Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer'in paylaştığı son ölçümler Türkiye'yi çevreleyen sulardaki vahim tabloyu gün yüzüne çıkardı. Küresel deniz suyu sıcaklıkları ortalama bir buçuk derece artarken Marmara Denizi'nde bu oran iki buçuk dereceyi bularak adeta kaynama noktasına yaklaştı. Marmara'da hızla büyüyen müsilaj tehlikesi ve bozulan ekosistem, gözleri doğrudan su alışverişinin yaşandığı Ege Denizi'ne çevirdi.
MARMARA'DAKİ YÜKSELİŞ TURİZMİ VURACAK
Tecer deniz suyu sıcaklığındaki bu anormal yükselişin turizm sektörünü doğrudan sarsacağını savundu. İnsanın sudaki konfor aralığının yirmi dört ile yirmi altı derece arasında bulunduğunu hatırlatan uzman isim süreci bütün ayrıntılarıyla anlattı.
Tecer tehlikeyi, "Yaz mevsimi geliyor. Yerli ve yurt dışından gelecek turizmciler, turizm sektörümüzü canlandıracak. İnsanların deniz, kum, güneş turizminin başlayacağı döneme giriyoruz. İnsanın deniz suyu sıcaklığıyla alakalı olarak konfor aralığı 24 ile 26 santigrat derecedir. Bu 24 derecenin altında vücut üşür. 26 derecenin üzerindeki sıcaklıkta ise sıcaklanır. Biz denize serinlemek için girerken aslında 29 santigrat derecenin üzerindeki sıcaklıklar bir bunaltıcı ve boğucu etki yapar. Bu da insan sağlığını ve insan konforunu etkileyen bir durumdur. Bu turizmi ciddi anlamda etkileyebilecek bir sonuç doğurur" sözleriyle açıkladı.
EGE DENİZİ DE ISINACAK MI?
Marmara'yı sarsan yüksek ısınma trendi Ege havzasında da kendini ağır biçimde gösteriyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri Ege Denizi'nde elli yıllık toplam sıcaklık artışının iki dereceye ulaştığını belgeliyor. On sekiz yıllık uydu analizleri bölgedeki suların her on yılda ortalama yarım derece ısındığını kanıtlıyor.
Ege Üniversitesi araştırmaları geleneksel olarak serin bilinen Kuzey Ege ile Trakya kıyılarının artık bölgenin en kırılgan noktası haline geldiğini doğruladı. Kış aylarında on yılda bir dereceyi aşan ısınma hızları Ege havzasının Marmara ile benzer bir ekolojik yıkıma doğru sürüklendiğini ortaya koyuyor.
İSTİLACI TÜRLER KUZEYE YAYILIYOR
Suların giderek ısınması Ege'nin oksijen deposu sayılan deniz çayırlarını geri dönülmez biçimde eritiyor. Yerel türlerin yuvası olan bu alanlar kaybolurken sıcak suları takip eden yeni canlılar ekosistemi bütünüyle işgal ediyor.
TÜBİTAK raporları Süveyş Kanalı üzerinden gelen aslan ve balon balıklarının Ege'nin suları ısındıkça hızla kuzeye tırmandığını belgeliyor. Bu yırtıcılar levrek ve çipura gibi ticari değeri yüksek türlerin larvalarını tüketerek yerli balıkçılık sektörünü derinden sarsıyor.
DENİZ İLKBAHARI ERKENE KAYIYOR
Avrupa iklim projeksiyonları Ege havzasını ekstrem deniz ısı dalgalarına karşı en savunmasız alanlar listesine ekledi. Copernicus İklim Değişikliği Servisi verileri yüzyılın ortasına doğru bölgede şiddetli dalga gücü artışı ve bir buçuk metreyi bulabilecek fırtına kabarmaları öngörüyor.
Sıcaklıkların erken yükselmesi Güney Ege'de deniz ilkbaharını her on yılda kırk gün erkene çekiyor. Yüzme sezonu on yedi güne kadar uzasa bile yaşanan bu ani takvim değişimi deniz canlılarının doğal üreme döngüsünü tamamen parçalıyor.




