1789 Fransız devriminden sonra insanlık yeni bir yola girdi sandık.

Akıl öne çıkmış, laiklik, adalet, kardeşlik, eşitlik ve özgürlük çağına girmiştik.

Eğitim sistemleri de, bu prensiplere göre düzenlenmiş idi.

Son on yılda 1789 devriminin getirdiği prensiplerin öyle kabul görmediğini şahit olmaya başladık.

Dünya hala inançlar üzerinden yönetiliyor idi.

Semavi dinler dediğimiz Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık arasında amansız bir savaşın içinde olduğumuzu gördük.

Semavi kelimesi Sema'dan yani Uzay'dan üretilmiş bir kelimedir.

Bu üç Semavi din kendi içinde de acımasız bir mücadelenin içinde olduğu gerçeği ile de karşılaştık.

21. asrın ilk çeyreğinde kendimizi din savaşlarının içinde bulduk.

Kimse kimseyi acımadan kesip biçiyor ve öldürüyor.

Bazı inançlar Mesih, Methi bekliyor.

Siyonistler "Biz efendiyiz. Bizim dışımızdaki insanlar, bizim kölemizdir ve bize hizmet vermek için var olmuşlardır" diyor.

Güçlü insanlar, uzun zamandır çifte standart uyguluyor…

BM, beş devletin insafına bırakılmış, geri kalan ülkeler adalet, kardeşlik, eşitlik ilkelerinden mahrum bırakıldı.

Tüm bu çifte standart uygulamalar uzun müddet medyada görülmek istenmedi.

Çünkü nükleer silahlar ve dünya medyası ile sineması bu beş ülkenin tekelinde idi.

Nükleer silahlardan mahrum olan ülkeler seslerini pek çıkaramıyor, nükleer silah sahibi ülkeler de dünyanın kabadayısı gibi davranıyorlar.

Bu kabadayılar, 1945 yandan beri nükleer silahlarını kullanmıyorlar, yeri geldiğinde de "Kızdırma beni nükleer silahımı kullanır, seni yok ederim" diye korkutuyorlar.

Çünkü nükleer silah kullanmak, dünyadaki hayatın da sona erdirilmesi demek.

Tüm bunlar yaşanır iken, 2 Nisan 2026 günü 50 yıl sonra Ay'a yolculuk için büyük bir adım atıldı.

Bildiklerimiz, bizim bilmemizde sakınca oluşturmayan bilgilerdir.

Aya gitmek isteyen ve bu uğurda büyük paralar harcayan ailelerin ellerindeki teknolojik imkânları bilmiyoruz.

Biz görünenden görünmeyeni görmeye çalışıyoruz.

Ay için araştırmalar yaptıran ve büyük bedeller ödeyen aileler Ay'a neden gitmek isterler?

Güzel mavi gezegen var iken, Ay'a gitmek için bu kadar masraf yapmak akıl karımı?

Son günlerde gerçek yüzlerini saklamak ihtiyacı duymayan bazı insanlar, dünyamızı sıfırlamak için karar vermişler gibi geliyor bana.

Ailesini, yakınlarını ve bazı ilim insanlarını Ay'a taşıdıktan sonra dünyada nükleer, kimyasal veya biyolojik bir savaş çıkararak fazlalık olarak gördükleri insanları yok edecekler.

Sonra da belirli bir zaman sonra dünyaya inip, kendilerince dünyayı Aden Cennetine çevirmeyi, düşünüyor olmasınlar?

Kendilerine hizmet edecek ve hiç bir bedel istemeyen sorun çıkarmayan yapay zekalı robotlar ile kendilerine dikensiz bir gül bahçesi kurmayı hedefliyor olabilirler.

Son yaşanan zalimlikleri gördükçe insanın aklına ister istemez bunlar geliyor.

İnsanoğlu bir türlü birbirini sevmedi gitti…