Rahmetli Kemal Derviş'inekonomi programında bazı hususlar bana çok ters gelmişti. Bankalara elkonulması çok keskin olmuş, kurtarılabilecek bankaların da yükü halkımızayansıtılmıştı.

Ayrıca ekilmeyen tarlalara ödemeleryapılmıştı.

Dönemin Merkez Bankası BaşkanıSüreyya Serdengeçti ile sohbet fırsatını yakalamış ve "Bu program doğru muydu?"diye sormuştum.

Sayın Serdengeçti, krizdönemlerini atlatmak için çok sayıda program çeşidinin olduğunu, Kemal Derviş'inkininde bunlardan biri olduğunu anlatmıştı.

Ekonominin patronu MaliyeBakanı Mehmet Şimşek de yeni bir programla karşımıza çıktı.

Tüm toplum kesimlerinin canıyanıyor ve biraz daha yanacak görünüyor. Ama sayın Şimşek'in ülkemizi tanıyanve ayakları yere basan programını desteklemekten başka seçeneğimiz de yok.

"Faiz sebep, enflasyonsonuçtur" teorisinin temelinde ülkemize gelen portföy yatırımlarının, aşırıkarla geri dönmesine yönelik bir tepki vardı. Ancak toplum hızla dolarize olduveya altına yöneldi.

O dönemde Kur KorumalıMevduat, dövizi frenledi. Ama yıllık 8 milyar dolar altın ithal eden ülkemiz,birdenbire 30 milyar dolar altın almaya başladı.

Hepimiz gördük ki, politikafaizinin düşürülmesi, başka arazlar verdi.

Şimdi herkesin zorunlufedakarlık dönemi. Eğer bireysel refahımızı düşünürsek, enflasyon sarmalıiçinde boğulabiliriz.

Yerel seçimlerde siyasiiradenin popülist ekonomik politikalar uygulaması tedirginliğini yaşıyoruz.

Halbuki yerel seçimlerde,yerel yöneticiler seçiliyor. Bu seçimlerin genel politikaya dönüştürülmesi,ekonomimizde daha büyük açmazlara sebep olacaktır.

Her parti halkının refahı vemutluluğu için çalışır. Siyasetçilerimiz, halkın daha büyük şoklara dermanınınkalmadığını bilmelidir.