Bugünlerde nasibimize gezi düştü. Önceki hafta Çinli sûfî turistleri gezdirmiştikMuğla'da, geçen hafta da üniversite öğrencilerini. 2019'dan beri, covid 19salgını yüzünden bu tür geziler yapamıyorduk; inşallah insanlık bu kriziatlattı da hayat normale döndü. 6 Şubat günü yaşanan Kahramanmaraş-Hataydepremi de Türkiye özelinde derin acıların yaşanmasına ve hayatın normalakışının sürdürülememesine yol açtı. Bu meyanda üniversite eğitim-öğretimi deaksadı ve nihayet 2 Ekim günü üniversiteler de eğitim-öğretime başladı. Böyleceöğrenciler Muğlamıza ve Menteşemize gelmeye başladı.
Üniversiteeğitim-öğretiminde üçüncü haftayı geride bırakırken Türkiye Yazarlar Birliği Muğla İl Temsilciliği ve Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak,önce öğrencilere Muğla (Tabii artık "Menteşe") gezisi planladık ve 21 EkimCumartesi günü bu geziyi gerçekleştirdik.
Değişikbölümlerden üniversite öğrencileriyle geziye Kurşunlu Camii' nden başladık ve caminin mimari özelliği, iç mekânsüslemesi hakkında bilgiler verdik. Caminin 16. yüzyılda yapıldığını ve sonrakidönemlerde tamirat geçirdiğini, kubbesinin kurşunla kaplandığı için halkarasında "Kurşunlu Camii" diye bilindiğini söyleyip iç mekân süslemesindebarok-rokoko tarzı süsleme ile beraber modern resim örnekleri olduğunu; köşelerdekikanyon resimlerinin gerçekçi resim anlayışının güzel örneklerinden olduğunusöyledik ve son cemaat mahallindeki tuğranın Abdülhamit'e ait olduğunu ifadeettik. Oradan Şemsettin Suyu sebiline ve Yağcılar hanı' na geçtik.Yağcılar hanının tarihî ve ticarî fonksiyonlarından söz edip 1992'de restoreedilirken de ahşap işçiliği ve kemerlerle klasik geleneği yansıtacak şekilderestore edildiğini ekledik.
Oradangeçip Arasta 'yı gezdik. Arastanıtarihî ve ticarî önemini, Müslüman-Türk şehirlerinin kuruluşunda arastageleneğinin yerini dile getirdikten sonra, bakırcılar, semerciler, demirciler,ayakkabıcılar, çizmeciler arastası gibi sokaklarda imalat ve satış yapıldığını;bu özelliğiyle arastanın Menteşe beyliğinden beri Muğla'da etkin olduğunu dilegetirdik. Şadırvan meydanı 'ndan Saatli kule 'ye; oradan Şeyh Camii 'ne geçtik. Şeyh camiinde Koca Mustafaefendi Kütüphanesi hakkındabilgiler aktardık ve caminin iç mekânındaki modern resim örneklerine dikkatçekip bunların bir örneğinin Birgi'de Çakırağakonağında olduğunu hatırlattık.
Yokuşçıkarak, evler ve sokaklar hakkında bilgi vere vere Şâhidî 'ye çıktık ve türbeyi ziyaret edip caminin iç mekânınagirdik. Burada Mevlevilik ve Şahidî hakkında bilgi verdikten sonra iç mekânındeğirmi olma sebebinin, caminin aynı zamanda semahane olması olduğunu dilegetirdik. Tabii ki oradaki en önemli bilgilerden birinin ahşap direklerinAshab- Kehf'i ifade ettiğini de ilave ettik.
Sonrakigüzergâhımız Topaltı Sokak 'tan Saburhane tarafı idi. İki farklı alfabeile yazılmış (Eski Türk harfleri ve Grekharfleri) Satıroğlu Osman çeşmesi kitabesi, Zeynep abla evi, diğer evler derken Zilha hamamı 'na uğradık. Günay abiden hamam hakkında bilgi alıp hamama girdik. Hamam hakkında teknik bilgiaktardıktan sonra bir "Hüma kuşu" türküsü iyi giderdi... Söyledik.
Sonra Timur Kocabıçak 'ın o Muğla'ya değerkatıp ödüller kazandıran Muğla YemekleriAtölyesi 'ne uğradık. Gençler çok güzel bilgiler aldılar ve geniş zamandauğrayacaklarını söylediler. Oradan Saburhane'de Yörükoğlu kahvesi' nde çay ve sohbet. Mimari koruma. Erman Şahin . Oktay Ekinci . Mimar Sinan heykeli. Sevgili E. Özer Koç 'un Şairistanbul Sanat Evi . Saburhane sokaktaki evlerin mimariözellikleri. Şemsi Ana kabri ziyareti. Aspayaana evi ve rahmetli Baro Mehmet hakkındabilgi. Konakaltı ziyareti ve Saadethanım Konağı . Bu konağın MillîMücadele esnasında Yörük Ali Efe 'ninkarargâhı olduğu; Yörük Ali Efe ile Çakırcalı Mehmet Efe 'nin Konağınönündeki çınarın altında buluşmaları.
İnşallahgençlere Muğla'yı (Affedersiniz "Menteşe'yi") mekân ve kültürel yönleriyletanıtabilmişizdir.
GüzelimYayla gezisini de haftaya anlatalım.