“Özgür Özel’in her rozet taktığı CHP Üyesi olmuyor!” başlığını taşıyan 07 Ocak 2026 tarihli yazımda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Muğla’daki yaşayan son parti emekçilerinden, Muğlalı Sosyalistlerin “Hüseyin Hocası”, Bodrumluların “Manav Hüseyini”, Yarımada Gazetesi’nin kurucusu Eğitimci Gazeteci-Yazar Hüseyin Anıl’ın, dönemin Belediye Başkanı Osman Gürün’ü eleştirmenin bedelini partiden atılarak ödediğini ve cezasını tamamladığında CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından kendisine rozet takıldığını ve partisine kaydının yapıldığını, bir süre sonra da partiden atıldığını anlattım…

Hüseyin Anıl Hocanın sosyal medya hesabından yaptığı haklı sitemini paylaştığım yazımda “Özgür Özel Her Rozet Taktığını Üye Yaptırmayan Kötü Birileri Var Dikkat” şeklindeki uyarısına da yer vererek noktayı şöyle koymuştum:

“CHP iktidara yürüyor…! Ne yürüyüş ama…

Çok merak ediyorum, Yüksek Disiplin Kurulu’na Bodrum’dan seçildiği söylenen Rizeli Av. Remzi Kazmaz acaba bu Bodrumlu hemşerisi ile ilgili ne anlatır…

Sayfam herkese açık…”

*

Önceki gün CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Remzi Kazmaz’dan WhatsApp üzerinden bir ileti aldım. Bir an yukarıdaki yazıma yanıt verdiğini düşündüm.

Öyle bir şey değildi. Belki de yazımı okumamıştır. Herkes okuyacak değil ya…

Bodrum’da ilçe yöneticilerinin ev sahipliğinde CHP’nin eski ilçe başkanları ve Muğla İl Yöneticileri ile toplantı yapılmış, o toplantı ile ilgili bilgilendirmede bulunmuş. Şöyle:

CHP Geçmiş İlçe Başkanları, CHP Muğla İl yöneticileri ve CHP Bodrum ilçe yöneticiler ile yeni program ve parti çalışmalarımız konusunda yaptığımız ‘Dayanışma toplantısı’ olumlu ve yararlı konuşmalarla verimli geçti. Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın’ın son çalışmalar hakkında bilgi aktarımını yaparken geçmiş dönem başkanlarına desteklerinden dolayı teşekkür etti. Geçmiş dönem başkanlarının söz alarak bilgi ve tecrübelerini aktardığı toplantıda gençlerle kurdukları diyaloglar taktire şayandı. İl Çalıştayı Komisyon çalışmaları ve Parti programı üzerine yapılan konuşmalar ve önerilerle devam eden toplantıda Önümüzdeki günlerde sahada mahallelerde halkla bütünleşme, Parti programını üyelere ve halka anlatımı, her Cuma yapılan toplantıların etkili ve kalıcı olması konusunda konuşmalar yapıldı.

Ülke genelinde haftada en az iki genel halk buluşması yapan CHP yeni yılla birlikte il ve ilçe örgütlerinde başta yeni parti programı olmak üzere değişik komisyon çalışmalarıyla halkla buluşmalarına tüm ülke düzeyinde çalışmalarını hızlandırdı.”

*

Kafam karıştı.

CHP İl Başkanlığı ‘basından’ gelmeyen bilgileri Remzi Beyden alıyoruz.

Sağ olsun, ama dedim ya kafam karıştı.

CHP’de son kurultayda programın yenilendiğini, tüzükte değişiklikler yapıldığını biliyoruz da bu konuda yani YDK Üyelerinin bulundukları yerlerde “başkanlarla toplantı” yapıp yapamayacağını bilmiyordum.

Memleketi Rize’de milletvekili ve belediye başkanı adayı olmuş bir “çevre avukatı” olan Remzi Kazmaz neden Muğla’da siyaset yapar sorusunun yanıtını daha bulamamışken bir sorum daha oldu:

Remzi Bey madem çevre mücadelesi ve siyaset yapmak için artık Muğla’yı tercih etti, neden Bodrum İlçede veya Muğla İl de yer almamış olabilir?

Alsaydı iyi olurdu. CHP’nin Muğla da basınla iletişimini sağlardı…

Neyse…

*

Ben bu sorulara yanıt ararken bir ileti de Hüseyin Anıl Hoca’dan aldım.

Kafam iyice karıştı.

Hoca ile ilgili kaleme aldığım “Özgür Özel’in her rozet taktığı CHP Üyesi olmuyor!” başlıklı yazım fincancı katırlarını fena ürkütmüş.

Hüseyin Hoca “Dün sanki tüm CHP il-ilçe yöneticileri seni okumuş, telefon eden edene. Çok takip edenin var.” diyordu. Hoşuma gitmedi de değil hani…

Hoca ardından “Beni ifademe bile başvurmadan bir kere daha partiden attılar ya, bu atılışım ile ilgili ‘üyeliğimin geçici sonlandırılması’ ile ilgili sürenin dolmasına çok az bir zaman kalmış. ‘Hocam şurada bir iki ay süre kaldı, ağzını tut da yeniden atılma.’ Uyarısında bulunanlar oluyor.” diye ekledi.

İşte bu hoşuma gitmedi.

Şaşkınlığım tavan yaptı…

Şimdi hemen şuraya “CHP ne hale gelmiş” diye yazıyordum, vaz geçtim;

CHP’yi ne hale getirmişler…

*

Sonra Hüseyin Anıl Hoca’ya telefon açtım. Sorularımı yanıtlarken şöyle anlattı:

Benim o masalara yatırılmam, dönüp, aba altından sopa gösterilmem abesle iştigaldir. Ben birilerinin siyasi tutsağı değil, özgür bir yurttaşım. Beni benim olmadığım yerlerde masaya yatırmak siyaseten sorunlu, etikten uzak bir meseledir. Kimse kendini hegemonik bir güç saymasın.

Aklıma YDK Üyesi Remzi Kazmaz’ın bilgi verdiği toplantı geldi. Hoca’ya “Orada mı masaya yatırılmışsın?” diye sordum, ‘evet’ veya ‘hayır’ demedi.

Bugünlerde “Gazeteci olan sensin” diye bir moda var… Çok yaygın. Dalga geçer gibi, Hoca da “Gazeteci olan sensin” dedi… Ben de “Sen nesin?” diye karşılık verdim.

Aslında Hocayı da anlamıyorum. CHP’den Osman Gürün marifetiyle ayrı ayrı da olsa aynı zamanlarda atıldık. Ben dönmeyi hiç düşünmedim.

Partili bir gazeteci isen “tutsaksın” … Bunu kabulleneceksin. Özgür gazetecilik yapmak istiyorsan hiçbir partinin üyesi olmayacaksın… Hatta bütün partilere aynı mesafede kalacaksın… En azından benim gibi “arafta” olacaksın…

*

Ancak Hüseyin Anıl Hocam “siyaset yapmayı” seviyor. CHP’yi de seviyor.

Yoksa bu kadar itilip kakılmaya izin vermezdi.

Bence “CHP Hüseyin Anıl’ı ne kadar seviyor?” sorusu çok daha önemli. Hocamın “gazeteci” yanını öne çıkarıp bu sorunun yanıtını aramasında yarar var. Neyse biz Hocanın anlattıklarına dönelim. Şöyle:

Ben, Sayın Genel Başkan Özgür Özel’in bana taktığı rozet ve hakkımda çok anlamsız bir şekilde açık kalmış bir dosya üzerinden yıllar sonra verilen uzaklaştırma kararı bir yerlerde masaya yatırılmış. Orada üyeliğimin Genel Merkez tarafından tartışıldığı ve rozet takılması sonrası üyeliğimin gerçekleşmiş olması tartışılmış. Güya yapılan değerlendirme sonrası uzaklaştırılmam ile ilgili sürenin Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla bir yıl daha uzatıldığı anlaşılıyor. Bu sürenin de dolmasına az kalmış. Bunu bilen dostlar ağzımı tutmam uyarısında bulunuyorlar.

*

Aksiliğe bakın, şimdi, Hocayı o masaya yatıranlar şimdi bu yazıdan da rahatsız olup kendisini çok sevdiği partisinden temelli uzaklaştırıyorlar mı…

İnşallah böyle bir şey olmaz. Benim yüzümden oldu diye üzülürüm.

Beyler, hanımlar ve de Sayın Remzi Kazmaz siz Hüseyin Anıl Hoca kaç yaşında biliyor musunuz?!!

Bana sorarsanız, Hüseyin Anıl Hoca’nın dururumu ‘toplumsal baskı’ sonucu Bodrum’da yapılan toplantıda masaya yatırıldı ve o toplantıda Sayın Kazmaz süreç ile ilgili bilgilendirmede bulundu.

Ben Remzi Beyin YDK Üyesi olarak bu disiplin kutulu katarı ile kesin bilgi sahibi olduğunu düşünüyorum. Kendisi Bodrum’da siyaset yapıyor diye, bu saçma kararı Ondan gizlemiş olamazlar.

Keşke bir hukukçu olarak “saçmalamayın” deseymiş. Bir de ben o toplantıyı sorgulamıyorum. Yapıldıysa normaldir. Benim takıldığım Hoca’ya aba altından sopa gösterilmesidir!

Doğrusu olanları benim bildiğim CHP’ye yakıştıramadım.

Neyse, bu yazıyı da bir “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” yazısı kabul edin…

---------                   -----------

GÜNÜN SÖZÜ: Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır. --Halide Edip Adıvar