlar.

Ailedensiyaset kurumuna kadar yaşamımızın tümünün dedikodu ile şekillendiği demalumumuz. Yalan bilgi ve haberin bir virüs gibi yayılarak her şeyi zehirlediğibir çağda yaşıyoruz. Sosyal medyanın da bu virüsün yayılmasını kolaylaştırıcıetkisi ortada. Hak ve hukuk açısından iyi ilişkilerin yolu ise dedikodusuz,gıybetsiz, yalan ve bencillikten uzak bir yaşamdan geçiyor.

İnsanlararasındaki hoş ilişkilerin temeli ise güven. Çünkü hayat, karşılıklı güven veiyi niyet alışverişi. İyi niyete ve güvene dayalı ilişki kurmayı başaramayankişi ise yalnız kalmaya mahkûmdur. Bunun için öncelikle güvenilir olmak, sonrada güvenmek gerekiyor.

AllahResûlü (sav), hoş geçime dayalı ilişkilerin kurulması ve sürdürülmesi içingerekenleri şöyle sıralar: " Üç haslet vardır ki onlar kimde bulunursa Allah,onun hesabını kolaylaştırır ve onu rahmetiyle cennetine sokar ." Meraklananashabı; " Bunlar nedir Yâ Resûlallah? " diye sorduklarında, Peygamberimiz;" Sana vermeyene vermen, sana zulmedeni affetmen ve sana gelmeyene gitmendir ."der.

Peygamberimizin"vermeyene verme, zulmedeni affetme ve gelmeyene gitme" tavsiyesi, hoş geçinmeve insanlarla iyi ilişkiler kurma için son derece önemlidir.

İnsanilişkilerinde önemli olan, karşılıklı saygı çerçevesinde herkesin kendisınırını bilmesi ve buna göre davranması. Buna rağmen ilişkilerimizde zamanzaman sorunlar da yaşanabilir. İnsanlar yanlış anlaşılma veya dikkatsiz birdavranış sonucu birbirlerine kırılabilir. Bu durumda sorunlar, ahlaki değerlerve adab-ı muaşeret kuralları çerçevesinde çözüme kavuşturulabilir.

Kusurarayan, kusur bulur; güzellik görmek isteyen, güzellik bulur. Güzel görebilmekiçin güzel bakmak gerekir. Olayların güzel yanlarını görmek için ise olumluyaodaklanmak gerekir. Kusur aramak, kimseyi mutlu etmez. Zaten dikkatimiziçekmiştir; başkalarının eksiğini, kusurunu arayanların hayatı baştan sonamutsuzluk ve hüzünden ibarettir.

Önümüzbayram...

Anne-babayı,arkadaşı, dostu, komşuyu, akrabayı mutlaka ziyaret edelim. Onların gönüllerinialalım.

Mevsimitibarıyla köyde-kasabada yaşayan anne-baba ve aile büyüklerinin mutlakayapılacak işleri, görülecek ihtiyaçları vardır. Misafir gibi yiyip için ertesigün kalkıp gitmek hoş değil. Her ne kadar bayram vesilesiyle yaptığımız birziyaret de onların işlerini görelim. Geçmişte onlar nasıl bizim işlerimizigörmüş, ihtiyaçlarımızı karşılamış ise bugün de biz görevimizi yapalım.Herhangi bir nedenle araya soğukluk giren yakınlarımız, arkadaşlarımız,komşularımız varsa bayramda onları ziyaret edelim; bayramlaşalım, kucaklaşalım...

Gönlümüzüve evimizin kapılarını misafire açalım.

Artık"insan sıcaklığı"nı evin dışında arar olduk. Satın alınabilir olsa onu da alıpsalonun bir köşesine koyacağız ama bir tek o satılmıyor. Kafelerin, kahvaltımekânlarının, restoranların masalarında bulduğumuz keyif, huzur, mutlulukoralarda kalıyor. Ailenin sıcaklığına ve huzuruna faydası olmuyor. Evlerimizinkapılarını misafire yani berekete, keyfe, huzura, mutluluğa açalım.

Kırgınlıklarıbitirelim.

OğuzAtay; "İyi geçinmek; iki kişinin kusursuz olmasıyla değil, birbirlerininkusurlarını hoş görmesiyle olur." diyor. Bayram; tam da hoş görmenin,affetmenin, kırgınlıkları bitirmenin zamanı... İlişkilerimizi tamir etmeninzamanı...

Hz.Peygamber (sav); " Mümin, cana yakındır. (İnsanlarla) yakınlık kurmayan vekendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur ." buyuruyor. Buna göreinsanların hoşça geçinmeleri, karşılıklı iyi ve güzel ilişkiler kurmaları"hayırlı" olmanın bir gereği.

Bizibirbirimize yakınlaştıran "hayırlı" bir bayram dileğiyle...

27.04.2022