2016 yılı Aralık ayında gazete sahibi veya yetkilisiarkadaşlarımı bir akşam yemeğine davet ettim. O zamanlar ne Eğitim AraştırmaHastanesi açılmış, ne de Menteşe Hastanesi gündemdeydi.

Meslektaşlarıma, açılacak olan Eğitim AraştırmaHastanesi'nin dev bir yatırım olduğunu, ancak 3. Basamak Sağlık Hizmeti verenbu yatırımın, ihtiyaçlarımıza yetmeyeceğini, ilin ve bölgenin hasta akınınauğrayacağını anlatmış, Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçmeden MenteşeDevlet Hastanesi için mücadeleye başlamamız gerektiğini açıklamıştım.

Sağ olsunlar, hepsi destek verdiler. Kamuoyuoluşturduk. Yetkili her arkadaştan yardım istedik.

Nitekim Eğitim Araştırma Hastanesi faaliyete geçincegörüldü ki, kısa sürede ihtiyaca cevap veremez hale geldi. Hele pandemidöneminde bu dev hastane lokomotif görevini üstlendi.

O zamanlar yatak sayısından fedakarlık ederek MenteşeDevlet Hastanesi'nin de açılma onayını aldık. Faaliyete geçen bu hastanemizönemli bir misyon üstlendi.

3. Basamak Sağlık Hizmeti'ne ihtiyaç duymayan tümhastaların tedavisi ve ameliyatı yapılır hale geldi.

Geçenlerde sevgili arkadaşım Genel Cerrah Dr.NakiBulut ameliyatımı yaptı.

Menteşe Devlet Hastanesi'nde kaldığım süredehekimlerin, hemşirelerin ve tüm kadronun disiplin içinde ve güler yüzleçalıştığını gördüm. Hemşehrimiz Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı'nın kadrosu ileuyum içindeki başarılarını gözlemledim.

Gördüğüm tek sorun yemeklerdi. Eğitim AraştırmaHastanesi'nden gelen yemekler, hastalar ve refakatçı yakınları tarafındandokunulmadan iade ediliyor, yemek servisi yapan görevli de, sanki rutin birdavranış gibi iade alıyordu.

Arkadaşımız Özcan Özgür ne zaman Menteşe DevletHastanesi'ne yatsa, yemek eylemi oluyordu. Hatta bir keresinde "Bu kadartesadüf olmaz. Yoksa sen mi organize ediyorsun?" dediğimi hatırlıyorum. Her ikihastanenin yemek konusunda acil bir çalışma yapması gerekiyor.

Bu yatırımların yapılmasında emeği geçen, maddi destekveren herkesi kutluyorum.