İnsanoğlu geçmişini değiştiremez…

Buna karşı insanoğlu, geleceğini şekillendirme yeteneğine sahiptir.

Son yıllarda Türkiye sinema ve dizi sektöründe epey yol aldı.. .

Ülkemizde çekilen diziler genellikle tarihimizden veya günlük hayatımızdan kesitler sunuyor…

Geçmiş, geçmiştir ve yapacak hiç bir şey yoktur.

Günlük hayatımızdan kesitler oluşturan diziler ise, aynaya bakmanızı sağlıyor.

Bu da fena değildir.

Biz böyle davranırken, Batı ne yapıyor?

Siyonist Batı, geleceği planlamaya çalışıyor.

Gazze Soykırımını ele alalım...

İsrail Hükumeti, Gazze'de insanlık dışı cinayetler işliyor...

Gazze soykırımına karşı çıkan tek ülke Türkiye Cumhuriyetidir.

Gazze soykırımına başta ABD tam destek verirken, AB ülkeleri seslerini dahi çıkarmıyorlar.

AB ülkeleri Israil'in soykırımına yardım bile ediyorlar.

İran ise, tam bir iki yüzlülük ile hareket ediyor.

Arap ülkeleri ise, korkudan sinmiş vaziyetteler…

Siyonist Batı, barıştan yana olan Türkiye Cumhuriyetini suçlayan diziler çekip, utanmadan yayınlıyor.

Hayat yaşandığı gibi değildir.

Hayat, algı yöntemi ile sunulduğu gibi kabul ediliyor.

Tarih de yaşandığı gibi değil, yazıldığı gibidir.

Çünkü tarih, galipler tarafından yazılır...

Örneğin, Kartacalılar, Kızılderililer ve mazlum halkların hiç mi haklı tarafları yoktu?

Siyonist Batı, günümüzde piyasaya sunduğu yeni bir dizide, dünyayı kurtaracak üç özgürlük kahraman belirliyor.

Bu kahramanlardan birisi, PKK'lı ve adı Leyla olan bir kadın...

Buna karşılık, bu filim Türk askerini cani olarak gösteriyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu, mazlum Filistinlileri "Hayvansı insanlar" olarak tarif ediyor.

Siyonist Batı bununla da yetinmeyip Filistinlileri, " Yok edilmesi gereken hayvanlar" olarak gösteren diziler çekilip servis ediyor...

ABD eski ve yeni Başkanları bu konuda adeta birbiriyle yarış yapıyorlar ve Filistinlileri (Müslümanları ) yok kabul ediyorlar.

Hedef tahtasına olanın Türkiye Cumhuriyeti olduğunu da hiç aklımızdan çıkarmayalım.

Batının temel taşlarından olan üç bilge Erasmus, Dantel ve Martin Luther, Türkler (Müslümanlar ) aleyhine sözler söylemişlerdir/yazmışlardır.

Zaten 17.-18. yüzyılda Batıda aydın olmak için, Türkler (Müslümanlar) hakkında en az bir kötü söz söylemek adeta şart idi.

Siyonist Batı, bize karşı algı yöntemini hala uyguluyor.

Siyonist Batı, çektiği diziler ile 21. asrın başında Irak'ta iki milyondan fazla Müslümanın ölümünden sorumlu olarak sadece Saddam Hüseyin'i gösteriyor.

Algı yöntemini ile Irak savaşında saldırgan ABD ve Siyonist Bati sütten çıkmış ak kaşık gibi gösteriliyor.

Kimse de "ABD neresi, Irak neresi?" diye düşünmüyor…

Batı, sinsice Filistin üzerinden İslam düşmanlığını, algı yöntemi ile dünyaya servis ediyor.

Batı, Armegedon diye tarif ettikleri büyük savaşı çıkarmak istiyor.

Siyonizme göre, Armegedon savaşı, Hatay ilimizdeki Amik ovasında gerçekleşecek imiş.

Savaştan sonra da babasının yanında oturan Hz. İsa yeryüzüne inecek ve dünyada bin yıl sürecek barış ve huzur dönemi var olacak imiş.

Ayriyeten de, savaş sonu Vaat edilmiş toprakların İsrail oğullarının eline geçmesi, sağlanacak imiş…

Vaat edilmiş topraklar, Çukurova Bölgesi, Güney - Doğu. Anadolu bölgesi ile Kapadokya bölgelerimizi kapsıyor...

Biz ise II. Dünya savaşından sonra tarih sahnesinin kapandığı inancında, ferah buluyoruz.

Siyonist güçler, Hristiyan dünyasını yenidünya düzeni konusunda ikna etmişe benziyor.

Siyonizm, algı silahı ile İslam dünyasını hedefe koymuş ve İslam'a acımasızca saldırıyor.

Biz de, enerjimizi, geçmişe değil, geleceğe teksif edip, iyilik, kardeşlik ve merhamet getirecek bir gelecek inşa etmek için uğraş vermeliyiz.

Dünyamıza huzur ve barış, ancak böyle davranır isek, gelebilir.

Akıl bunu emrediyor…

Meydanı Siyonist Batıya bırakır isek, çok sıkıntılar çekeriz.

Dünya halkları çeker...

"Biz Efendiyiz, Siz kölesiniz" diyen ve buna inanan Siyonizm ve uşakları yüzünden insanlık tarihi sona bile erebilir…

Armegedon savaşı, dünyamızın sonunu getirebilir..

Çok dikkatli olmalı ve çevremizdeki senaryoya daha fazla kör gözle bakmamalıyız…