HOCANIN SİTEMİ
Kim söylüyor?
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Muğla’daki yaşayan son parti emekçilerinden, Muğlalı Sosyalistlerin “Hüseyin Hoca’sı”, Bodrumluların “Manav Hüseyini”, Yarımada Gazetesi’nin kurucusu Eğitimci Gazeteci-Yazar Hüseyin Anıl söylüyor.
Bunu bana geçen yıl söylemişti. Ne yalan söyleyeyim “Hocayı yine kızdırmışlar” deyip, pek oralı olmamıştım. “Yaz” dese de yazardım, ama demedi.
Dün sosyal medya hesabında kaleme almış. Hüseyin Hoca, bana göre haklı sitemine “Özgür Özel Her Rozet Taktığını Üye Yaptırmayan Kötü Birileri Var Dikkat” diye de ara başlık atmış.
Bugünkü yazımın başlığını buradan kısaltarak çıkardım…
*
KELB TAHİR…
Hüseyin Hocamın ‘sitemine’ ya da ‘uyarısına’ bakarken, gözüme bir de yine Bodrum’dan meslektaşımız Alp Arbak’ın paylaşımı ilişti. O da “Köpek De Olduk İyi Mi!” başlıklı yazısı ilişti.
Sevgili Alp, “Şu sıralar herkesin konuştuğu bir kebapçı var, biliyorsunuz.” diye başlamış. Ben bilmiyordum. Şöyle devam etmiş:
“Yaptığı bir paylaşım milyonların tepkisini çekti. Hakkında soruşturma başlatıldı, olay çığ gibi büyüdü. Bu yetmezmiş gibi, sözüm ona destek olmak adına Bodrumlu bir işletmeci çıkıp, bu kebapçıyı eleştirenleri ‘köpek’ diye niteledi. E ben de eleştiriyorum. Demek ki ben de köpeğim. Ama şunu açıkça söyleyeyim; Böyle bir hadsizliği savunacağıma, köpek olmayı binlerce kez tercih ederim.
Üç kuruş para, biraz ilgi, birkaç alkış… Bazılarını bir anda havaya sokuyor. Öyle bir ego şişiyor ki, kişi kendini dokunulmaz sanıyor. ‘Bana bir şey olmaz!’ diyerek ağzına geleni söylemeyi hak görüyor. Yetmiyor… Özür dilemesi gerekirken, kendisini eleştirenleri yargıyla tehdit ediyor. Etsin. Ama unuttuğu bir şey var: Doğru, hiçbir zaman yanılmaz. Ne kadar egolu ne kadar kibirli olursanız olun… O doğru gelir, bir gün yüzünüze tokat gibi çarpar.”
Aklıma nedense Nef-i’nin “Tahir Efendi bana kelb demiş / İltifâtı bu sözde zâhirdir / Mâlikîdir mezhebim zîrâ / İ'tîkâdımca kelb tâhirdir” dizeleri geldi…
*
YEREL YÖNETİMLER HAREKETE GEÇMİŞ
Eleştirene “köpek” diyen hanımefendiyi merak ettim. Şöyle bir Bodrum Basınını dolaştım. Bodrum Kent TV şu başlığı atmış:
“Büyükşehir ve Bodrum Belediyeleri Harekete Geçti”
“Hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığı ‘Bedri Usta’ restoranlarının sahibi Bedrettin Aydoğdu’ya destek paylaşımında kullandığı ifadeler nedeniyle büyük tepki çeken Bodrumlu işletmeci Didem Carus ve işletmesi hakkında Muğla Büyükşehir ve Bodrum Belediyeleri harekete geçti.” diye başlayan haberde şu ifadeler yer almış:
“İstanbul’da fiyat politikasını eleştiren müşterisine yönelik aşağılayıcı ve sert sözleriyle gündeme gelen ve boykot çağrılarına maruz kalan ‘Bedrettin Aydoğdu'ya destek için; ‘Bedri Baba, seni çok seviyoruz. Sizi tanımadan sizinle ilgili konuşanlara kızmayın. Çünkü bilirsiniz, köpekler tanımadıklarına havlar.’ paylaşımını yapan Bodrumlu esnaf, büyük tepki toplamıştı.
Bitez’de faaliyet gösteren Satır’da Dürüm adlı firmanın işletmecisi Didem Carus, gelen tepkiler ve sosyal medya platformu X’te gündem olunca önce sosyal medya hesaplarını kapatmış, ardından da yazılı bir açıklama yaparak ‘yanlış anlaşıldığını ve üzgün olduğunu’ ifade etmişti.
MBB MUSKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde sözleşmeli personel olduğu ortaya çıkan Carus'un kullandığı ifadeler kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Binlerce kullanıcı sosyal medyadan tepkilerini dile getirerek işletmeye boykot çağrısı yaparken, çok sayıda kullanıcı da hem Carus'un MUSKİ personeli olmasını hem de işletmecisi olduğu Satır'da Dürüm adlı işletmenin kaldırımı işgal etmesine göz yumulduğu, hijyen kurallarında eksiklikleri olduğu gibi iddiaları dile getirip, belediye hesaplarını da etiketleyerek yetkilileri göreve çağırdı. Bazı vatandaşların da CİMER üzerinden şikayetçi olduğu öğrenildi.”
*
MUSKİ’DE ÇALIŞIYORMUŞ!!!
Neler oluyor hayatta…!
Eleştiri sahipleri için “köpek” diyen bayan Didem Carus neymiş?
MBB MUSKİ çalışanıymış…
Osman Gürün’den mi kalmış, yeni mi alınmış çok merak ettim.
Acaba MUSKİ’de bu ‘bayan’dan kaç tane daha vardır?
Muğla Büyükşehir Belediyesi yetkililerin açıklamasını merakla bekliyorum.
Ancak bizim meslekte de varmış böyle biri… Bayan değil, erkekmiş. İl merkezinde resmi bir kurumda çalışırken televizyonculuk yapıyormuş, ama işine gitmiyormuş. “Kim bu söylesene” dedim, “Gazeteci sensin, araştır bul.” diye karşılık verdi. Delimi ne?...
*
HÜSEYİN ANIL HOCAM DERTLİ
Gelelim Hüseyin Anıl Hocama…
Kendisi, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda Osman Gürün’ü ne zaman kalemime dolasam arayıp “Ne istiyorsun bu adamdan!” diye beni eleştirebilme hakkını kullanırdı.
Bugünlerde hafif hafif Ahmet Aras Başkanı da eleştirmeye başladım. Hüseyin Hocam şahsıma eleştiri hakkını Ahmet Aras Başkan için ne zaman kullanmaya başlayacak çok merak ediyorum!
Tabii Hüseyin Hocam ne olduysa daha sonraları birden Osman Başkan’ı eleştirme konusunda beni geçti …
Öyle ki o günlerde Ahmet Aras’ınki gibi olmasa da Osman Gürün’ün de bir danışmanı vardı: Gazeteci Yazar Tuncay Mollaveyisoğlu tarafından birkaç kere “hakaret” savıyla mahkemelik olurken, Osman Gürün’ün isteğiyle ‘partiden ihraç edilmek üzere’ birkaç kere de disiplinlik olmuş ve partiden çıkarılmıştı da…
Mollaveyisoğlu’nun açtığı davaları kazanan Hüseyin Hoca partiden çıkarılmaktan kendisini kurtaramamıştı.
Partiden çıkarılma cezasını tamamladığında ise Osman Gürün ve Kemal Kılıçdaroğlu giderken Özgür Özel ve Ahmet Aras gelince, Hoca törenle partiye alınmayı beklemeye başladı. Alındı da…
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Fethiye- Marmaris-Bodrum-Didim arasında ve Rodos’a, Kos’a deniz seferleri başlatması vesilesiyle Didim’den feribotla Bodrum’a gelişinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından parti rozetinin takılması onuruna kavuşmuştu, ama…
*
Hüseyin Hoca’nın kendisinden dinleyelim:
“Sen hey aradığım özgürlük, be hey, 57 yıldır aradığım adalet!
Neredesin?
Fotoğraflara bakınız, uluyan ülkücü Cemal Enginyurt'a rozet takılıyor, adam CHP'nin ‘ekran yüzü’ oluyor, yılların (45 yıl) emektarı Hüseyin Anıl'a rozet takılıyor, bir hafta sonra, CHP'den atılıyor. Peki nasıl oluyor?
Elbet anlatacağım, acelem yok...
SİZ DE GARİPSEDİNİZ DEĞİL Mİ?
Sizler bakıp ‘İyi ki öyle olmuş’ mu diyorsunuz bilemem, ama, bakın o duvarda bir kılıç asılı, ‘duvarda bir kılıç asılıysa, gün gelir, o kılıç mutlaka kınından çıkar’, bu oyunun kuralıdır öyle değil mi?
HERŞEY ONLAR VEKİL OLSUN DİYE Mİ?
Az önce bir fotoğraf gördüm ve bu iletiyi sizinle paylaşasım geldi. (Her şey gözünüzün önünde, on-line oldu. Beni çok alkışladınız ama, hiç güldürmediniz)
ÖZGÜR ÖZEL’İN HER ROZET TAKTIĞINI ÜYE YAPTIRMAYAN KÖTÜ BİRİLERİ VAR, DİKKAT!
Pis oligarşi atıkları, hadi bana yaptığınız kötülüklere doyamadınız, genel başkanınız, Türkiye’nin yeni umudu, Özgür Özel'e nasıl kıydınız, onun yeni rozet taktığı parti emekçisini partiden atarken, attırırken, onun karizmasını çizdiğinizi hiç düşünmediniz, hiç utanmadınız mı?”
*
Anlayacağınız, uzun zaman partisinden uzak bırakıldıktan sonra Özgür Özel’in Bodrum’daki törende taktığı rozetle Cumhuriyet Halk Partisi’ne kabul edilen ve bunun sevincini yaşamakta olan Hüseyin Anıl Hoca’ya bu sevinci de çok görüldü.
Kendisini 2025’in son günlerinde sorgusuz bir kere daha ihraç ediverdiler!
CHP Yüksek Disiplin Kurulu’ndakiler kendileri mi eski defterleri karıştırıyorlardı yoksa birileri mi önlerine koydu bilen yok, Hocanın eski dosyalarından biri ortaya konuyor… Dosya aslında kapanmış… Ama kapanışın resmi kaydı yapılmamış. Açık kalmış… O açık kapıdan girmişler daha yeni CHP Genel Başkanı Özel tarafından rozeti takılmış Hüseyin Anıl Hoca’yı kaç sene sonra bir kere daha atıvermişler partisinden…!
CHP iktidara yürüyor…! Ne yürüyüş ama…
Çok merak ediyorum, Yüksek Disiplin Kurulu’na Bodrum’dan seçildiği söylenen Rizeli Av. Remzi Kazmaz acaba bu Bodrumlu hemşerisi ile ilgili ne anlatır…
Sayfam herkese açık…
---------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ: Acı olan mutlu olmamak değil, mutlu olabilecekken olamamaktır. --Archibald Joseph Cronin