Dünyamız 4,5 milyar yıldır var.

Dinozorlar dünyada 433 - 423 milyon yıl önce yaşıyorlarmış.

Dinozorlar günümüzden 66 milyar yıl önce yok olmuşlar.

İnsanların tarihi derinliğine gelirsek.

Göbeklitepe'de son yıllarda bulunan kalıntılar ile insanlık tarihinin derinliği 12 bin yıla ancak çıktı.

Bazı ilim insanları insanların 300 bin yıldır dünyada var olduğunu iddia ediyorlar.

Şimdi hesap yapalım..

Dünyamız 4,5milyar yaşında.

Dinozorlar da 400 milyon yıl önce dünyada yaşıyorlarmış.

Bunun anlamı,  dünyada yaşam ortamının o tarihlerde var olduğudur.

Dinozorlar bir meteor çarpması ile günümüzden 66 milyon yıl önce yok olmuşlar.

400 milyon yıldır yaşam ortamı olan bir gezegene bir meteor çarpıyor, yasam ortamını yok ediyor.

Yasam ortamının tekrar var olabilmesi için 1 milyon yıl geçtiğini kabul edelim.

Böylece günümüzden 65 milyon yıl önce dünyada tekrar yaşam ortamı var olmuş olsun.

Peki, neden insan 300 bin yıldır Dünyada var olmuş olabilsin?

Bana göre,  insan en az 1 milyon yıldır dünya da var ve yaşıyor.

Eserler bırakıyorlar.

Atalarımızın bıraktığı çelik, krom, demir, ahşap gibi malzemeler ile yaptığı eserler  2 bin yılda erozyon, korozyon  ile yok olurken, taş ile yapılan bazı eserler hâlâ varlıklarını devam ettiriyorlar.

Biz ise, tarihimizin 12 bin yılını ancak son 20 yılda öğrenebildik.

Geride kalan yıllar zifiri karanlıkta duruyor.

Şimdi düşünelim..

Düşünüyorsam varım, demiş atalarımız.

Önce peygamberlere bir göz atalım.

Hz.İbrahim,  Hz.İsmail, Hz. İshak, Hz. Yakup, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. Davut, Hz.Süleyman ve Hz.İsa tarihte iz bırakmış peygamberlerdir.

Bu ulu kişilerin hiç birinin dünyada mezarları yok.

Mezarı olan tek Peygamber Hz. Muhammed'dir ve mezarı Medine şehrinde bulunmaktadır.

Bu gerçeği nasıl izah edeceğiz?

Mezarı olmayan peygamberler, karanlık cağ dediğimiz ve Göbeklitepe'den önce yaşamış atalarımızdan kalan hikayelerin kahramanları olamazlar mı?

Çağımızın insanı, yakın tarih olan son 6 bin yılın  Sümer, Mısır, Eti, Hatı, Hind, Pers, Yunan ve Roma uygarlıkları üzerinde devamlı tepinerek adeta patinaj yapıyoruz.

Hatta tarih konusunu iddiaya çekmiş  "Benim tarihim, senin tarihini döver" iddiasıyla, algıyla  insanlığı adeta elekle su taşıtıyoruz.

Karanlıkta kalan uzun insanlık tarihi üzerinde düşünmek ve günümüze ulaşan dini metinler,  mitolojik masallar, hikayeler  ve atalarımızın taş ile yaptığı eserlerden atalarımızın gerçek tarihini öğrenme vakti gelmedi mi ?

İlk önce son 6 bin yıl üzerinde tepinmekten vaz geçmemiz gerekiyor.

Benim gördüğüm şudur;

Karanlıkta kalan insanlık tarihini ve hikayelerini ilk fark eden bazı insanlar, bizi binlerce yıldır uyutuyorlar ve bu işin ticaretini 6 bin yıldır yapıyorlar...

Düşünme ve uyanma zamanıdır..

İnsan ve tarihi o kadar derin ki, 12 bin yıl daha dün gibi.

Bu neden ile kimsenin kimseye bir üstünlüğü de yok, önceliği de yok...