Ülkemizde son yıllarda iki sevgi adeta tavan yaptı.
Birinci sevgi sokak köpekleri sevgisi.
İkincisi de şehirlerimize çekinmeden giren domuzlar.

Muğla sahilleri Akdeniz'de mavi yolculuğun en uygun olduğu büklere sahiptir.
Bu nedenle Muğla sahillerini, mavi yolculuk için birçok yabancı tekne ziyaret ediyor.
Hristiyan inancı domuz eti yenmesini yasaklamıyor.
Hristiyanlar için yaban domuzlarının eti, çiftlik domuzlarının etine göre daha organik kabul ediliyor.
Yani yaban domuzlarının eti, Hristiyanlar için daha makbul kabul ediliyor.
Bu zaafı bilen bazı işletmeler, yaban domuzu etini illegal yöntemlerle yabancı teknelere satıyorlar.

Muğla Valiliği ile Muğla Büyükşehir Belediyesinin organizasyonu ile yaban domuzu eti ve türevlerini legal yöntemlerle yabancı teknelere servis yapacak bir kurumu beraberce hayata geçirebilirler.

Son yıllarda yaban domuzu bolluğu var.
Hatta domuz sürüleri, Bodrum, Datça, Marmaris başta olmak üzere turizm bölgelerimizde insanlarımızı korkutan olayların çıkmasına sebep oluyor.
Domuz sürüleri, bahçelere girip bahçeleri tahrip ediyorlar.
Çöp bidonlarını devirip, yiyecek arayarak şehir içi kirliliğe neden oluyorlar.
Vatandaş bu durumdan oldukça şikayetçi.

Yaban domuzu potansiyelimizi akıllıca değerlendirme zamanıdır.
Zengin turistler için domuz safari avları düzenlenebilir...
Bizde domuz eti yemek günah olduğu için, insanlarımız domuz konularına pek girmezler.
Ülkemizde yaban domuzu safarisi veya domuz eti ile türevleri işleri, ancak kamu kurumları vasıtasıyla yapılabilir.
Yaban domuzu potansiyelimizi daha fazla kör gözle bakamayız.
Domuz konusunu oluruna bırakırsak, vahşi domuz sayısı çoğalacak, turizm şehirlerimiz domuz sürülerinin işgaline uğrayacaktır.
Böylece büyük bir ekonomik potansiyelimiz de heba olacak, büyük bir felakete neden olacaktır.

Akıllı olma ve imkânlarımızı değerlendirme zamanıdır.