Şaşırtıcı, inanılmaz bir durum, bir söylem, bir olayla karşılaşıldığında genellikle şöyle denir:

Aaa, bir yaşıma daha girdim.

Bu bir bakıma itirazında ifadesidir.

Aşk’la, mutluluk içinde kutlamalarla girilen yeni yılda da herkes birer yaş daha aldı, alacak. Aslında bu şaşırtıcı bir durum.

Üstat Sedat Kaya’nın 3 Ocak’ta kaleme aldığı yazıyı okurken ben de ‘bir yaşıma daha girdim’… Benim bir yaşa da girmeme Sedat Kaya’nın yazısı değil de yazının konusu neden oldu.

Yazısının başlığında “Burası Kolombiya Mı?” diye soran Kaya, yazının görselinde de “Bu Veriler Nerede?” diye sormuş.

Yerinde bir soru olmuş…

*

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla İl Başkanlığı bir basın açıklaması yapmış herkes ayakta…

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla İl Başkanlığı’nın basın açıklamasında dile getirilen şu cümle, yalnızca “Muğla’yı değil, kamusal aklı da yaralıyor: Alkolde Türkiye birincisiyiz, kokainde Türkiye 6.’sıyız, kumarda Türkiye 4.’cüyüz.” diye ilk ayağa kalkan Sedat Kaya oldu.

Ben günlük yazdığım için başka konulardan bu “sorumsuzluğa” el atamadım.

Sedat Kaya’nın yazısının altına “Maviş Diren” imzasıyla “Bu verilere göre Muğla başına buyruk, polisi olmayan uyuşturucu tüccarlarının mekânı, kumarhanelerle dolu saçma sapan bir yer olarak lanse ediliyor.” diye yapılan yorum çok önemli… Sedat Kaya’ya “Burası Kolombiya Mı?” diye başlık attıran olaya bu yorum yakışmış.

Ki o talihsiz basın açıklaması bana da “Muğla, Latin Amerika Pavelaları Gibi Bir Yer Mi?” diye başlık attırdı. Yoksa başlık “Muğla’nın Pablo Escobar’ı Kim?” mi olmalıydı!

Yukarıdaki çarpıcı yorumun sahibi bir de şu soruyu sormuş:

Bu durumda sormak lazım; bu açıklama ile amaçlanan nedir?

Cuk oturmuş… Bu soruya bir soru da ben ekleyeyim:

Yeşilay Başkanı o ayakları yere basmayan ve tartışma yaratan açıklamayı neden AK Parti Milletvekili Kadem Mete ile yapma gereği duydu acaba? Daha inandırıcı olsun diye mi?

*

Basın açıklaması ile ilgili haberlere göre Milletvekili Mete, Yeşilay Muğla İl Başkanlığı’nın başarısına dikkat çekerek, “120 şube içinde 4 ödül alan tek şube Muğla şubesi oldu. Kimse bağımlı olduğunu kolay kolay itiraf etmez. Oysa ilk adım bunu kabul etmektir. Yeşilay’a başvuran herkesin bilgisi gizli tutulur, sicilinize yansımaz. Gelin, ücretsiz tedavi olun” çağrısı yapmış.

Yerinde bir çağrı. Sayın vekil böyle bir çağrı yapmamış olsa, bu yazımda ben yapardım. Çağrıya katılıyorum. Ki tedavi görüp sonuç alan arkadaşlarım da oldu…

Şimdi okumamış olanlar için bir de habere bakalım. O haberlerden 48 Haber Ajansı’nın “Yeşilay'ın açıklamasına göre Muğla'da durum ‘vahim!..” başlığını taşıyan haberinde “Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla İl Başkanlığı'nın ‘alkol’, ‘kokain’ ve ‘kumar’la ilgili Türkiye genelinde Muğla'nın yeriyle ilgili açıklaması ‘eyvah’ dedirtti.” denilmiş.

Eyvah ki ne eyvah!

*

Haber şöyle:

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla İl Başkanlığı, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete’nin de katılımıyla bir basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasında Muğla Yeşilay Cemiyetinin

elde ettiği başarılar ve hizmetler açıklandı. Yeşilay Muğla İl Başkanı Şenol Şengür, 2026 yılının ‘Bağımsızlık Yılı’ ilan edildiğini duyururken, Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadelede yeni bir yol haritası belirlediğini anlattı. Yeşilay Muğla Şubesi’nin 120 şube arasında 4 ayrı ödül aldığı ve ‘En İyi İş Birlikleri’ ödülünede layık görüldüğünün vurgulandığı basın açıklamasında verileri açıklayan Yeşilay Muğla İl Başkanı Şenol Şengür, ‘Alkol tüketiminde Türkiye birincisiyiz. Kokainde Türkiye 6’ncısı, kumarda ise Türkiye 4’üncüsüyüz’ dedi.

Şengür bağımlılıkla mücadelede başvuruların tamamen gizlilik esasına göre yürütüldüğünü ve kişisel bilgilerin kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılmadığını da sözlerine ekledi.

Şaşkınlık verici değil mi?

*

Büyük Birlik Partisi Muğla İl Başkanlarından Harun Akın’da bir sosyal medya paylaşımında “ Bodrum'da rakı içip Kavaklıdere'de camiye giden, Fethiye'de zamparalık yapan muhteremler…

Nasılsınız, İyi misiniz.?” diyordu.

Oldukça düşündürücü. Çok güldüm…

Sayın Harun Akın’ın bu paylaşımının söz konusu haberle bir ilgisi var mı bilmiyorum, ama “chatGPT” ye Muğla’da alkollü içki tüketimi ve bağımlılık ile ilgili sorduğum sorulara sağlıklı yanıt alamadım.

Yine de biz Muğlalıların “akşamcı” dediği alkollü içki tüketicilerinin oruç tutsun tutmasın Ramazan’da içkiyi bıraktığı Muğla’da “sokaklardan ayyaştan geçilmiyor” gibi bir durumumuz yok.

“chatGPT” ye göre Muğla’da yıllara sâri ciddi bir istatistik bulunmuyor. Varsa da paylaşılmıyor. Tek veri Muğla Yeşilay İl Başkanlığının açıklaması ile ilgili haberler! “chatGPT” bağımlılık konusunda şöyle diyor:

Maalesef Muğla’daki YEDAM başvurularının yıllara göre ayrılmış resmi yıllık istatistikleri (örneğin ‘2020, 2021, 2022, 2023, 2024 için başvuru sayıları’) şeklinde bir tablo kamuya resmî veri olarak yayımlanmıyor. Sağlık Bakanlığı, Yeşilay veya başka resmî kurumlar illere göre yıllık başvuru sayısını sistematik olarak açık veri portalında sunmadığı için bunu doğrudan veremiyoruz.

Alkol tüketimi ile ilgili de “Maalesef Muğla iline özel olarak son 5 yıla (2021–2025 gibi dönem) ‘yıllık alkollü içki tüketimi’ miktarlarını gösteren resmî bir veri seti (örneğin litre/saf alkol veya toplam hacim bazında yıllık rakamlar) kamuya açık bir kaynakta bulunmamaktadır. Türkiye’de il bazında sistematik yıllık alkol tüketim raporları yayımlanmadığı için doğrudan yılına göre ham miktar verisi sağlanamaz.

Ancak Muğla söylence olarak Edirne, Tekirdağ gibi en fazla alkollü içki tüketen iller arasında gösteriliyor.

Tabii ayrıca Muğla’nın bir “turizm merkezi” olduğuna da dikkat çekiliyor!’

Bir gazeteci olarak şahsi görüşümü ifade etmem gerekirse;

Muğla’da özellikle gençlerimiz, çocuklarımız için “alkol bağımlılığı” tehdidinden çok “yasaklı maddeler bağımlılığı” tehdidine karşı uyanık olmalıyız…

*

Tekrar Sedat Kaya’nın yazısına dönersek, “Alkolde Türkiye birincisiyiz, kokainde Türkiye 6.’sıyız, kumarda Türkiye 4.’cüyüz.” sözleri ile ilgili “Bu cümle şok edici olabilir ama gazetecilikte şok edici olmak yetmez. Doğru, ölçülebilir ve denetlenebilir olmak gerekir. Oysa burada rakamlar var, kaynak yok.” deyip “Bu veriler nereden?” diye soran Sedat Kaya üstat şöyle devam etmiş:

Açıklamada hangi kurumun, hangi yöntemle, hangi zaman aralığında, hangi nüfusa göre ölçüm yaptığı söylenmiyor. Bir ilin “kokainde 6.ncı ilan edilebilmesi için adli istatistik, sağlık başvuruları, saha örneklemesi gibi somut dayanaklar gerekir. Bunların hiçbiri yok.”

Yeşilay yetkililerinin aynı açıklamasından “başvurular gizlidir” ifadesine de dikkat çekip “Peki o zaman şu soru kaçınılmaz. Gizli tutulan başvurulardan il bazında ‘sıralama’ nasıl çıkıyor? Ya gizlilik gerçekten yok ya da kamuoyuna sunulan bu sıralamalar bilimsel değil, varsayımsal.” diyen Sedat Kaya yazısında bu konuda şu ifadelere yer vermiş:

Muğla, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan bir dünya destinasyonu. Alkol tüketimi artıyorsa bu, yerleşik nüfusun ‘bağımlılığı’ değil, turizm hacminin doğal sonucudur.

Bu veriler kişi başına mı, yerleşik nüfusa mı, yoksa toplam satışa mı bakılarak üretildi?

Cevap yok.

İşte tek gerçek bu; turizm… Umarım Yeşilaycılar “Turizmden vaz geçelim” veya “Alkolsüz turizm yapalım” demezler…

*

Sedat Kaya “Muğla Kolombiya mı?” sorusuna yanıt verirken de şunları söylemiş:

’Kokainde Türkiye 6.’sı’ ifadesi, hiçbir bilimsel çerçeve sunulmadan söylendiğinde, Muğla’yı uyuşturucu kartelleriyle anılan ülkelerle aynı cümleye sokar. Bu, halk sağlığı savunuculuğu değil, itibar zedelemesidir. Basın toplantısına katılan AKP Milletvekili Kadem Mete’nin çağrısı ‘gelin ücretsiz tedavi olun’ olabilir; ancak bilimsiz rakamlarla yapılan çağrı, tedaviye değil damgalamaya hizmet eder. Açıklamayı yapan Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Muğla İl Başkanı Şenol Şengür, kullandıkları her rakamın etik, hukuki ve bilimsel sorumluluğunu taşımak zorundadır.

Muğla Büyükşehir, kenti bir dünya markası yapma iddiasındayken; bu tür kaynağı belirsiz, sıralamalı suçlamalar, o iddiayı içeriden sabote eder. Bağımlılıkla mücadele ciddidir. Ama ciddiyet, kanıtla konuşmayı gerektirir. Rakam açıklıyorsanız, kaynağını da açıklarsınız. Sıralama yapıyorsanız, yöntemini de söylersiniz. Aksi halde bu, mücadele değil; algı yönetimidir.

İşte bu da iyi niyete rağmen mücadele için zafiyete neden olabilir…

--------------                            --------------

GÜNÜN SÖZÜ: Bir işi yapılması gerektiği gibi yapmak ile yapmış olmak için yapmak arasında onlarca fark var. --Umberto Eco