Gök etkendir, yer ise edilgendir.
Yağmur, kar, dolu, fırtına, şimşek, hortum gibi doğal olaylar hep gökten gelir.
Yağmur yağmasa, toprak garip kalır idi.
Yağmuru da ağaçlar, bilhassa ormanlar çağırır.
Ege bölgesindeki ormanlar da genelde çam ormanıdır.
Fıstık çam ağacı, çam ağacının bir türüdür.
Halk arasında "künar" olarak bilinen ürün, fıstık çam ağacının ürünüdür.
Fıstık çamı ağacının ürünü olduğu için, vatandaş tarafından tarlasına dikilen fıstık çamlarının bulunduğu araziler, 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre vatandaşa verilebiliyor.
Orman Genel Müdürlüğü de fıstık çamı ağacı dikiyor.
Devlet tarafından dikilen fıstık çamlardan oluşan ormanlar, doğal olarak "devlet ormanı" oluyor.
Anadolu’nun her yerinde fıstık çamı ağacı yetişiyor.
Orman Genel Müdürlüğü’nün, meyvesi olan fıstık çamı yerine, meyvesi olmayan kızıl çam ağaçlarını tercih etmesi akıl alır gibi değil.
Çam ağaçlarından oluşan ormanlık alanlarda otlayan keçiler, ormanlık alanın zeminindeki yeni filizleri yiyerek orman zemininin temiz kalmasını sağladıkları gibi, su olan merkezlere yürüyerek ormanda suya giden yolların da açılmasına sebep oluyorlar.
Biz ne yapıyoruz?
Yanan ormanlık alanlara, çıralı kızıl çam ağaçları dikiyoruz ve keçilerin ormana girmesine sıcak bakmıyoruz.
Muğla ili ile Aydın ili sınırlarında bolca fıstık çamı ormanları bulunuyor.
Aydın ili Çine ile Koçarlı ilçeleri ve Muğla ili Yatağan ve Milas ilçelerinin sınırdaş olduğu bölgelerde fıstık çamı varlığımız çok zengin.
Fıstık çamı varlığımızın devamı ve artırılması için, bu bölgelerde yaşanan mülkiyet sorununa akıllı bir çözüm bulmalıyız.
Mevcut sorunları, halı altına süpürerek çözemeyiz.
Türkiye Cumhuriyeti, 1950 yılından beri kadastro çalışmalarına çok önem verdi.
Kadastro teknik elemanları yetiştirmek için de okullar açtı.
Bugün ( 2025) Türkiye’de kadastrosu yapılmayan adeta köy kalmadı.
Ancak, Muğla - Aydın ili hududunda fıstık çamı ormanlarının bulunduğu coğrafyada kadastro çalışmaları tam tamamlanamadı.
Çine, Koçarlı, Yatağan ve Milas ilçelerinin çevrelediği köylerin bir kısmında mülkiyet sorununa kesin çözüm bulmak için, Tapu - Kadastro Genel Müdürlüğü ile Orman Genel Müdürlüğü örnek bir eşgüdüm ile beraber çalışmaya karar verdiler.
Bu akla yakın çözüme çomak sokmaya çalışan bazı insanlarımız var maalesef.
Tarım ürünlerinin daha kaliteli ve fazla olabilmesi için, çiftçinin tapu sahibi olması, motivasyonunu artırdığı bir gerçek.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.
Tapu - Kadastro ve Orman Kadastro çalışanlarının, söz konusu alanda adil, hukuka saygılı davranacaklarına ve hizmet vereceklerine inanmamız gerekiyor.
Kadastro sonrasında da verilecek karara saygılı davranmalıyız.
Aksi halde hiçbir işi bitiremeden, bu dünyadan gelip geçmiş oluruz.