Yazılı ve görsel medyaya bakarsanız, Dünya'mızın yeni bir çağın arifesinde olduğunu görürsünüz.
Bu büyük oyunu kuran ve oynatanları iyi bilmek gerekiyor.
Bu oyunun ABD, AB, İngiltere, Çin, Rusya, Hindistan, İran ve Türkiye arasında oynandığını sanıyoruz.
Dünyanın en zengin kişileri olarak bize sunulan Elon Musk, Bill Gates, Jeff Bezos ve Mark Zuckerberg gibi insanları sanıyoruz.
Yaşadığımız olayların arka planında ABD'de ve İngiltere'de yaşayan büyük Yahudi aileleri bulunuyor.
Bu aileler hiçbir zaman sahneye çıkmazlar.
Bu büyük ve zengin Yahudi ailelerinin bir kesimi, İngiltere'de "City of London" diye bahsedilen 2,9 km² büyüklüğündeki finans bölgesinde faaliyet gösterirler.
City of London bölgesi özerk bir bölgedir.
Kendi yasaları, kendi belediye başkanı ve kendi polis teşkilatı vardır.
Dünya ekonomisi adeta buradan yönetilir.
MS 70 yılında Kudüs'ten sürülen, tapınakları yıkılan Yahudiler, dayanışma ile zaman içinde çok zengin oldular.
Yahudiler, yaşadıkları ülkelerde bankerlik ve ticaret yaparak asıl hedeflerine inanç ve inatla yürüdüler.
Her cumartesi günü sinagoglarda toplanarak, nasıl işbirliği yapıp hedeflerine ulaşabileceklerini tartıştılar.
Arkalarında ABD'de ve City of London'da yaşayan zengin Yahudi aileleri vardı.
Yahudiler, hedeflerine ulaşmak için bazı kararlar aldılar.
Hedeflerinde, Vadedilmiş Toprakların Osmanlı Devleti elinde olmasından dolayı Osmanlı İmparatorluğu vardı.
Siyon (Kudüs)'a ulaşmak için Siyonizm Teşkilatını kurdular.
MS 1948 yılında City of London sakinleri ve İngiliz Hanedanı'nın yardımı ile Kudüs'e büyük ölçüde kavuştular.
Sonra da Vadedilmiş Toprakların peşine düştüler.
Büyük Yahudi aileleri, Vadedilmiş Toprakların peşinde olan sıradan Yahudileri, "Siz köylüsünüz. Siz Vadedilmiş Topraklar ile yetiniyorsunuz. Bu hedef bize yetmez. Biz tüm Dünya'nın peşindeyiz ve mutlaka hedefimize ulaşacağız." diye aşağıladılar / aşağılıyorlar.
Bu büyük hedefe ulaşmak için zengin Yahudiler, Siyonist Teşkilatı ile harekete geçtiler.
Siyonist Teşkilatı, 22 maddelik prensibini 1896 yılında yayınladı.
Her Yahudi bu 22 maddelik prensibe uymakla yükümlü idi.

Yahudiler, ABD'nin dışındaki eski Dünya'da yaşadıkları ülkelerde azınlıkta oldukları için bu 22 maddeyi taviz vermeden uyguladılar / uyguluyorlar.

Bu 22 madde şöyledir:

  1. Genç nesillere ahlak dışı telkinler yapmalı.
  2. Aile hayatını yıkmalı.
  3. İnsanları aşağı sınıflara ezdirmeli.
  4. Sanatı zayıflatmak, edebiyatı müstehcen ve şehvetli bir hale sokmalı.
  5. Manevi değerlere saygıyı yıkmalı, hürmetle anılan kimseler hakkında rezilce hikâyeler uydurulmalı.
  6. Hudutsuz bir lüks, baş döndürücü modalar icat etmeli, çılgınca sarfiyat teşvik edilmeli.
  7. Kalabalıkların vakitleri eğlenceler ve oyunlarla oyalanmalı, herkes düşünmekten alıkonulmalı.
  8. Aşırı doktrinlerle (düşüncelerle) fikirler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalar yaratılmalı, sosyal sınıflar arasında kin ve güvensizlik yaratılmalı.
  9. Aristokratlara müthiş vergiler koyarak onları bunaltmalı, aralarına kin ve güvensizlik saçmalı.
  10. İşverenlerle işçilerin arası bozulmalı, grevler, sabotajlar tertip edilmeli.
  11. Yüksek tabakanın manevi etkisini her çareye başvurarak kırmalı.
  12. Sanayinin, ziraatı ezmesine imkân vermeli, böylece köylü sınıfı ortadan kaldırılmalı.
  13. Saçma düşünceler ortaya atarak halk, uygulanmayacak fikirlerle dolambaçlı (çıkmaz) yollara yönlendirilmeli.
  14. Hayat pahalılığını körüklemeli, ücretleri artırmalı.
  15. Uluslararası meseleler ortaya atarak milletler arasında kin ve nefret tohumları serpmeli.
  16. Milletlerin geleceklerini, tahsil ve terbiyeden yoksun kimselerin ellerine bırakmalı.
  17. Bütün hükümet şekillerini değiştirmeli, birçok sırları ifşa etmeli.
  18. Demokratik hükümet tarzlarından diktatörlüğe gidilmesi sağlanmalı.
  19. Siyasi, ekonomik buhranlar yaratılmalı, servetleri yok edilmeli.
  20. Mali istikrarı bozmalı, ekonomik krizleri çoğaltmalı, dedikodular ile enflasyonlara yol açmalı, "altını" belirli ellerde toplamalı, büyük sermayeleri felce uğratmalı.
  21. Hükümetlerin sonunu hazırlamalı, insanlığı acı ve yoksulluk içine atmalı.
  22. ULUS ve DÜNYA BASININI ELE GEÇİRMELİ.

Not: Dünya basınını elimize geçirmedikçe yaptıklarımız boşunadır.
Ulusları aldatmak ve köleleştirmek için bütün dünya gazetelerine sahip olmalıyız veya tesir etmeliyiz.

Bu bildirinin altında Yahudilerin milli kahramanlarından Teodor Herzl'ın imzası bulunmaktadır.
1896 yılında kaleme alınan bu bildiriyi okuduktan sonra bir daha düşünerek geçmişimizi ve günümüzü anlamaya çalışmalıyız.
2023 - 2025 yılları arasında Yahudilerin Gazze Şeridi'ndeki soykırımını gördükten sonra, uyanmayanlar var ise, sözün bittiği yerdeyiz demektir.