"Okuduklarım,yaşadıklarım beni düşünmeye itiyor, beni kendime, iç dünyama bakmaya zorluyor.Düşüncenin imbiklerinden süzülen her öz beni insana götürüyor aslında. Bütündeğişkenlerin en değişkeni aslında insan değil mi? Atomun parçalanması bileinsanın zihninde anlama kavuşuyor."

Okuduklarımdananladığım bir şey var. O da her yaptığım okumada bu dünyadaki bir nefeslikömrümde keşfedilecek o kadar çok şey var ki. Okudukça eksikliğimiz artıyor birbakıma. Tamamlanma ihtiyacımız peşimizi bırakmıyor. Kitaplar, sayfalar,cümleler ardı ardına geldikçe okuma yolculuğumuz çok keskin virajlardangeçmemizi sağlıyor.

Yaşadıklarımdanöğrendiğim bir şey var. Ne okuyorsan oku yaşamadıktan sonra hiçbir anlamı yok.Kitapların kaynağına inmedikçe yaşamanın asli varlığını idrak edemiyorsun. İşteöyle bir şey dedirtiyor sana yaşadıkların. Oysa düşüncelerine yol gösterenokuduğun her cümle bir yaşanmışlığın neticesi değil mi? Düşünmenin temelindeinsan var olduğu hayatı anlamlandırmaya çalışmıyor mu?

Okuduklarım,yaşadıklarım beni düşünmeye itiyor, beni kendime, iç dünyama bakmaya zorluyor.Düşüncenin imbiklerinden süzülen her öz beni insana götürüyor aslında. Bütündeğişkenlerin en değişkeni aslında insan değil mi? Atomun parçalanması bileinsanın zihninde anlama kavuşuyor.

İnsandünyanın varlığına hükmetmeye çalışmıyor mu? Diğer canlılar kendi hallerindedünyadaki varlıklarını sürdürürken sadece insan dünyayı seyre dalıyor. Sonundahayret ki hayret. Bu hal ya dehşete düşürüyor insanı ya şükre. İnsan o hayretsonucu düşünmeye başlıyor. Düşün babam düşün. Sonu nereye varacak bunun.

Birsonu var mı? Yok! Çünkü insanın dünyadaki varlığı o kadar kısa ki. Bu birsilsile aslında yani tamamlanma. Kuşaklardan kuşaklara taşınan emanetler birbakıma. Ya da miras.

Okuduklarımdananladığım bir şey var. Benim bu kısacık fani varlığımda yapacağım o kadar çokşey var ki. Varlığım geçmişten bana kalan emaneti geleceğe taşımak. Tabiokuyan, sorgulayan her insandan bu bakışa sahip olmasını bekleyemezsiniz.Değişkenlerin en değişkeni insan neresinden tutacak kendisine taşınan busilsileyi.

İstergüneşin doğuşunu seyredecek, ister güneşin batışını ya da arafta kalacak seyrindışına çıkacak. Diğer varlıkların halince bakacak dünyayı.

Ağlamakve gülmek arasında tamamlanan zıtlıklar arasında seçimini yapacak insan. Belkiimtihan dünyasında görecek kendini. Kendi içinde aydınlanmayı bekleyecek. Ya dakendisine verilen bu kısa zamanın hakkını vermek isteyecek. Dünya varlığınıdoya doya yaşamak isteyecek.

Okumak,yaşamak ve düşünmek arasında hep yarım bırakılmış alış verişler. Hesabı ödemekmümkün değil. Ama insana has bir türlü sahip çıkılamayan iradeyi ortayakoyduğunda gölgesine sığınılacak bir insan varlığı hesabı toptan ödeyebilir mi?Yaşananların kayda geçirildiği yazılanlar bunlarla sarmıyor mu bizleri.

Bizedüşen sadece okumak, düşünmek ve yaşamak. Manasınca, hallince yaşamak.Yaşadığın her ana sahip çıkmak.

Dünedair söylenecekler söylendi ve yazıldı. Bugüne ait yaşananlar yaşanmakta vekaydedilmekte. Gelecekse soru işareti. Soru işareti aslında ne kadar çekicigeliyor değil mi insana? Yazılacak, okunacak ve de yaşanacak neler var? Umutsuzkalmayalım. Küreklere asılmaya devam.