7 Ekim 2023 günü Gazze şeridinde mevzilenen Filistin halkının kurtuluş örgütü Hamas’ın İsrail’e saldırması ile adeta cehennemin kapıları aralandı.

İsrail devleti, Hamas'ın saldırısını bahane ederek Gazze şeridinde yaşayan 2 milyon Filistinlinin üzerine çoluk çocuk demeden 7 Ekim’den bu yana adeta ölüm yağdırıyor.

İsrail'in orantısız güç kullanmasına ABD ve AB ülkeleri destekliyor.

Adeta ABD ve AB ülkeleri, İsrail devletine "7 Ekim saldırısı olmasa idi, bunlar olmaz idi" diyerek onay veriyorlar.

Rusya da, dünyanın dikkatinin Ukrayna- Rusya savaşından, Gazze'ye çevrilmesinden memnun ve hiç sesini çıkarmıyor.

Gazze şeridindeki savaşın bölgede büyüme ihtimali bulunuyor.

ABD, bu savaşta İsrail'e mali ve silah yardımı yapıyor.

ABD adeta İsrail devletine açık çek vermiş gibi davranıyor.

ABD'deki Yahudi lobisi İsrail Devletini şaşmaz bir şekilde destekliyor.

ABD'de bu yıl başkanlık seçimi var.

Demokratların Başkan adayı Biden, Cumhuriyetçilerin adayı ise Trump.

Her iki aday İsrail'i destekliyor, her ikisi de Evanjelist ve her iki aday da ABD'deki Yahudi lobisinin etkisi altında.

Hatta, Trump, "Eğer seçimleri kazanırsam, Filistinlilere karşı daha radikal ve acımasız davranacağım" diyor…

Trump, ilk ABD Başkanlığı sırasında İsrail devletinin, başkentini Kudüs'e taşıyabileceklerini söylemiş idi.

Peki neler oluyor?

Yaşanan olayları daha iyi anlamak için, Evanjelist diye bilinen mezhebi yakından tanımakta fayda var.

Evanjalist, İsa'nın öğretisini inanan, söyleyen ve yayan kişi, demektir.

Evanjelist mezhebi ABD'de çok güçlü ve ABD'nin dış politikasında çok etkililer.

Evanjelistler, Tanrının kutsal kitapları sonsuza kadar Yahudilere verdiğine inanıyorlar.

Evanjelistler, İncil'in özünün sadece İsa'nın kefaretine imanla, kurtuluş öğretisinden oluştuğu inancını koruyan dünya çapında bir mezhepsel hareketin temsilcileridir.

Evanjelistler tüm bu kehanetleri aynı Yahudiler gibi yorumlamaya, kehanetlerin gerçekleşmesi ile birlikte İsa Mesih'in gökyüzünden ineceğine inanmaktadır.

Evanjelistler, kehanetlerin gerçekleşmesi için, Yahudilere her türlü desteği vermektedirler.

Evanjelistlerin ABD'deki Hiristiyan toplumun en tutucu ve radikal dinci kanadıdır.

Biden ve Trump'un da bu yıl yapılacak olan başkanlık seçiminde Evanjelistlerin desteğini almak için, bu kanada oynadıklarını da unutmamak lazım…

Evanjelistler Armegedon adını verdikleri büyük savaşı çıkarmak için büyük bir gayretin içine girmiş bulunuyorlar.

Armagedon savaşı, Yahudilerin vaadedilmiş toprakları ele geçirip yerleşkesinden sonra olacak imiş.

Vadedilmiş Topraklar Nil Nehri ile Dicle Nehri arasını kapsıyor ve Kuzey sınırı da Kapadokya bölgemize kadar uzanıyor.

Vaad edilmiş toprakların içine Hatay ilimiz, Çukurova, Güney Doğu Anadolu bölgelerimiz de giriyor.

Armegedon öncesi birçok savaşlar patlak verecek ve yeryüzündeki her iki insandan biri ölecek imiş.

Bu inanç, Gazze ve Ukrayna savaşlarını çağrıştırmıyor mu?

Armegedon savaşı, Hatay ilimizdeki Amanos Dağlarının eteklerindeki bereketli Amik ovasında gerçekleşecek imiş.

Amik ovasında 80 tümen İslam ordusu ile 80 tümen İsa’ya inanan ordu arasında olacak ve oluk oluk kan akacakmış.

Evanjelistlerin projesi bizim yaşadığımız toprakları kapsadığı gibi, Amik ovasındaki savaşta da biz hedefiz.

Yazdıklarım masal gibi gelebilir.

Evanjelistler yazdıklarımın olacağına inanıyorlar.

İnancın egemen olduğu ortamlarda akıl devre dışı kalır.

Yahudiler "Armegedon savaşının olmasını istiyorsanız, önce bizim vaad edilmiş topraklara kavuşmamızda bize yardım etmek zorundasınız" diye Evanjelistleri kullanıyorlar.

Evanjelistler de, İsa yeryüzüne inecek diye Yahudilere yardım ediyorlar.

Armegedon savaşından sonra da Hz. İsa yeryüzüne inecekmiş ve dünyada bin yıl süren barış ve huzur dönemi başlayacak imiş…

Evanjelistler bu senaryoya inanıyorlar ve ABD'nin mevcut başkanı ile potansiyel başkanı da bu projeye gönül vermiş gözüküyorlar.

Peki biz ne yapıyoruz?

Biz ise, sen - ben kavgasının ötesine geçemiyoruz.

Tepemizde kara bulutlar dolaşıyor.

"Var olma veya yok olma" senaryosu ile karşı karşıyayız…

Uyanma, beraber olma ve gereğini yapma zamanıdır.

Gazze soykırımı ve Batılı yöneticilerin söylemleri bizim gözümüzü açmalı.

ABD'deki üniversite öğrencileri Gazze soykırımına ve Armegedon savaşı hazırlıklarına karşı çıkarlar iken, bizim tepkisiz kalmamız akıllıca bir tavır değildir…

İsrail Başbakanı Netanyahu Gazze'de çoluk çocuk demeden herkesi öldürüyor ve utanmadan da "Filistinliler insan görünümlü hayvanlardır" diyebiliyor…

Evanjelizmin kurucusu Martin Luther de bizim için "Türkler veba gibidir" demişti.

O yıllarda Müslümanlar için, Türk kelimesi kullanıldığını da unutmayalım.

Eski İngiliz Başbakanı Churchill de I. Dünya Savaşı sırasında kimyasal silah kullanımına karşı çıkan temsilciler meclisindeki İngiliz milletvekillerine "Ben de insanlara karşı kimyasal silah kullanımına karşıyım. Ama Türkler insan değil ki" demişti.

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az, demiş atalarımız.

Birlik zamanıdır, aramızdaki sorunları erteleme zamanıdır…