Türkiye'den 2010 yılı Mayıs ayında "Mavi Marmara" gemisi, Gazze Şeridi'nde yaşanan vahşeti durdurmak ve aç bırakılan Filistinlilere yardım için yola çıkmış idi.
Mavi Marmara yardım gemisi, İsrail devleti tarafından engellenmiş idi.

Aradan 15 yıl geçti. 2025 yılında bu kez Madleen adında küçük bir yelkenli gemi yine Gazze Şeridi’nde katledilen, aç bırakılan Filistinlilere yardım için yola çıktı.
Madleen adındaki yelkenli tekne, uluslararası sularda iken İsrail devleti tarafından tekrar engellendi.
İsrail, 1948 yılında kurulduğu günden beri Filistin halkına zulüm ediyor.

İsrail, 7 Ekim 2023 günü Filistin kurtuluş ordusu olan Hamas, İsrail’e saldırdı.
Bu saldırıyı bahane eden İsrail, Gazze’yi yerle bir etti, taş üstünde taş bırakmadı.
Gazze Şeridi’nde yaşayan 60 bin çocuk ve kadın Filistinliyi de katletti, etmeye de devam ediyor.

Bazı insanlar, “Hamas 7 Ekim 2023 günü sivil halka saldırmasa idi, İsrail Gazze Şeridi’ne saldırmaz idi” diyerek Filistinlileri suçluyorlar.
Mavi Marmara gemisi 15 yıl önce de Gazze Şeridi’nde aç, susuz bırakılan Filistinlilere yardım için giderken, İsrail askerleri gemiye saldırmış ve 9 insanımızı şehit etmiş, 30 insanımızı da yaralamış idi.
Bu cinayet ve saldırı sonrası büyük tepki veren Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne İsrail devleti, 20 milyon dolar tazminat ödemek zorunda kalmış idi.

7 Ekim 2023 günü Hamas adı altında yapılan baskının bir proje olduğu bugün tüm çıplaklığı ile gün yüzüne çıkmış bulunuyor.
“Saldırıdan kim kârlı çıktı?” formülü, suçluyu gösteriyor.

Yahudi şeriatı, Filistinlileri köle olarak kabul ediyor…
Eğer Gazze Şeridi’nde zor şartlarda yaşayan iki milyon Filistinli açlık nedeni ile ölürler ise, Yahudiler bu olayın altından kalkamazlar.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi 13 Haziran 2025 Cuma günü erken saatlerinde İsrail, İran’a saldırdı.
Birçok ilim insanını ve komutanlarını öldürdü.

Bugün Yahudiler, dünyanın dört bir yanında azınlık olarak yaşıyorlar, ticaret yapıyorlar.
Bu imkânı da; Roma, İspanya, Avrupa ve son olarak Hitler Almanyası’nda maruz kaldıkları zulüm yüzünden buluyorlar idi.
Dünya’da Yahudilere karşı merhamet gösteren ve onları koruyan tek millet, Türk milleti idi.

Gazze’de yaptıkları soykırımdan ve İran saldırısından sonra Yahudiler, azınlıkta oldukları ülkelerde yaşamaları ve iş yapmaları çok zor olacaktır.
Bu basit gerçeği göremeyecek kadar aklını yitiren Netanyahu ve arkadaşlarına, İsrail halkının nereye kadar tahammül edeceğini merak ediyorum.

Yahudiler, iki bin yılda kazandıkları mazlum sıfatını, iki yılda yok ettiler.
Ama bu hâl onların umurunda gözükmüyor.
Yahudiler, kendilerinin dışındaki halklardan nefret ediyorlar…

Asıl hedef de İstanbul ve Anadolu toprakları.
Yani Türkiye Cumhuriyeti.

Netanyahu ve ekibi adeta kıyamet savaşı kabul edilen Armageddon Savaşı’nı çıkarmak için elinden geleni yapıyor.
Hatta İsrail, yabancı ülkelerde azınlık olarak yaşayan Yahudileri, yaşadıkları ülke aleyhine casus olarak kullanıyor.
Yahudiler, yepyeni bir dünyanın kapısını zorluyorlar…

Bu yeni dünyada zayıflara yer yok.
Bu inanç da önce bölgemizi sonra da dünyayı bir felakete sürüklüyor.

Sahnede Netanyahu gözüküyor.
Ama arkalarındaki Osmanlı Devleti’ni yıkmak için ellerinden geleni yapan Rothschild ve Rockefeller ailelerini görmek durumundayız.
Rockefeller ailesi, derin ABD’yi etkilerken; Rothschild ailesi de İngiliz Hanedanı’nı etkisi altına almış durumda.
Bu iki aileyi de İsrail devleti etkileyebiliyor.
İsrail devleti, “İlla bizim istediğimiz ve inancımız var olacak” mantığı ile hareket ediyor.

Siyonizmin akıllanma diye bir derdi yok.
Demokrasi, kardeşlik, eşitlik, özgürlük, insan hakları ve adalet kelimelerinin anlam ifade etmediği bir çağı yaşıyoruz.
Varsa yoksa Yahudi-Hristiyan kutsal kitabının dediği olacak…

Hedef biz olduğumuza göre hazır olmalı ve birlik olmalıyız.
Armageddon Savaşı koşarak üstümüze geliyor.