Tarihini bilmeyen önünü göremez, aynı tuzağa defalarca düşer.
II. Mahmud döneminde yeniçeriler "Istemezuk" diye sık sık kazan kaldırıyorlar idi.
Yeniçeri ocağında disiplin yok olmuştu.
Osmanlı Sultani başkanlığında yüce divan toplandı ve tarihi bir karar alındı.
Yeniçeri kurumu yok edilecek idi.
15 Haziran 1826 gecesi yeniçeri ocakları topa tutularak yeniçeriler yok edildiler.
Bu olaya, "Hayırlı olay" anlamına gelen Vaka- i Hayriye dendi.
Ordularda disiplin çok önemlidir.
Bir orduda disiplin yok ise, o ordu görevini tam yapamaz, hatta hiç yapamaz.
Ordular, emir komuta zinciri içinde çalışırlar.
Komutanın emirlerini bir saat çarkı gibi uygulayan bir ordunun önünde kimse duramaz.
Her subay kendi aklı ve dünya görüşü ile hareket eder ise, o ordu, ordu olmaktan çıkar.
Bu yıl, 30 Ağustos 2024 günü Kara Harp Okulundan mezun olan bazı teğmenler rutin yemin töreninin dışına çıkarak "Biz Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye kılıçlarını çekerek ikinci bir tören yaptılar.
Bu hareket hemen 1960, 1971, 1980, 1997 ve 2016 askeri darbelerini çağrıştırdı.
Bu da büyük bir huzursuzluğa neden oldu.
Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika’nın tam ortasında bulunan bir ülkedir.
Ayrıca Türkiye üç semavi dinin çıktığı bir coğrafyadadır.
Türkiye toprakları üzerinde birçok ülkenin emelleri vardır.
Bugün "Dünya'nın efendisi benim" diyen ABD'de üç güçlü lobi bulunmaktadır.
Bu üç lobi, Rum, Ermeni ve Yahudi lobileridir.
Bu üç lobinin Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde emelleri vardır.
Rum lobisi büyük Yunanistan hayali ile Trakya, Marmara, Ege bölgeleri ile İstanbul'u almak için yanıp tutuşuyor
Hesap edemedikleri Yunanistan’ın nüfusu 12 milyon iken, yalnız İstanbul şehrinin nüfusu 18 milyon olduğudur.
Ermeni lobisi de Anayasalarında olan Ağrı, Van golü civarı, Trabzon, Erzurum ve Erzincan’ı kapsayan büyük Ermenistan hayali ile yaşamaktadır.
Yahudi lobisi ise "Vadedilmis Topraklar" hayali ile Güney - Doğu Anadolu, Kapadokya ve Kilikya bölgelerimize göz dikmiş durumda.
Gazze savaşı, vadedilmis topraklar hayali ile başlatıldı.
Türkiye Cumhuriyeti, adeta çakallar tarafından kuşatılmış bir durumda bulunuyor…
Hal böyle iken, Türk Ordusunun, savunma sanayiindeki performansı ne kadar önemli ise, disiplini de o kadar önemlidir.
85 milyonluk Türk halkının geleceği, bazı askerlerin disiplinsiz hareketlerine feda edilemez.
Herkes aklını başına almalıdır.
Bir gurup disiplinsiz asker yüzünden, tarihte örneği olmayan üç Harp Okulu mezunlarının birincileri olan kızlarımız ile yeterince sevinemedik.
Bunu yapmaya kimsenin hakkı yoktur.
Disiplin bir ordunun olmaz ise olmazıdır…