Bir mahalle, bir site veya apartmanlar inşa edilirken, otopark, yeşil alanlar ve sosyal tesisler dikkate alınarak imar planı yapılır.
Peki biz ne yapıyoruz?
İmar planı yapmamak için elimizden geleni yapıyoruz.

Eski yerleşim alanlarında ise, otopark yapmamak için akıl dışı yöntemler kullanarak yeterli otopark yeri bırakmadan çok katlı apartmanlar inşa ediyoruz. Eski yerleşim alanlarında mevcut binalara fazla kat vererek eski yerleşimleri de yaşanmaz hale getiriyoruz.

Arabalarımızı da yollara park ederek hem yaya trafiğini hem de otomobil trafiğini işin içinden çıkılmaz bir hale sokuyoruz. Sonra gelsin mahalleliler arasında kavga, küskünlükler ve kargaşa... Ayrıca, bir afet halinde (bu deprem veya yangın olabilir) afetin ölümcül etkisini çok büyütüyoruz.

Büyük şehirlerimiz başta olmak üzere, şehirlerimizde otopark sorununu işin içinden çıkılmaz hale getirenler kimlerdir?
Hemen aklımıza politikacılar ve rant peşinde koşan insanlar geliyor. Yanlış yerde yanlış insanları arıyoruz.

Otopark, kaçak yapı ve plansızlık gibi ölümcül hataların kararını veren, uygulayan ve meşrulaştıran TMMOB üyesi teknik elemanlardır. TMMOB, ülke ve dünya politikalarında söyleyecek çok söz bulurken, kendi mesleklerini ilgilendiren konularda konuşmama haklarını kullanıyor.

Bugüne kadar TMMOB yönetiminin otopark, kaçak yapı gibi konularda kendi üyelerini suçladığını duydunuz mu?
Yok, varsa da çok az. Bunun en çarpıcı örneğini yaşadık.

Bunu da, 1970'li yıllarda Başbakan ve İnşaat Mühendisi olan Süleyman Demirel'in İstanbul'da birinci Boğaziçi Asma Köprüsü'nü planlayıp hayata geçirmesinde gördük. Süleyman Demirel, birinci Boğaziçi Köprüsü'nü yaptı diye, TMMOB üyesi olan İnşaat Mühendisleri Odası onu odadan ihraç etmişti.

Bu eylem ve karar siyasi bir karardı. Çünkü Boğaziçi Köprüsü, Anadolu ile Avrupa'yı birleştiriyordu. Birinci Boğaziçi Köprüsü, "Boğazların sahibi biziz" diye adeta dünyaya haykırıyordu.

Konumuza dönersek;
Her meslek odası, olaylara kendi ülkesinin gözlüğü ile bakmalıdır. Odalar, olaylara Batı gözlüğü ile bakarsa büyük sıkıntılar çekilir. Her meslek odası, kendisini ilgilendiren konulara milli gözlükle bakmalı, konuşmalı ve gerektiğinde eylem yapmalıdır.

Her meslek odası, kendi konusunda doğru önerilerde bulunabilmelidir. Her meslek odası, mesleğine ihanet eden üyelerini odadan ihraç etmeli ve bu eylemini kamuoyuna bildirmelidir. Aksi halde, önce şehirlerimiz sonra da ülkemiz yaşanmaz hale gelecektir.

Bir afet sırasında da son pişmanlık para etmiyor...
Milli olmak, " Var olmak veya olmamak" kadar önemlidir.
Her konuda fikir beyan edenlere de dikkat etmeliyiz.