“Hankızı Natevan, tahtta bulunduğu dönemde öncelikle bir kadın lider olmanın getirdiği problemlerle mücadele etmiş ve aynı zamanda Hanlığın yönetimine dair bir dizi ıslahatlar gerçekleştirmeye çalışmıştır. Natevan, Karabağ Hanlığı’nın son varisi olarak hem hanlığın başkenti Şuşa’nın ve Şuşa çevresindeki Hanlık arazilerinin yönetimiyle meşgul olmuş hem de Şuşa’da “Meclis-i Üns” (1867-1897) adı verilen edebi meclisinin inkişafında önemli rol oynayarak, burada içtimai-felsefi mazmunlu şiirlerin müzakere edilmesini sağlamıştır.”

Bu satırlar bir Azerbaycan kadını olan Hurşidbanu Natevan için Türk Edebiyatı dergisinde yazılmış. İlgili dosya konusu üzerine hayli düşünmeye değer. Natevan özelinde günümüz Türk kadını nasıl olmalı sorusuna ışık tutar.  

Natevan yukarıdaki satırlara dayanarak nasıl bir kadındır onu anlamaya çalışalım. Belirtildiği gibi kendisi Karabağ Hanlığının son varisidir. Islahatçıdır. Yönetim becerisi vardır. Eğitimin ve medeniyetin yayılması için çalışmıştır. Toplum yararına olacak işlere öncülük etmiştir. Bunların yanında bir fikir insanıdır. Kurduğu edebi meclislere liderlik etmiştir. Onun liderlik ettiği meclislerde Azerbaycan Türkçesi, Farsça, Çağatay Türkçesiyle çok değerli manzumeler doğmuştur. Sevgiden, inancından, manevi duygulardan ve insanın öz varlığından beslenmiştir. “Dostluk” üzerine çokça durmuştur. İşte böyle bir isimdir Natevan. Günümüz yaşamında Natevanlar özlemi çoğalmaktadır. Çünkü vasatlık her şeyi sardığı gibi kadını da sarmıştır. Meclislerde söyleşen, hanlık yöneten bir Natevan, yiğit Ertuğrul Gazi’yi dünyaya getirip yetiştiren Hayme Ana, vatan kahramanı Nene Hatun, inanç ve irade sahibi Elif’in Kağnısındaki Elif, Anadolu ajansının kuruluşuna ön ayak olan Halide Edip Adıvar özlemidir bu.

Türk Edebiyatı dergisi, sayı 602, Aralık 2023