“Acele Kamulaştırma” kararına karşı Akbelen Ormanı çevresindeki zeytinlikleri, toprakları kamulaştırma ile karşı karşıya kalan İkizköylüler ve komşuları tarafından Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nde dava açılmıştı.
Davanın sonuçlandırılması için Ankara’da her iki yargı organı önünde 1 Nisan Çarşamba günü eylem yapmaya hazırlanırlarken habersiz istimlak keşifleri başlamıştı. Köylülerin bu keşiflere karşı protestoları sırasında Akbelen Direnişinin sembol isimlerinden İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık burada yaptığı konuşmanın ardından jandarma tarafından gözaltına alınıp sorgulamasının ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanmıştı. Bu yüzden Ankara’ya gidilememiş, 1 Nisan’da Muğla E Tipi Ceza İnfaz Kurumu önünde Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen Baro temsilcileri eşliğinde “Esra Işık’a özgürlük” istemiyle annesi Nejla Işık tarafından basın açıklaması yapılmıştı.
O gün basın açıklamasından önce Esra Işık’ı ilk ziyaret eden CHP 27. Dönem Muğla Milletvekili Süleyman Girgin olmuş ve Onu Esra’nın annesi ile Baro temsilcileri izlemişti. O gün ayrıca Ahmet ve Gonca Köksal Aras Başkanlar ile CHP İl ve Menteşe başkanları ziyaret etmişti…
*
ESRA IŞIK VE AKBELEN ZİYARETLERİ DEVAM EDİYOR
Bu ziyaretlerle ilgili bu köşenin takipçilerinden Aslı Yokaş (Yks Asl), bundan önceki yazımda da paylaştım, Arasların örgüt başkanlarıyla ziyaretleri için sosyal medya hesabından şu yorumu yapmıştı:
“Ahmet Aras, Gonca Köksal ve Nail Kızıl cezaevi kapısında klasik kadroyu tamamlayıp ‘yanındayız’ dedi, foto verildi, vicdanlar rahatlatıldı…ama ortada toplum yok, ses yok, tepki yok. STK’lar nerede? Yoksa mücadele de protokol listesine mi döndü; herkes sırası gelince mi dayanışma gösterecek? Dayanışma ‘randevulu ziyaret’ formatına geçmiş gibi: Dört kişi gidiyor, foto veriyor, dağılıyor. Dört kişi var, toplum yok. STK yok. Ama bolca ‘yanındayız’ var.”
Yokaş’ın dediği gibi oldu!
Aras Başkanlar ile CHP örgüt başkanlarını 3 Nisan Cuma günü de CHP Muğla Milletvekilleri Gizem Özcan ve Süreyya Öneş Derici ile Cumhur Uzun ziyareti izledi. Ziyaretin ardından saat 16.49’da Milletvekili Özcan mevkidaşlarını etiketleyerek şu paylaşımı yaptı:
“Bugün Muğla Milletvekillerimiz Süreyya Öneş Derici ve Cumhur Uzun ile cezaevinde Akbelen Mücadelesinden kardeşimiz, arkadaşımız Esra Işık’ı ziyaret ettik. Esra’nın morali yüksek, iradesi dimdik, mücadele azmi güçlü. Esra’yı alacağız, Akbelen’i vermeyeceğiz. Esra'nın hepimize bir mesajı var, paylaşıyoruz!”
*
Vekillerin 3 Nisan ziyaretinden önce Milletvekili Süreyya Öneş Derici 2 Nisan’da Akbelen’de Nejla Işık ve köylülerin nöbetine ziyarette bulundu. Ziyaretin videosunu şu ifadelerde bulundu:
“Bugün burada bu nöbetin devam ettiği yerdeyiz. Nejla muhtarımla birlikteyiz. Burada herkesin bilmesini istediğimiz şey şu; Türk köylüsü, Türk milleti toprağına, vatanına, bayrağına bağlıdır. Toprağını, hayvanlarını otlattığı toprağını, dedelerinin mirasını korumak için mücadele etmektedir. Köylü Devletine saygı duyar, devletine güvenir, ama devletinin kendisine sahip çıkmasını ister. Esra Işık'ın tutuklanması hem hukuki hem vicdani değildir. Bu mücadelede devletin köylünün sesini duyması ve köylünün yanında yer alması en büyük beklentimizdir.”
İkizköy Muhtarı Nejla Işık da “Devlet biziz diyoruz. Hiç kimse bizim üstümüzden siyaset yapmasın. Bu mesele siyasette oyuncak edilecek bir mesele değil.” diye kaydetti…
Bu arada bir 3 Nisan Cezaevi ziyareti de İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun’dan geldi. O gün CHP milletvekillerinin ardından Esra Işık’ı tek başına ziyaret eden Milletvekili Ergun “Gasp yaptığı için değil, Hırsızlık yaptığı için değil, Cinayet işlediği için değil, Orman yaktığı için değil, Terör eyleminden dolayı değil, Doğayı ve zeytini koruduğu için 3 gün önce tutuklanan Esra Işık kızımızı Muğla-Düğerek Kapalı Cezaevinde ziyaret ettik. Doğayı ve zeytinü korumaya kararlılığına devam… #EsraIşıkSerbestBırakılsın #AkbelenOrmanı” diye paylaşımda bulundu.
Milaslı Milletvekili Metin Ergun’un 4 Nisan Cumartesi günü İYİ Parti Muğla İl Başkanı Cumhur Davut Akmeşe ve yönetiminin Akbelen ziyaretine katıldığı görüldü.
Aslı Yokaş haklı çıktı…
Fotoğraflar, paylaşımlar, yanındayızlar devam ediyor. Bakalım Yeniyol Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ da fotoğraf vermeye gelir mi? AK Parti Milletvekillerini beklemek tekeden süt beklemek olacaktır da ben asıl Milaslıları merak ediyorum… Bu tutuklama Yunanistan, İtalya veya İspanya’da olsaydı zeytinlik sahipleri traktör konvoyları ile cezaevi önünde buluşurlardı…
*
TUTUKLULUĞUN KALDIRILMASI İSTEMİ KABUL EDİLMEDİ
Milas’ta Akbelen Ormanı çevresinde Cumhurbaşkanlığı onayıyla Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından kamulaştırılacak alanların değerlerinin tespit edilmesi ve el koyulması için parsellerde yapılan keşfe tepki gösterenlerden İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık’ın, hakkındaki tutuklama kararına avukatları tarafından yapılan itiraz reddedildi.
İtiraz sonrası yazılı bir açıklama yapan Nejla Işık, “Ben bir anne olarak, günlerdir yüreğimde büyük bir sızıyla ama başım dik bir şekilde kızım Esra Işık’ın adalete kavuşacağı günü bekliyorum.” diyerek şunları söyledi:
“Avukatları aracılığıyla yaptığımız tutukluluğa itirazın reddedildiğini öğrenmiş bulunuyorum. Bir annenin evladından ayrı kaldığı her dakika zordur; ancak haklı bir davanın içindeyseniz, o sabır insanın yüreğine bir kor gibi düşer. Son günlerde bazı haberlerde, kızımın keşif sırasında söylediği sözlerin yargı mensuplarına yönelik olduğu ileri sürülmektedir. Bu iddiaları duyduğumda bir anne olarak acım daha da arttı. Esra’nın o günkü feryadı yargı mensuplarına değil; yıllardır evimizi, toprağımızı, gölgesinde büyüdüğümüz asırlık zeytin ağaçlarımızı birer birer yok eden, doğamızı tahrip eden şirketleredir. Esra’nın isyanı; toprağının talan edilmesine tanıklık eden bir yaşam savunucusunun, doğasını korumaya çalışan bir evladın çığlığıdır.”
Yani Muhtar Nejla Işık “Bir yanlış anlama var.” diyor…
*
TUTUKLAMANIN GEREKÇESİ KADIN HAKİME TEHDİT
Bu “yanlış anlaşılma” ifadesini Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’tan da duymuştuk… Bundan önceki yazımda paylaştığım gibi, Ahmet Aras Başkan, Gonca Köksal Aras Başkan ve il, ilçe başkanlarıyla ziyaretinden sonra yaptığı paylaşımda Esra Işık’ın tutuklanmasına neden olan olay sırasında karşısındaki kişilerin resmi heyet görevlisi olduğunu bilmediğini ifade ettiğini belirtip şöyle demişti:
“Kendisi o an karşısındaki kişilerin şirket personeli sandığını söylüyor. Burada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Sürecin kısa sürede netlik kazanmasını bekliyoruz. Yargının bu durumu düzelteceğine inanıyoruz. İlk değerlendirmede arkadaşımızın serbest kalacağını düşünülüyoruz.”
İlk değerlendirme Esra Işık’ın avukatlarının talebi üzerine yapıldı ve sonuç olumsuz…
Avukatların “tutukluluğun kaldırılması” talebinin reddinin gerekçesini bilmiyoruz, ama gerek Muhtar Işık’ın gerek Başkan Aras’ın “yanlış anlaşıldı” dediklerinin anladıkları olmadığı hafta sonunda Hayrettin Şaşmaz’ın Sabah’ta, Kenan Gürbüz’ün Muğla gazetesinde yaptığı haberden anlaşıldı. Esra Işık’ın tutuklanmasına kadın hâkimin üzerine yürümesi ve o sırada söyledikleri neden olmuş…
Meslektaşımız Kenan Gürbüz, Ahmet Aras Başkan’ın “Burada bir yanlış anlaşılma söz konusu.” ifadesinden yola çıkarak yetkililere “Tutuklamada yanlış anlaşılan ne var?” diye sormuş. Gerek Kenan Gürbüz ve gerekse Hayrettin Şaşmaz’a verilen bilgiye göre, olay sırasında Jandarma görevlileri, Esra Işık'a ‘mahkeme heyetine karşı’ tehdit ve saldırıda bulunmaması yönünde uyarıda bulunmuşlar. Ancak O görevli kadın hakime yönelik tehdit içerikli ifadeler kullanmış. “Size cehennemi yaşatacağım” ifadesini kullanmış. Bu eylemlerin yargı mensuplarının görevlerini yerine getirmesini engellemeye yönelik olduğu vurgulanmış…
*
DEM TBMM’NE TAŞIDI
Bu arada DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Akbelen direnişinin simge isimlerinden Esra Işık’ın tutuklanmasını ve ailesine yönelik haber verilmeden yapılan kamulaştırma işlemlerini TBMM gündemine taşıdı. Koca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, söz konusu uygulamaların hukuki dayanağını sordu. Önergede şu sorular yer aldı:
“Bir hukuk devletinde ‘gizli keşif’ talimatını kim verdi? Kaçma şüphesi yokken Esra Işık neden tutuklandı? Yaşam savunucularını hedef gösteren siyasi söylemlerle yargı kararları arasında eşgüdüm mü var? ‘Görevli memura mukavemet’ suçlaması bir şablon gerekçe mi? Çevre talanına hoşgörü, direnişe sıfır tolerans politikasının açıklaması nedir? Aileye ait eve yapılan kamulaştırma işlemi bir gözdağı mı? Esra Işık derhâl serbest bırakılacak mı?”
Bakan Gürlek bu sorulara ne yanıt verir, yanıt verir mi bilmiyoruz. Ancak gelişmeler son sorunun olumsuz olduğunu gösteriyor. Anlaşılan tekli, üçlü, dörtlü, randevulu ziyaretler ve fotoğraflı paylaşımlar devam edecek…
*
Noktayı Milletvekili Derici’nin sözleri ile koyalım: “Bu mücadelede devletin köylünün sesini duyması ve köylünün yanında yer alması en büyük beklentimizdir.” … Evet genç kızımız Esra Işık’ın “Size cehennemi yaşatacağım” sözü maksadını aşmış olabilir. Tabii O da bu yüzden tutuklandığı için “Sizin hiç ata mirası toprağınıza el kondu mu?” diye sorabilir…
Umarım bu dosyada “Hukuk ve Toplum vicdanı arasındaki mesafenin” daralmasını yaşarız…
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ: Ukalâ takımı öylesine becerikli olmaya alışmıştır ki cahillerin bile gördükleri apaçık şeyleri görmemenin bir yolunu bulur. --René Descartes