M.S. Mayıs 325 yılında Bursa İznik ilçesinde I. Konsil toplantısı yapıldı.
2025 yılı bu toplantının 1700. yıl dönümünü.
2025 yılının Mayıs ayında 268. Papa olan I. Franciscus ülkemizi ziyaret edecek imiş.
Papa I. Franciscus 1,2 milyar Katolik inananı temsil ediyor.
İznik, aynı zamanda M.S. 1080 yılında bizim Anadolu'daki ilk başkentimiz idi.
M.S. Mayıs 325 tarihinde Roma İmparatoru Konstantin dağılmaya yüz tutan Roma İmparatorluğunu, yeni din ile toparlamak düşüncesi ile, Roma sınırları içinde yaşayan Hristiyan ileri gelenlerini İznik’e davet etti.
Dört bir yandan gelen yeni dinin ileri gelenleri İznik’te toplandılar.
İznik konsülünde Hz İsa’nın Tanrının oğlu olup olmadığı tartışıldı.
Hz İsa’nın Tanrının oğlu olduğunu iddia edenler ile H.z. İsa'nın normal bir insan olduğunu iddia edenler arasında çok şiddetli tartışmalar yaşandı.
Sonuçta Hz. İsa'nın Tanrının oğlu olduğuna karar verildi ve Hristiyan dünyasında "Baba, oğul, kutsal Ruh" üçlemesi yürürlüğe girdi.
İznik’te Hz İsa’nın öğretisi ile Roma’nın kadim inancı Mithras inancıyla harmanlanarak Hristiyanlık, Roma’nın yeni resmi dini olarak kabul edildi.
Bu kabul ediliş, günümüzde Hristiyan dininin üç mezhebi olan Katolik, Ortodoks ve Protestan kiliselerinde uygulanmaktadır.
Protestan inancı, Dünya'da 900 milyon insan tarafından kabul görmüştür.
Ortodoks Hristiyanlarının lideri Patrick Bartholomeus, İstanbul - Fener Patrikhanesinde görev yapıyor.
Bugün Dünya'da 300 milyon Ortodoks inananı vardır.
Sonuç olarak Hristiyan dünyası 2,4 milyar insandan oluşuyor.
Böylece, İznik Toplantısının ne kadar önemli olduğunu görmek durumundayız.
1700 yıl önceki İznik Konsülünde (Toplantısında) Hz. İsa’nın normal bir insan olduğunu iddia edenler de vardı.
İskenderiye temsilcisi Arius, Hz. İsa’nın Tanrının oğlu olduğunu kabul etmiyor idi.
Arius ve arkadaşları, İmparator Konstantin başta olmak üzere çok sayıda din adamının tepkisini çektiler.
Çünkü Hz. İsa’nın Tanrının oğlu olduğunu kabul etmek, yeni dini daha etkin hale getiriyor idi.
Hz. İsa’nın Tanrının oğlu olduğu inancı, İmparator Konstantin başta olmak üzere Anadolu'daki papazların işine geliyordu.
Arius ve arkadaşları İznik’te idam edildiler.
Arius ve arkadaşları idam edilince, İskenderiyeli inananlar Roma’nın hışmından korkarak, Roma ordusunun ulaşamadığı bir yere kaçtılar.
Roma ordusu su fakiri Arabistan çöllerine giremiyordu.
Arabistan çöllerine kaçan İskenderiyeli inananlar, Hz. İsa’nın Meryem anadan doğduğunu, annesinin onu emzirdiğini ve altını temizlediğini, ileri sürerek, Hz. İsa’nın normal bir insan olduğunu savunuyorlar idi.
Arius gibi inananlar, "Eğer Hz. İsa, Tanrının oğlu ise, tüm insanların da Tanrı'nın evladı olması gerektiğini" iddia ediyorlardı.
Bir zaman sonra bazı din adamları ve bazı tarihçiler Roma’nın hışmından kaçan ve Arabistan çöllerine sığınan İskenderiyeli Arius gibi inananların, Arabistan çöllerinde yeni bir dinin temellerini attığını, iddia etmeye başladılar.
Bu yeni dinin adı "İslam" idi.
İslamiyet, Hz Muhammed'in Peygamberliğinde, Hz. İsa’nın da Peygamber olduğunu kabul eden ve adil bir din idi.
İslamiyet, merhamet ve tüm insanların eşit olduğu ilkesi ile büyüyor ve günümüze kadar geliyordu.
Yahudiler kendilerinin seçilmiş bir kavim olduğunu ve Hz. İbrahim'in tüm mirasının kendilerine ait olduğunu iddia ediyorlardı.
Kendisi bir Yahudi ve Haham olan Tarsuslu Paulus (Doğumu M.S. 8 - Ölümü M.S. 66 ) Yahudiliğin bu çarpık inancını Hristiyan inancına taşımış idi.
Bir çok tarihçi ve din insanı Tarsuslu Paulus için "Hristiyanlığın Peygamberi” olarak kabul ederler.
Çünkü Hristiyanlar için, İsa, Peygamber değil Tanrı'nın oğlu olan Tanrı’dır
İslam inancı, eşitsizliğe, çifte standartta, akıl dışı yaklaşımlara şiddetle karşı çıkıyor, Allah’ın huzurunda tüm insanların eşit ve hür olduğunu savunuyordu.
Bu yaklaşım, İslamiyet’i büyüttü ve insanları kendisine çekti/çekiyor…
Böylece, Müslüman nüfusu günümüzde iki milyarı insana ulaştı.
2025 yılında 1700. yılını kutlanacak İznik toplantısını bir de bu pencereden bakar isek, Dünya Barışına büyük katkıda bulunmuş oluruz.
Türkiye coğrafyası, İznik Konsülü, yedi kutsal kilisesi, Noel babası ve Tarsuslu Paulus'u (Peter) ve Ayasofya’sı ile Hristiyan dünyası için, düşünemediğimiz kadar önemli bir coğrafyanın adıdır.
Elimizdeki değerleri bilerek hareket etmeli politika ve turizmimizi bu zenginliğimize göre planlamalıyız.
Biz Müslümanlar Hz İsa ve Hz Musa'ya inanır, saygı duyarız ve adlarını çocuklarımıza veririz.
Hristiyan dünyasının, Hz Muhammed'e karşı olması bizi doğru yoldan çıkarmamalı.
Allah’ın kulları arasında ayrım yapması düşünülemez bile...
1700. yılı olan 2025 yılı önemli bir kırılma noktasıdır.
Kıymetini bilelim…