19 Aralık 2024 Perşembe günü Kahire'de Kalkınmakta Olan Ülkeler Toplantısı yapıldı.
Kahire'deki D - 8, toplantı sonrası, D - 10'a dönüşecek.
İlerde D - 10'un ortak sayısı daha da artacağa benziyor.
Bu projeyi, rahmetli Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan 1997 yılında başlatmıştı.
19 Aralık 2024 Perşembe günü Kahire'de toplanan D - 8 toplantısına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 Aralık 2024 Cumartesi günü Muğla'da olacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Muğla'da D - 8'den sonra yapacağı ilk konuşma çok ilginç olacaktır.
Bir gün önce Lübnan Başbakanı Mikati, Ankara'ya ziyareti sırasında "Önce Allah'a, sonra da Türkiye Cumhuriyeti'ne güvenmeyi öğrendik" diye tarihi bir söz söyledi.
Gazze ve Güney Lübnan savaşı ile Suriye olayı bardağı taşıran son damla oldu ki, mazlum ülkeler bir araya gelmeye başladılar.
D - 8 birliği, teknolojiyi ve genç nesillerin yaratıcı gücünden yararlanmayı öne çıkarma kararı aldılar.
Türkiye'deki "Teknofest" gibi organizasyonların tüm mazlum ülkelere yaygınlaştırılarak gençlerin yaratıcılıklarından yararlanmak isteniyor.
Bu güne kadar, dinlerin ritüelleriyle gizlenen bataklık kumarına benzeyen bir oyunun gölgesinde yaşadık.
Kafamızı kaldırıp "Neden bu kadar birbirimize düşmanız?" diye yeterince sormadık.
Tevrat, yani Yahudilerin kutsal kitabı, "Yahudilerin efendi olduğunu, diğer insanların ise Yahudilerin kölesi veya hizmetçisi" olduğunu söylüyor.
Ve devam ediyor: "Yahudi olunamıyor, Yahudi doğulur" diyordu.
Hz. Musa'nın On Emir'i güzel emirlerdi.
On Emre uyan insan "İyi insan" demekti.
Ama bazı Yahudi din adamları (Kohenler), On Emir'i bencilce yorumlayarak On Emrin ancak Yahudiler arasında geçerli olduğunu iddia ettiler.
Kohenler, On Emri, "Yahudiler, diğer insanlara karşı On Emre uymayabilirler ve onlara karşı ikiyüzlü davranabilirler" diye yorumladılar.
Hz. İsa, bu tavra itiraz edince, onu Roma Valisi Pontius Pilatus'a "Bozguncu" diye şikayet ettiler ve Hz. İsa'nın idamına sebep oldular.
M.S. 50 - 65 yılları arasında Yahudi inancı, Tarsuslu Haham olan Saul tarafından yeni bir din haline dönüştürüldü.
Bu yeni dinin ilk temelleri, Antakya şehrimizde atıldı.
Sonradan "Tarsuslu Paulus" adını alan bu Haham, yeni dinin adeta Peygamberi idi.
Yahudilikteki "Yahudi olunmaz, Yahudi doğulur" kuralı ile domuz eti yeme yasağı ve sünnet olma şartlarını kaldırarak, yeni bir inanç yarattı.
Yeni dinde, Hz. İsa Tanrı'nın oğlu idi ve böylece İsa da Tanrı olarak kabul edildi.
Yeni dinde, "Baba, Oğul, Kutsal Ruh" üçlemesi ile istavroz çıkarılarak ibadet ediliyordu.
Yeni din, Roma İmparatorluğu topraklarında hızla yayılmaya başlamıştı.
Bunu gören Roma İmparatoru Konstantin, yeni dine istediği şekli vermek için, Roma sınırları içinde yaşayan yeni din adamlarını toplantıya çağırdı.
M.S. 325 yılında İznik şehrimizde Roma İmparatoru Konstantin önderliğinde toplanan din adamları, İsa'nın Tanrı'nın oğlu olduğu kabul ettiler.
İznik Konsili'nden sonra son şeklini alan yeni din Hristiyanlık, Roma İmparatorluğu'nun resmi dini olarak da kabul edildi.
Bu kabulleniş bazı insanlar tarafından kabul görmedi.
Ancak Roma İmparatorluğu'nun hışmından korktukları için seslerini pek çıkarmadılar.
Aradan 260 yıl geçmiş ve 610 yılında Arabistan çöllerinden bu kabullenişe ilk itiraz yükseldi.
Ortaya yeni bir din çıkmıştı.
Yeni din, insanların eşit ve kardeş olduğunu, kimsenin kimseden üstün olmadığını ve Hz. İsa'nın da herkes gibi normal bir insan olduğunu iddia ediyordu.
Yeni din, Hz. İsa'nın Allah'ın sevgili bir kulu ve Peygamberi olduğunu da iddia ediyordu.
Yeni dinin Peygamberi Hz. Muhammed idi ve yeni dinin adı "İslam" idi.
Böylece;
1 - "Biz efendiyiz ve Rab'bin seçilmiş kavmiyiz. Rab, bize Nil ile Fırat arasındaki toprakları bize vaat etti." diyen Yahudiler.
2 - "Hz. İsa, Tanrı'nın oğlu ve o da Tanrı'dır." diyen Hristiyanlar.
3 - "İnsanlar kardeştir ve Hz. İsa da bir Peygamberdir." diyen Müslümanlar arasında, dünyamız adeta üçe bölünmüş oldu.
Böylece, bu üç din arasında gizli ve açık kavga ve savaşlar başladı. Geldik bu günlere.
Bu üç dinin önde gelenleri ritüelleri değiştirdiler, ama temel inançlarından hiç taviz vermediler/veriyorlar.
Her üç din adamı, "En doğru inanç, benim inancım" diye hala iddia ediyorlar.
Teknoloji ve zenginlikte öne çıkan Yahudi ve Hristiyan dünyası karşısında Müslüman dünyası da son günlerde aralarındaki sorunlara çözüm bulmak ve iş birliğiyapmak için 19 Aralık 2024 Perşembe günü Kahire'de onuncu kez toplandılar.
Bakalım neler olacak?
Ölümlü insan, 21. asrın ilk çeyreğini bitirmek üzere, uzaya çıkmış, bunca teknoloji üretmiş, ama bir türlü bir noktada buluşamıyor ve uzlaşamıyor.
"Biz Rab'bin seçilmiş kavmiyiz. Biz efendiyiz, diğer insanlar bizim kölemizdir" diyen Yahudi inancı mı haklı?
"İnsan, insanın kurdu dur." diyen Roma kültürü üzerine, İznik Konsili'nde kurulan Hristiyan inancı mı haklı?
Yoksa "İnsanlar eşittir ve kardeştir. Mazlumların da yaşamaya hakkı vardır. Zalime karşı duracaksın." diyen İslam inancı mı haklı?
Yaşayıp göreceğiz…