Ustalarla aynı ödül treninde yolculuk etmek…
Muğla’dan en son idam edilen kişi Fethiyeli Şener Yiğit olmuştur.
Türkiye’de 12 Eylül 1980 günlerinde Askeri Mahkeme’de “terör suçlusu” olarak yargılanıp idama mahkûm edildikten sonra cezası infaz edilen son isimler de İlyas Has ve Hıdır Aslan olmuştur.
Sivil mahkemede yargılanıp idam edilen son kişi ise Şener Yiğit’tir.
İzmir’de 7 Haziran 1980’de gece bekçisi Süleyman Tosun’u tabanca ile öldüren İlyas Has gözaltına alındı ve askeri mahkemede yargılandı. 28 Aralık 1980’de tutuklanan Has’a 18 Ocak 1982’de askeri mahkeme tarafından idam cezası verildi. Bu karar Yargıtay tarafından onaylandı ve TBMM ile Cumhurbaşkanı tarafından da kabul edilerek kesinleşti ve infaz 7 Ekim 1984’te Buca Kapalı Cezaevi’nde gerçekleşti.
Hıdır Aslan üç polis memurunu öldürdüğü gerekçesiyle Şubat 1980’de yakalanarak İzmir Buca Cezaevi’ne gönderildi ve yaklaşık 4 yıl süren yargılama sürecinden sonra Askeri Mahkeme’nin kararıyla aynı cezaevinde idam edildi…
*
Fethiyeli berber olarak bilinen Şener Yiğit 1978’de Avusturya Büyükelçisi’nin kızı Andrea Laube ile annesi Verena Laube’yi öldürmek iddiasıyla yargılanıp ölüm cezasına çarptırılmıştı.
O sene Muğla Turgutreis Lisesi’nden mezun olup, Eğitim Enstitüsü’ne başlamıştım. Üniversite sınavı başvurumda en başa ‘Gazeteciliği’, ikinci sıraya ‘Hukuk Fakültesi’ni yazmıştım. Başarılı bir ortaöğretim öğrenciliğim de olmamıştı. O yüzden puanım Eğitim Enstitüsü’ne yetmişti.
Oysa öğretmenlik gibi çok önemli ve bir kutsal görevin okuluna en yüksek puanla öğrenci kabul edilmeliydi.
Kader… Tam stajlar başlamıştı, geçirdiğim rahatsızlık sonucu dezavantajlı hale geldim ve çok sevdiğim gazeteciliğe ‘alaylı’ olarak devam etmek durumunda kaldım.
Bütün bunlar olup biterken yerel mahkeme Şener Yiğit’i idama mahkum etmiş ve dosyası üst mahkemelerde dolaşıyordu. Yargıtay kararı onayladığında ise şimdi kapalı olan Muğla İlkadım Gazetesi’nde köşe yazarıydım ve artık Cumhuriyet Gazetesi’ni temsil ediyordum…
*
Berber Şener Yiğit’in infazı 20 Nisan 1983 tarihinde Isparta Cezaevi’nde gerçekleştirildi.
Ben de dramatik Şener Yiğit vakasını “İdam Çözüm Mü?” başlığı ile köşemde kaleme aldım.
Yine kaderin cilvesi işte…
Aynı yıl İlkadım Gazetesi’nde “Hamlar Eriyor, Şimdi Turşu Zamanı” başlıklı yazım nedeniyle, gazetenin o sayısı toplatılmış ve ben gözaltına alınarak İzmir’de faşist Kenan Evren ile darbeci Milli Güvenlik Konseyi’ne ve Devletin Kolluk Güçlerine hakaretten (TCK 159/1) yargılanmaya başlamıştım. Mahkemeden 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ve bir yıl gözetim cezası alırken, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nden Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) 1983 Yılının Başarılı Gazetecileri belirlemesinde bana da “fıkra dalında” Onur Ödülünün uygun görüldüğü haberi geldi.
Yıl 1983 ödül ve ceza yun yanaydı… Aslında ‘ceza’ da ödüldü benim için…
Tutuksuz yargılanmaya başlamıştım, sanıyorum il dışına çıkamıyordum, Ankara’da yapılan ödül törenine İlkadım’ın sahibi rahmetli Tufan Doğu ile Muğla İşletmecilik Yüksekokulu Mezunları Derneği (MİYO DER) başkanlarından Ayhan Kara gidip almışlardı…
*
Ankara’da ÇGD Gecesi’nde ödüller dağıtılırken okunan telgrafımda şu ifadelerim olmuştu:
“Engelim ve engellerim nedeniyle aranızda bulunamıyorum. Nadir Nadi, Abdi İpekçi, Aziz Nesin ve Uğur Mumcu gibi ustalarla aynı ödül treninde yolculuk etmenin onurunu ve mutluluğunu yaşıyorum. Bu meslekte ödül de var, ceza da… Daha özgür yıllarda yolculuk etmek umuduyla saygılarımı sunuyorum”
Yolculuk devam ediyor…
1984’te cezam kesinleşti ve gazete de kapatılırken ben yattım çıktım… Söz konusu yazımda ceza almama neden olan ve bugün pek çok kişinin sahiplendiği fıkram ise şöyleydi:
“Pinoche’ye “Turşu kurmak mı kolaydır, cunta kurmak mı?” diye sormuşlar. Pinoche “Cunta kurmak kolaydır” diye yanıt verire. Soruyu soran bu defa “Hiç olur mu efendim, koskoca devlet yönetimi turşudan kolay kurulur mu?” diye sorusunu yeniler. Pinoche’nin yanıtı ise şöyle olur:
Turşu kurmak için çok hıyar gerekir. Cunta kurmak için ise üç beş hıyar yeter.”
Meğer “üç beş hıyar” derken 80 Darbesini yapan 5 generali kastetmişim…
ÇGD geleneksel olarak “Haber, Fotoğraf, Röportaj, Karikatür, İnceleme ve Spor” dallarında ödül verirken, Nadir Nadi’ye basın alanına katkısından dolayı Özel Onur Ödülü, Gazetecilikte; ‘Fıkra’ yazlarımla bana ‘Onur Ödülü’ uygun görülmüştü. Abdi İpekçi Gazetecilikte ‘barış ve dostluk temasıyla’, Aziz Nesin 1983’te ‘mizah ve yazın alanındaki katkıları’ için, Uğur Mumcu ‘Araştırmacı gazetecilikteki başarılı çalışmaları’ için “Onur Ödülü” ile ödüllendirilmeye uygun bulunmuştu…
*
Elbette “İdam Çözüm Mü?” başlıklı yazımın bir etkisinin olduğunu düşünmüyorum, ama güzel bir tesadüf oldu.
Ülkemiz de Şener Yiğit, İlyas Has ve Hıdır Aslan’dan sonra, yani 1984’ten sonra idam cezası uygulanmadı. 1984’ten sonra ölüm cezası hukuk sisteminde kalsa da fiilen hiç infaz edilmedi ve 2004’te tamamen kaldırıldı:
Türkiye, Avrupa Birliği ile uyum sürecinde idam cezasını önce 2002’de ‘savaş ve terör suçları hariç’ kaldırdı, ardından 2004’te Türk Ceza Kanunu ve Anayasadan tamamen çıkardı.
Böylece artık ülkemizde hiçbir suç için idam cezası yoktur…
*
ÇGD’nin ödül treninden tam 43 yıl sonra 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü çerçevesinde 7 Ocak Çarşamba günü Ege Gazeteciler Federasyonu’nun ödül treninde yolculuk ediyorum…
Meslek yaşamımda 50’nin üzerinde ödül almışlığım vardır. İçlerinde ikisine; Akçaova Muhtarlığının “ teşekkür plaketi” ile ÇGD’nin “Onur Ödülü”ne büyük önem vermişimdir.
Aynı zamanda Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Cem Kaytan, Ege Gazeteciler Federasyonu olarak ilk kez Ege Bölgesi’nin en başarılı kişi, kurum ve bürokratları ile meslek onur ödülünü hak eden gazetecileri “Ege’nin ENLERİ” olarak Muğla’da ağırlayacaklarını, beni de Onur Ödülü almak üzere davet ettiklerini söyleyince mutlu oldum.
Gerçi ben Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’nden istifa ettiğimi duyurmuştum, ama buna rağmen Ege Gazeteciler Federasyonu’nun düzenlediği törene katılacağım. Çarşamba günü Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde yapılacak törende, meslektaşlarımın uygun gördüğü ve hak ettiğimi düşündüğüm “onur ödülünü” alacağım…
*
Ege Federasyon Başkanı Cem Kaytan’ın verdiği bilgiye göre, Ege Gazeteciler Federasyonu (EGF) üyeleri, ilk kez Ege Bölgesi’nin “en başarılı kişi, kurum ve bürokratları ile meslek onur ödülünü hak eden gazetecileri” 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü etkinlikleri kapsamında belirlemiş.
Buna göre, federasyona bağlı İzmir, Muğla, Aydın, Denizli, Uşak, Kütahya, Manisa ve Afyonkarahisar illerindeki Gazeteciler Cemiyetleri ve bu cemiyetlere üye gazetecilerin oylarıyla yapılan değerlendirme sonucunda her ilden mülki idareciler, yerel yöneticiler, iş insanları ve gazeteciler saptanmış. Hepsi Çarşamba günü Muğla’da oluyorlar.
Gazetecilerin oylarıyla; Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve Aydın Valisi Yakup Canbolat ‘En Başarılı Vali’ seçilirken, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Ege Belediyeler Birliği ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ‘En Başarılı Büyükşehir Belediye Başkanı’ seçilmiş.
Ayrıca Muğla ve Ege’nin tanıtımına katkı yapan sinema filmleri nedeniyle de Yönetmen Yüksel Aksu'ya “Özel Ödül” verilmesi kararlaştırılmış…
*
Muğla’dan ödül alacak isimler ise şöyle:
Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya ve Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ‘En Başarılı Kaymakamlar’ arasında yer alırken, Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir ve Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca ‘En Başarılı İlçe Belediye Başkanları’ arasında yer almış.
NAZAR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu ve Ege Bölge Başkanı Mehtap Şeniz Çahan, ‘En Başarılı Kadın Girişimci’, Özyer Şirketler Grubu Başkanı Hasan Özyer, POLGÜN Su Kaydırakları Y. K. Başkanı İbrahim Güngör, Acarlar A.Ş. Y. K. Başkanı Mevlüt Acar, Helvacıoğlu A.Ş. Başkanı Mustafa Ünal, Kılıç Holding Y. K. Başkanı Orhan Kılıç ‘En Başarılı İş İnsanı’ seçilmiş.
Merkez Hakem Kurulu Üyesi Ali Zağlı, Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç ve Okçuluk Milli Takımı Antrenörü Dr. Ejder Sözen ‘En Başarılı Spor İnsanı’ olarak belirlenirken, köşe yazarları Can Pulak, Özcan Özgür ve Gazeteciler Kazım Tokuç ve Bekir Tosun ‘Meslek Onur Ödülü’ almaya hak kazanmış…
Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Ege Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Cem Kaytan, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada “İlk kez böyle bir etkinlik düzenlemek istedik. Ödül alan tüm kişi ve kurumları kutluyorum. Gazeteci meslektaşlarımızın oylarıyla doğru isimlerin belirlendiğine inanıyorum. Bu organizasyonu geleneksel hâle getirmeyi hedefliyoruz.” İfadelerinde bulundu…
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ;Tarikat ve cemaatlere çocukların beynini yıkayacağınıza, gidin okulların tuvaletini yıkayın. --Deniz Zeyrek