1966 yılındaSüleyman Demirel hükümeti, 775 sayılı " Gecekondu önleme " yasasıçıkarmıştı.

775 sayılıyasayı İmar-İskan Bakanlığı Mesken Genel Müdürlüğü uyguluyor idi.

775 sayılıyasanın hedefi, maliye hazinesi arazileri ile devletin hüküm ve tasarrufualtında bulunan arazilerin imar planlarını yapmak, bu planları uygulayarak imarparselleri üretmek, evi olmayanlara kura ile dağıtmak idi.

Ayrıca, bualanların alt yapılarını yapmak da, 775 sayılı yasanın görev alanına giriyordu.

Mesken GenelMüdürlüğünde Harita-Kadastro Mühendisi olarak beş yıl çalıştım.

Birçok şehrincivarındaki hazine arazileri üzerinde çalışarak arkadaşlarımla imar parselleriürettik.

Proje harikagörülüyordu.

Ancak, buprojeye karşı çıkanlar da vardı.

Bir grup insan," Hazine arazilerini kendi seçmenlerine peşkeş çekiyorlar " diyeşikayet ediyordu.

Bazı teknikkişiler de " Hazine arazilerinde yapılan bu alt yapılara sarf edilenparalar ile birçok fabrikalar kurulur, paralarımızı dağa taşa yatırıyorlar" diye sert eleştiriler yineliyorlardı.

Hatta, aynıbakanlığa bağlı Planlama İmar Genel Müdürlüğü, Mesken Genel Müdürlüğününyaptığı halihazır harita ve imar planlarını onamamak için elinden geleniyaparak, yapılan işlerin gecikmesine neden oluyordu.

Yani MeskenGenel Müdürlüğü ile Planlama İmar Genel Müdürlüğü çalışanları, Genel Müdürlükmilliyetçiliği yapıyorlardı.

Sonuçta 775sayıl yasa uygulanamaz bir hale geldi.

775 sayılı yasanınbu hale gelmesinde, 12 Mart 1971 askeri darbesinin de katkısı vardı.

Hazinearazilerinin planlaması aksayınca bu araziler gecekondu ağalarının talanınauğradı ve büyük şehirlerimiz başta olmak üzere birçok şehrimiz gecekondumahalleleri ile adeta kuşatıldı.

Hatta bukuşatmaya Yeşilçam'da çekilen Türk filmleri de katkıda bulundu.

O zamanlargecekondu konulu filmleri izlerken " Bu filmleri çekenler neden böylefilmler çekiyorlar, devlet neden bunları uyarmıyor " diye düşünmüşümdür.

Olan olmuş,yapacak bir şey yok.

Geldik bugünlere.

Taaa ogünlerden kalan bir hastalığımız var.

Milletçe imarplanı yapımına karşıyız ( Bu konuda Yeşilçam'ın katkısı olduğuna inanıyorum)..

Bir yerde imarplanı yapılıyor ise, hemen " Rant peşinde koşanlar " suçlaması ilesuçlanıyorsunuz. ...

Dargelirlilerin konut ihtiyacını karşılamak için, devletimiz, tekrar kollarısıvamışa benziyor.

Bu projeninbaşarıya ulaşması için öncelikle eleştirilere kulak asmadan hazine arazilerininimar planlarının yapılması gerekiyor.

Öyle bir çağda yasıyoruzki, artık iş yerine gitmeden çalışmak mümkün.

Her yerde hertürlü elektronik ve iletişim alt yapı var.

Yeni mahalleleröyle yerlerde oluşturulmalı ki, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalyaillerinin dışında olmalı.

İstanbul'unnüfusunu 18 milyondan 25 milyona çıkarmanın hiç bir anlamı yok.

İnsanlarboğazı, adaları ve tarihi çok seviyorlarsa, İstanbul'dan daha güzel bir ilimizdaha var.

O şehrimizinadı da, Çanakkale şehridir.

Çanakkaleşehrini öyle bir planlayalım ki, İstanbul şehri gölgede kalsın.

Plânlı birÇanakkale şehri, plansız, kacak yapılar ile şekillenen İstanbul'u gerçektengölgede bırakır.

Yaparsak olur,yapamaz isek olmaz.