Bugünulaştığımız uygarlığı anlamak için olayın başlangıç noktalarını ıskalamamaklazım.
Mısır,Sümer, Eti, Hatı, Babil, Pers, Yunan, Roma uygarlıkları birbirlerindenesinlenerek bir uygarlık seviyesine ulaştılar.
Sonra,bin 500 yıllık bir uyku ile vakit geçirildi.
Bin500 yıllık uykudan uyanmanın adı da Rönesans, yanı aydınlanma idi.
Rönesans'ı,eski kadim uygarlıklar ile tekrar tanışmak olarak da tarif edebiliriz.
Mısıruygarlığını temel alırsak, bu uygarlığı Nil Nehri yaratmıştır.
NilHabeşistan, Sudan topraklarından getirdiği alüvyonlu toprakları Mısır ülkesinetaşıyordu.
Habeşistan,Sudan topraklarına düşen yoğun yağmur suları Nil Nehrinin kotunu yükseltiyor veçevresinde taşkınlara neden oluyordu.
Sularaltında kalan topraklar, sular çekilince bire on, hatta bire yirmi ürün vererekçevreye bereket yağdırıyordu.
Bubereket de zenginliği yaratıyor ve insanların da karnı doyunca düşünmeyebaşlıyorlardı.
Düşünmek,neden, nasıl ve ne zaman sorularını sormak, insanlık tarihini değiştiriyordu.
Bilhassa,geceleri ışık olmadığı için, gökyüzü muhteşem gözüküyordu.
Yıldızlarkayıyordu, gökyüzü durgun değildi.
Gökyüzünebakan insanlar, gördükleri muhteşem manzara karşısında adeta büyüleniyorlar ve"Bu dünyada yalnız mıyız?" diye düşünmeye başlıyorlardı.
Bucömert ortamı da Nil nehri sağlıyordu.
Karnıaç insan çevresi ile pek ilgilenemiyordu.
Nilnehri, yalnız çevresine tarımsal zenginlik getirmiyordu, düşünen insanlar dayaratıyordu..
Nilnehri, aynı zamanda bir otoyol gibi ülkenin güneyi ile kuzeyini birleştiriyor,kolektif aklı devreye sokuyordu.
NilNehri güneyden kuzeye akıyor ve Akdeniz'e ulaşıyordu.
Güneydenkuzeye gelmek isteyen bir Mısırlı teknesi ile nehrin akışına kendisinibırakarak kuzeye rahatlıkla ulaşabiliyordu.
Kuzeydengüneye gitmek isteyen bir Mısırlı ise, teknesinin yelkenlerini açarakrahatlıkla güneye gidebiliyordu.
ÇünküAkdeniz üzerinden gelen ve Nil'e ulaşan rüzgâr kuzeyden güney istikametineesiyordu.
YaniNil Nehri, insanları zahmetsiz ve bedava güneyden kuzeye, kuzeyden de güneyerahatlıkla taşıyordu.
Nil'inbu özellikleri Mısıra zenginlik getiriyor, insanların önce dünya ile sonra dagökyüzü ile ilgilenmelerini sağlıyordu.
Böylecebüyük bir uygarlık oluştu.
Buzenginlik başka coğrafyalarda oluşmadığı, doğa oralarda cömert olmadığı için,zengin Mısır'ın düşmanları oluşmaya başladı.
Vehepimizin yakından tanıdığı zengin - fakir, efendi - köle çatışmaları daböylece başlamış oldu.
Günümüzdede bu zengin - fakir kavgası hâlâ devam ediyor.
Bununiçin "Biri yer, biri bakarsa, bundan kıyamet kopar" demişleratalarımız.
Dünyacoğrafyası adil olmadığı için, zenginlik her yerde oluşamıyor.
Dünyamızınbu adil olmayan hali de kavgalara neden oluyor...
Günümüzdekiadaletsizliği, petrol, doğal gaz ve değerli madenler yaratıyor.
İnsanlarda zenginlik yaratan suya, yeraltı zenginliklerine ulaşmak için, ölümcülkavgalara girişiyorlar.
İnsanlıktarihinin kabaca özeti bu bence.