Yıllar önce rahvan atçı ağabeylerim bir yemeğe davet etmişlerdi. Yemekte pek çok tanımadığım kişi vardı. Ama tam karşımda oturan yaşlıca bir adam dikkatimi çekti. Yemek boyunca mutsuz ifadesi ve gergin tavırları ilerleyen saatlerde beni bir hayli rahatsız etmeye başladı. Konuşulan konulara dahil olmaması, özellikle benimle ilgili bir konu açıldığındaki rahatsızlığı iyice kendini belli etti. Yemekte alkol de vardı. Bir süre sonra yanındaki kişiye beni işaret ederek ve asık bir yüz ifadesiyle bir şeyler anlattığını fark ettim. Dayanamadım ve sordum. Tanımadığım birinin benimle ilgili şikayeti ne olabilirdi? Bana, yıllar önce hatta 80’lerde hakkında bir trafik kazası haberi çıktığını, sarhoş sürücü manşeti kullanıldığını ve bu haberin Hamle Gazetesinde yayınlandığını söyledi. ‘’Alkollü müydün?’’ diye sordum. ‘’evet’’ dedi. Seneyi sordum. O an emin olmadığını ama 85 senesi gibi olabileceğini söyledi. Ben 1988 doğumluyum…
Yine yıllar önce bir Pazartesi sabahı Hamle Gazetesi muhasebe bölümüne bir telefon geldi. Abonemiz olan bir meslek odasından daha doğrusu ‘’sol fraksiyonun’’ hakim olduğu bir meslek odasından. Artık ‘’yandaş medyaya’’ para kazandırmayacaklarını bu yüzden gazete aboneliğinin derhal iptal edilmesini istemişler. Şaşırdım. O hafta çıkan gazeteleri istedim. 6 günün 2 günü dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün, 1 günü de Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’ün icraatlarıyla alakalı ‘’olumlu’’ anlamda manşetleri vardı. 1 gün Ak Parti İl Başkanlığı’nın açıklaması ve kalan 2 gün ise olay haberi vardı. Meslek odasının tavrından büyük rahatsızlık duydum. Gazeteleri yanıma aldım ve gittim. Odada herkes birbirine bakıyor kimse konuyu üstlenmiyordu. Gazete patronları bilirler basıp dağıttığımız her bir gazeteden kurum zarar eder. Baskısı, kağıdı, dağıtımı ciddi bir maliyettir. Abonelik işlemini memnuniyetle iptal ettik. Zararımız bir nebze azaldı, o meslek odasına olan itibarımız ise tamamen bitti.
Gazetecilik zor ve üst düzey bir meslek tanımıdır. Ben bu mertebeye hiç gelemedim. Belki ticari kaygılarımızdan belki de kapasitemin bu seviyeye yetememesinden olmamıştır. Ama tüm gazetecilere daha doğrusu gerçek gazetecilere hep hayran oldum. 24 saatlik mesai yelpazesi, ekonomik şartlar, fiziksel ve psikolojik travmaların yanında bir gün muhakkak birilerini üzebilme, belki de hayal kırıklığına uğratabilme ihtimali…
Gazetemizde çıkan istisnasız tüm haberleri ve köşe yazılarını yayınlandıktan sonra okuduk. Hatta bunun hoş bir hikayesi var. Değerli aile dostumuz ve CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan Hanım’la alakalı bir köşe yazısı yayınlanmıştı. Yazıda bazı teknik bilgilerde hata vardı. Gizem Hanım yazıyı benden önce okumuş ve beni aramıştı. Hatasıyla sevabıyla gazetemizin özgürlüğü ve çok kıymet verdiğimiz bir dostumuz arasında zor durumda kalmıştım. Sonrasında beraberce konunun en doğru çözüm yolunu tartışmıştık.
Gazetecilik, avukatlık, emniyet mensupları, hatta siyasi birçok mevki normal meşguliyetler değildir. Bazen hatalar da olabilir. Günlük yoğun tempoda, ertesi günün gündemini ve haberlerini belirleme mücadelesinde elbette istemsiz eksiklikler yaşanabilir. Bazen bir harf bazen bir kelime hatta bütün bir paragraf yanlış olabilir. Bu denli kısıtlı zaman aralığında böylesine bir eser çıkarmak öyle zor ki. Öncelikle tüm Hamle Gazetesi mesai arkadaşlarımı akabinde tüm gazeteci, araştırmacı, köşe yazarlarını kutluyorum.
Yaklaşık 47 yıldır her gün Hamle Gazetesi yayın hayatının mücadelesini sürdürdü. Çok bedeller ödedi, çok zararlar etti ama yıkılmadı. Günümüzde basılı yayın yerini dijital gazeteciliğe bırakıyor. Buna da hazırız. Her geçen gün kendimizi geleceğe daha iyi hazırlıyoruz. Rahmetli dedem Hacı Hüseyin Nizamoğlu ve Muğla’da bir araya gelmiş birçok arkadaşının manevi mirasıyla başlayan serüvenimiz, rahmetli amcam ve babamın uzun mücadeleleriyle bugünlere geldi. Ekonomik ve teknolojik şartlar ne olursa olsun bu mücadelemiz devam edecek. Doğru bildiğimizi söylemeye, yazmaya, çizmeye devam edeceğiz. Bazen hatalarımız olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Ama elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz…