Allah'aşükür yangınlar bitti.
29Temmuz ile 13 Ağustos arası günler neydi öyle!...
Biryandan hava sıcaklığı, öbür yandan yangın ateşi!...
Hammaddi hem manevî olarak kavrulduk dostlar.
İnşallahbu sene yaşadığımız yangın felaketinden ders çıkarırız da gelecek yaza kadaryangın önleyici tedbirler başta olmak üzere her türlü tedbir alınır veormanlarla beraber yaban hayatının kimsesizleri yanmaz.
"Yabanhayatının kimsesizleri" dedim de aklıma geldi. Geçenlerde (27.07 2021 günü) busütunda domuz besleme hikâyemi yazmıştım. Hani domuzlara yiyecek atıyordum daiki tane "sosyete çevrecisi" beni çevreyi kirletmekle suçlamışlardı dacevaplarını almışlardı ya!. İşte o hikâyemi hatırlayın lütfen. Ben o olayıyaşadığımda büyük yangınlar başlamamıştı ama bizim yazlık civarında 30-40 kadaririli-ufaklı domuz sürüsünün beslenmek için yırtındığını ve bizlerin de mutfakartıklarını domuzlara verdiğimizi 27 Temmuz'da yazmıştım; ertesi gün Manavgatyangını patladı; takip eden günlerde de Muğla yangınları.
Maalesef15 günde büyük alanlar kül oldu. Ağaçlarla beraber yabani hayvanlar da yanaraköldü. (Allah hiçbir canlıya yanarak ölüm yaşatmasın.)
Ogünlerde domuzların yiyecek sıkıntısı çekmelerine işaret etmiştim; yangındansonra habitatları yok olan ve zaten beslenme sıkıntıları çeken başta domuzlarolmak üzere yabani hayvanların beslenmesi, bireysel sorumluluğu aşan bir desteğigerektirir. Şehir ve köy yakınlarındakiyangınlardan etkilenen domuzlar ve dağ keçilerinin beslenmesi için Vilayet,Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri ile muhtarlıklar el elevermeli, gönüllülerin de katkısıyla bunların beslenmeleri sağlanmalıdır. Elbette yabanıl beslenmeye alışmış hayvanların insan eliyle beslenmesi çokzordur ama kül ve topraktan başka bir şeyin kalmadığı dağ başlarında,yamaçlarda ve düzlüklerde aç dolaşan hayvanların beslenmesi şarttır. Yoksa yaölecekler veya saldırganlaşacaklardır. Ölmelerine de saldırganlaşmalarına dafırsat vermemek lazımdır. Bunun için yapılması gereken ilk iş, Doğa Koruma ve Millî Parklar ve Tarım İl müdürlükleri ile birimlerinveteriner şubelerinin harekete geçmeleri ve etkili beslenme noktaları bularakişe başlamaları gerekir. Üniversitemizde Dr.Yasin İlemin , yaban hayatı konusunda tecrübeli bir öğretim üyesidir; ondanistifade edilerek nitelikli bir beslenme sistemi kurulmalıdır.
Devlet, bütünkurumlarıyla, "kimsesizler" için vardır daha çok. İnsan "kimsesizler"in derdineçare üreten devletimizin, "hayvan kimsesizler" için de gayret sarf etmesişarttır; devlet olmak bunu gerektirir.
Yabanhayatını sadece av mevsimlerinde (Ki ben avcılığa şiddetle karşıyım) ve her şeygüllük-gülistanlıkken gezmek ve seyretmek için değil, dar günlerde dehatırlamamız gerekir.
Hayvanseverolduklarına inandığım başta Sayın Valim Orhan Tavlı, Sayın Büyükşehir BelediyeBaşkanım Dr. Osman Gürün, Sayın Menteşe Kaymakamım ve ilçe kaymakamlarım vebelediye başkanlarım, sevgili muhtarlarımın yaban hayvanları içinendişelendiklerini tahmin ediyorum. Yabani hayvanların beslenmesi için hepimizeiş düşüyor. Bu sorumluluktan kaçamayız. Yoksa hepsini öldürün de kurtulalım buyaban hayvanlarının derdinden!...
***
Domuzlarve tarlalara zarar verme konusuna şimdi girmeyelim. Mısır tarlasının etrafınaelektrikli tel gerip domuzlardan koruyan çiftçimizi biliyorum. İnanmayanGüvercinlik'te Kariaport'un arkasındaki mısır tarlasına bakabilir. Domuzlarıntarım arazisine zarar vermesini engelleyelim ama onlarında hayat hakkı olan bircanlı olduğunu bilelim lütfen.