Hükümet en düşük emekli maaşını 12bin 500 TL olarak belirledi.

CHP Genel Başkanı Özel’de bu rakama itiraz ederek "Eğer böyle giderse, geçim sıkıntısı devam eder ve erken seçim gündeme gelir" diye itiraz etti.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'te "Vergi ödemeyen sektör bırakmayacağız" diye yeni vergi reformunu savundu.

Ayrıca, Maliye Bakanlığı garsonlara verilen bahşişin peşine düşmüş durumunda…

İnsan bu haberleri okuyunca "Ben mi ülkemde olanları anlayamıyorum acaba?" diye düşünmeden edemiyor.

Bir devletin, halkından aldığı vergiden başka bir geliri yok ise, o devletin işi çok zor demektir.

Bir ülkeyi güçlü ve zengin yapan şey, yer altı zenginliklerini değerlendirmesi ve ileri teknoloji üretimiyle doğru orantılıdır.

Bu konuyu bir yere not edelim.

Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal, milletvekillerine "kıyak emeklilik" adı altında, ülke ekonomisini büyük zora sokmuştu…

Bugün milletvekillerine, milletvekili görevi sonrasında da 93 bin TL'yi bulan süper maaşlar ödeniyor…

Hatta 216.700, 00 TL'yi bulan süper maaş alan milletvekilleri olduğu iddia ediliyor.

Bu maaşlar, milletvekili ölünce eşi ile eşinden ayrılmış veya eşini yitirmiş kızına da veriliyor…

Mevcut milletvekillerine ayriyeten, emekli ise, emekli maaşları yanında milletvekili maaşları da ödeniyor.

Milletvekili emekli maaşı alanların sayısının bugün 10 bini geçtiği iddia ediliyor.

İmrendiğimiz Batı’da emekliler, bir yerden maaş alıyorlar…

Türkiye Cumhuriyeti, emeklisine iki bazen de üç emekli maaşı verecek kadar zengin bir ülke değildir.

Milletvekili emeklilerine yüksek maaşlar ödenirken, normal emekliye 12 bin 500 TL emekli maaşı verilmesi, sizi rahatsız etmiyor mu ?

(Ayrıca, Türkiye’deki en büyük emekli maaşını da Türk halkı bilmek istiyor.)

Maalesef, Türkiye, milletvekillerinin, milletin asıllarından daha değerli olduğu bir ülke.

Maalesef bu haksızlığı hiç bir partimiz gündeme getiremiyor…

Bu haksızlığı gündeme getiren herhangi bir parti, iki üç adım öne çıkar.

Bu hal, haksızlığı gündeme getirmeyen, TBMM'deki partilerin ve milletvekillerinin Türk halkını düşünmediği ve samimi olarak seçmenini temsil etmediği gerçeğini de gösteriyor..

Türk seçmeni, partilerin bu gerçek yüzünü ıskalamamalı ve görmelidir.

Demokrasi, seçilmişlerin halktan on kat daha yüksek maaş almasını sağlamak için, oluşturulan bir kurum değildir.

Demokrasi, adil bir sistemin adı olduğu için, toplumlar arasında kabul görmüştür...

Gerçek bir demokrasi ve adil emekli maaşı istemek, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hakkıdır.

Paylaşımda adalet yok ise, ‘Demokrasi’de yok demektir...

Hangi partili olursa olsun tüm milletvekillerine, bir de bu pencereden bakmakta fayda var.

Hiç kimse, Türk halkını aptal yerine koymamalıdır...