Boğazların kullanılması ile ilgili Montrö anlaşması 24Temmuz 1923 yılında imzalanmıştı.

Montrö anlaşma ile Çanakkale ve İstanbul boğazlarının statüsübizim aleyhimize olan bir hal almıştı.

II. Dünya savaşının ayak sesleri üzerine, MustafaKemal Atatürk'ün girişimi ile Montrö anlaşması yeniden gözden geçirilmiş ve 20Temmuz 1936 günü anlaşma bizim lehimize değiştirilmişti.

Böylece boğazların yönetimi, korunması TürkiyeCumhuriyetinin yetkisine geçmişti.

Buna rağmen Çanakkale Savaşı ve şehitleri ülkemizde1950 yılına kadar yeterince pek önemsenmedi.

1950 yılında DP yönetime gelince Çanakkale şehitleriiçin her yıldönümünde mevlit okutulmaya başlandı.

Çanakkale abidesi ise, bir gazetemizin önderliğindebir havuz (fon) oluşturularak, temeli 17 Nisan 1954'de atıldı ve 21Ağustos1960tarihinde bitirilebildi.

Buna karşı İngiliz, Avusturalya ve Yeni Zelandaşehitlikleri, I. Dünya savaşının bitiminden sonra 1919 - 1925 yılları arasındatamamlanmıştı.

Avusturalya ve Yeni Zelandalılar taaa uzaklardan gelipher 24 - 25 Nisan sabahı Gelibolu sahillerinde şehitlerini anıyorlardı.

Biz ise, 1923 yılından 1950 yılına kadar geçen 27yılda neden Çanakkale savaşını ve şehitlerimizi yeterince anamadık?

Neden şehitliklerimizi yapamadık?

Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal Atatürk vearkadaşları, çok geç yapılan Çanakkale şehitliğini ve abidesini göremedenaramızdan ayrıldılar.

Halbuki Çanakkale savaşı bizim için hayatı bir önemdeidi.

Çanakkale boğazını savunmak ve İstanbul'u korumak için1463 yılında yapılan Kilitbahir kalemiz, Çanakkale savaşında topçu atışları ilebüyük hasar görmüştü.

108 yıl sonra Kilitbahir kalesinin tamirini restorasyonunu) bile daha bu yıl (2023)tamamlayabildik..

Bir yerlerde geciktiğimiz, hatalı davrandığımızkesin..

Dünya, bu günlerde III. Dünya savaşının arifesindegibi bir hal içinde...

Çevremizde kara bulutlar dolaşıyor.

Biz ise, 14 Mayıs 2023 seçimlerine kilitlenmiş birdurumdayız.

14 Mayıs seçimlerine giderken Kahramanmaraş merkezlideprem ile deprem bölgemizdeki şehirlerimizi sel bastı.

Bu haller, dikkatinizi adam akıllı içeriye çevirmemizeneden oldu.

Yaşanan bu afetler üzerinde bir çok komplo teorileriuçuşuyor.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Uluslararası CezaMahkemesi (UCM )Rusya-Ukrayna savaşı nedeni ile Rusya Başkanı Putin'i savaşsuçlusu ilan etti.

Halbuki aynı mahkeme ABD Başkanlarını Afganistan,Irak, Suriye ve Libya'daki işgallerinden ve cinayetlerden dolayı hiç suçlubulmamıştı.

Dünyamız bu çifte standart yüzünden çok çekti veçekiyor.

Hâlâ akıllı davranıp, adil ve tarafsız bir şekildedavranamıyoruz.

Bu halimiz ile dünyamız hızla III. Dünya savaşınasürüklüyor.

Bazen "Acaba tüm bunlar III. Dünya savaşınıçıkarmak için mi yapılıyor?" diye düşünmeden edemiyor insan.

Çünkü "Dünya nüfusunu 500 milyona indirmekgerekiyor. 8 milyar nüfusu, dünyamız kaldırmaz" diyen insanlar vararamızda.

Çok dikkatli olmalıyız çoookkk..

Pardonu olmayan bir yola girmiş bulunuyoruz.