Son aylarda Muğla ilindeki cafe ve restoranlara gitmek oldukça zorlaştı.
Bir bardak çayın 20 lira olduğu, bir kurabiyenin 50lira olduğu bir ortamda eskisi gibi restorana gidip eskisi gibi yemek içmek her babayiğidin harcı değil.
Hal böyle olunca insanlar hemen Muğla sahillerinin önünde bulunan Sömbeki, İstanköy ve Rodos gibi Yunan adalarına gitmeyi tercih etmeye başladılar.
Geçenlerde bir arkadaşım anlattı.
İstanköy'e gitmişler bir gurup ile.
Sahildeki bir restorana girmişler, işletmeci gayet güler yüzle "Hoş geldiniz" dedikten sonra sofrayı deniz mahsulleri ile donanmış
Tabi içki de içmişler.
Hoşça vakit geçirmişler.
Sonunda hesap istemişler.
Komşu işletmeci, "Adam başı 10 Euro atın yeter" demiş…
Tabi bizim arkadaşlar bu davranıştan çok mutlu olmuşlar.
10 Euro × 35 TL = 350 lira hesap arkadaşlarıma çok cazip gelmiş.
Arkadaşım "Eğer adada yedik ve içtiklerimizi Akyaka Azmak kenarındaki bir restoranda yesek idik, adam başına en az 600 - 700 TL arasında bir hesap ödemek zorunda kalırdık" dedi.
Biz, nedense "Vur deyince öldürüyoruz" ve fiyatları ödenemez seviyeye çıkarıyoruz.
İnsan ister istemez, Yunan adaları neden bu kadar ucuz, diye düşünüyor.
Türkiye köyler ülkesi iken, Yunanistan adalar ülkesidir.
Yunanistan, Türkiye'ye yakın adalarda yaşayan vatandaşlarını teşvik etmek için, adalarda vergi muafiyeti uyguluyormuş...
Yunanistan'ın ana karasında ise, bu vergi muafiyeti olmadığı için, fiyatlar Yunanistan ana karasında, adalardan daha pahalı imiş…
Bu gerçeği bilerek biz de Muğla sahillerindeki tesislerde, gerekli olan tedbirleri almalıyız.
Aksi takdirde turizmden kazandığımız dövizlerin büyük bir kısmını Yunanistan'a kaptırmak içten bile olmayacak…