Bugünlerde İtalya Bisiklet turu Eurosport I. kanalında canlı olarak yayınlanıyor.

Turcanlı olduğu için izliyorum.

Canlıyayın yapan kurum, bazen helikopterlerden şehirlerin yukarıdan görüntüleriniözellikle veriyorlar.

Buyaklaşım da canlı yayını cazip bir hale getiriyor.

İtalya'dakitarihi kentler genellikle sahillerden uzakta kurtulmuşlar.

Sahilkesimlerindeki yerleşimler genellikle yeni.

Hatta, sahil kentleri İtalya'da 1950'lı yıllardansonra oluşmuş.

Eskideninsanlar, deniz korsanlarından çekindikleri ve korktukları için, içerlerde vesurlar ile çevrili tepelerde yerleşmişler.

Akdenizson 200 yıla kadar korsanların cirit attığı bir deniz idi.

Korsanlargece baskınları yaparak sahildeki insanları rahatsız ediyorlardı.

200yıl öncesine kadar Vatikan, İspanyol ve Portekiz gemileri kuzey ve güneyAmerika'dan ele geçirdikleri altın ve değerli eşyaları Vatikan, İspanya,Portekiz ile Cenova ve Venedik gibi Katolik kent devletlerine taşıyorlardı.

Buzengin gemileri soymak için Osmanlı, İngiliz, Hollanda gibi ülkeleringemicileri de korsanlık yapıyorlardı.

Yâni,çalanlardan çalıyorlardı.

Ayrıca,şehirler, kasabalar hatta aileler arasındaki rekabet, çekememezlikler vesavaşlar da insanları savunması kolay yerlerde yerleşmelerine neden oluyordu.

Altına,yanı zenginliğe ulaşma hırsı, insanları acımasız yapıyordu.

Buhal de, Akdeniz ve civarındaki topraklarda korsanlığı tetikliyordu.

İtalyabisiklet turunu izlerken, hem bu tarih gözümde tekrar canlanıyor, bir taraftanda günümüzün İtalya'sının sosyalfotoğraflarını çekiyorum.

Kentlerin,kasaba ve köylerin nasıl planlandığını, binaların mimarilerine, çatılardakigüneş enerji sistemlerine, insanların giyim ve kıyafetlerine bakıyorum.

1960'lıyıllarından sonra sahil yerleşimlerinin imar planlarına özellikle dikkatediyorum.

Bugünlerdeİtalya bisiklet turu Adriyatik sahillerinde yapılıyor.

Buradakisahiller planlanırken, kumsaldan sonra genişliği 30 m den az olmayacak şekildetrafik yollarına ayrılmış.

Kumsalile tarım arazilerin kesiştiği sınıra, bizim 3621 sayılı kıyı yasamız "Kıyı kenar çizgisi" olarak tarifediyor.

İtalyanlar,trafik yollarının yanına bisiklet yolları da plânlamışlar ve yapmışlar.

Trafikyolundan 5 - 6 m çekme mesafesinden sonra da, İtalyanlar kafelerini, otellerinive yazlıklarını inşa etmişler.

Buşekilde planlanmış sahillerde akşam üstü, insanlar, geniş trafik yolundaarabaları ile bisiklet yollarında da bisikletleri ile günün en güzel anınıntadını çıkarıyorlar...

Cafelerise cıvıl cıvıl turistler ile dolu ve hayatın tadını çıkarıyorlar.

Kumsalolmayan kayalık sahillerde ise, turistik tesisleri denize sıfır noktasında,bazen de denizin içine kadar uzanan yerlerde inşa etmişler.

Bizim3621 sayılı kıyı yasamız kumsal, kayalık demeden kıyı kenar çizgisindenitibaren 50 metrelik bir alanın kayıtsız şartsız kamuya terk edilmesiniemrediyor.

Yani3621 sayılı Kıyı Yasamız ilk 50 m de hiçbir yapının (yol dahil) yapılmasına izin vermiyor.

KıyıYasamız, ikinci 50 metrelik şeritte ise, günü birlik dediğimiz cafe, restorangibi yapıların yapımına izin veriyor.

Kıyıyasamız, kıyı kenar çizgisinden 100 m çektikten sonra ancak otel ve konaklamabinalarının yapılmasına izin veriyor.

Kıyıyasamız, kumluk ve kayalık sahillerimiz arasında hiç bir ayrım gözetmiyor.

Halböyle olunca 3621 sayılı kıyı yasamız ile sahillerimizi planlayamıyoruz vesahillerimizi kaderlerine terk ediyoruz.

Planlanamayansahillerimiz de böylece gecekondular ile adeta katlediliyor.

Sonrada "İtalya sahilleri harika şekilde planlanmış, harika gözüküyor. Bizimsahillerimiz neden böyle çarpık kaçak yapılar ile dolu?" diye yakınıyoruz.

Bakalım,İtalyan, Fransız, ABD kıyı yasalarını incelemeyi ve doğru yanlarını almayı veuygulamayı ne zaman akıl edeceğiz.