15 Mayıs 1919 günü Yunan ordusu Anadolu'yu işgal için İzmir'de karaya çıkmıştı.

İngilizlerin desteği ve teşviki ile Yunan ordusu İzmir'e çıkma cesaretini bulmuş idi.

Bu işgale karşı Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, Anadolu'yu kurtarmak için Bandırma Vapuru ile Samsun'a gitmek üzere 16 Mayıs 1919 günü yola çıktılar.

19 Mayıs 1919'da Samsun'a ulaştılar.

Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlayan bağımsızlık mücadelesi, 9 Eylül 1922 günü zaferle İzmir'de noktalandı.

Yunan ordusu ve işbirlikçilerinin bazıları denize dökülmüş, bazıları da vapurlar ile kaçmışlardı.

9 Eylül 1922 günü, CHP'nin kuruluş günü olarak kabul edildi.

29 Ekim 1923 günü de Cumhuriyet ilan edildi.

15 - 20 Ekim 1927 günlerinde Mustafa Kemal Paşa, CHP'nin ikinci büyük kurultayında 19 Mayıs 1919 ile 9 Eylül 1922 günleri arasında yaşadıklarını bir rapor halinde anlattı.

Bu rapor, sonra "Nutuk" adıyla kitap haline getirildi.

Nutuk çok önemlidir.

Ancak, biz nerelerde hata yaptık ki 19 Mayıs 1919 gününe gelmiştik?

13 Nisan 1908 (31 Mart Olayları) gününden başlayan, darbeler ile Trablusgarp, Balkan, I. Dünya Savaşı sırasında nerelerde hata yaptık, nerelerde Batı'nın sahte vaatlerine kandık ki 19 Mayıs 1919 gününe gelmiş idik?

Bu soruları kendimize sormayacak mıyız?

1908 yılı ile 1922 yılları arasında birçok cephede milyonlarca insanımızı yitirdik.

Çok büyük acılar yaşadık ve soykırıma uğradık.

Balkanlardaki ve Mezopotamya’daki topraklarımız ile adalarımızı yitirdik.

Yirminci asrın başındaki tarihimizi doğru bilemez isek, Batı'nın ve içimizdeki işbirlikçilerinin tuzaklarını tekrar yaşamak durumunda kalırız.

19 Mayıs 1919 günü kutlu olsun.

19 Mayıs 1919 günü ile 9 Eylül 1922 günleri arasında Kurtuluş Savaşı’nda şehit olan atalarımızın önünde saygı ile eğiliyorum.

Gazilerimizi de şükran ile anıyorum.

Tarih bitmiyor.

Tarihin sahnesi hâlâ tüm acımasızlığı ve ikiyüzlülüğü ile devam ediyor.

"Hürriyet benim karakterimdir" diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün önünde saygı ve özlem ile eğiliyorum.

Dünya maalesef güçlülerin dünyası.

Güçlü olmak, kendimizi savunacak silahları da yapmak zorundayız.

En büyük hak, yaşama hakkıdır.

Diğer haklar bu haktan sonra gelir.

Zayıf olunca, 21. asırda Gazze Şeridi'nde yaşananları bizim de yaşamamız işten bile değildir.

Batı'nın, Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik ve Demokrasi sloganlarına fazla kulak vermemek gerekiyor.

Zehir, mazlum dünyaya Batı tarafından bal ile servis ediliyor.

Çok dikkatli olmaktan başka çaremiz yok.