Atatürk, İstiklal Savaşı’nı “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.” mantığı ile kazanmıştır.
Türkiye bir bütündür.
Türkiye’yi Aydın, Denizli, Antalya, Muğla olarak bölmek, akla ziyan bir yaklaşımdır.
Türkiye Cumhuriyeti topraklarındaki su zenginliğini planlayan ve organize eden kurum DSİ Genel Müdürlüğüdür.
GAP Projesi, onlarca ilimizi kapsayan dev bir projeydi.
Güneydoğu Anadolu’da hiç kimse “Benim suyumu neden alıyorsunuz?” diye sesini bile çıkarmadı.
Atatürk Barajı’nın suları Urfa Tüneli ile uzak ovalara taşındı, kimse tepki vermedi.
Mersin ili Mut ilçemizdeki Göksu Nehri’nin suları, Mavi Tünel ile Konya Ovası’na aktarılıyor ve kırsal ovaya hayat veriyor.
Bu projeye alkış tutuldu.
Ama Dalaman Çayı üzerindeki Akköprü Barajı’nın denize akan suları, akıllı bir proje ile Kemer Barajı’na aktarılınca kıyametler koparılıyor.
Kemer Barajı, Aydın Ovası’nı sulamak için yapıldı.
Kemer Barajı günümüzde Aydın Ovası’nı yeterince sulayamıyor.
Bu eksikliği Akköprü Barajı’nın suları ile gidermek için bir proje gündeme geldi.
DSİ Genel Müdürlüğü, “Ülkenin tüm sularını rasyonel olarak nasıl kullanırız?” diye kafa yorarken ve projeler yaparken, harita okumasını bilmeyen bazı insanların “Bizim suyumuzu kime veriyorsunuz? Bize sordunuz mu?” diye tepki vermesi akıl alır gibi değil.
Türkiye haritasında Kemer Barajı ile Akköprü Barajı’nın coğrafi konumlarına lütfen bir göz atın...
“Benim suyumu kime veriyorsunuz?” aklına uyulsaydı, Manavgat Nehri’nin suyunun Kıbrıs Adası’na muhteşem bir proje ile taşınması da mümkün olmazdı.
Bu ülke Ardahan’dan Edirne’ye kadar bir bütündür.
Bu ülkeyi kimse ifraz edemez.
Tüm projeler, ülkenin bütünlüğü dikkate alınarak hazırlanır, hazırlanıyor.
Bunun da başka bir çözüm yolu yok.